Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
834
 

Zafer Altun - Ferhan Petek röportajı

Zafer Altun - Ferhan Petek röportajı
 

Derviş Zaim’in son filmi Balık’ın oyuncularından Zafer Altun ile Balık’ı ve bıyıklarını konuştuk.

Bursalıların çok iyi tanıdığı, bildiği, yolda gördüğünde selam vermeden geçemediği bir adam vardı. Bıyıkları ile tanındı, gören onu hatırlamasa bile o bıyıkları nerede görse tanır hale geldi.

Aslında onunla yapılan daha önceki röportajlardan her şeyin nasıl ve ne zaman başladığını biliyoruz. Ama ben yine de kısa bir özet aldım tabi.

Bu kadar samimi ve sevilen bir adamı bulmuşken iki çift laf etmeden bırakmak olmazdı…

 

Röportaj: Ferhan PETEK

Fotoğraflar: Osman ŞAHİN

 

Nerelerde Zafer Altun? Neler yapıyor? Özledik o bıyıkları. Sahi nasıl başladı bu bıyık meselesi?

Bıyık meselesi askerden döndükten sonra bir arkadaşım aracılığıyla girdiğim ajansta başladı sayılır. O ajansta bir dizi için bıyık bıraktım. 6 yıldır da benim parçam oldu zaten bıyıklar. Her rol her dizi her tiyatro oyununda rollerim bıyıklı adam olarak kaldı. Çalıştığım menajer de artık bunun karakteristik bir özellik olduğunu söylemişti hatta.

 

Projelerde hep buna göre geldi tabi. Sen artık sektörün bıyıklısı oldun. Sektöre girişin nasıl oldu peki? Bir şeyleri değiştiren, yolu açan neydi kimdi?

Benim kaderimi değiştiren bu piyasada üzerime yapışan ve bundan son derece memnun olduğum komedi ile başlamama sebep olan çok değerli yönetmen Cankat Ergin oldu. Melekler Adası, Sev kardeşim Aile Saadeti gibi dizilerini bildiğiniz Cankat Hoca ile çalıştığım her proje ayrı bir keyif zaten. Çok iyi ve kaliteli işler yapan bir yönetmen. Hatta bir keresinde İstanbul’a giderken feribotta karşılaştık. Sev Kardeşim’i çekeli 2 yıl falan olmuştu. Selam vermek için yanına gittim. Hocam merhaba dedim bana baktı Tulumbacı Hüsnü dedi.

Birkaç gün içinde ben Aile Saadeti’nin tulumbacı Hüsnü’sü oluvermiştim. Cankat Ergin sayesinde çok yol katettim diyebilirim. Yeri ayrıdır bende Cankat Hoca’nın.

 

Çok gördük seni dizilerde, görüyoruz da hâlâ. Hem devamlı hem de konuk oyuncu olarak. Hacivat ile Karagöz neden öldürüldü? Filminden hatırlayanlar da vardır. Bir de skeç programlarında yer aldın bir ara.

Doğrudur Aile Saadeti’nden sonra dizinin bitmek üzere olduğu dönemde Fox TV’de Al Gülüm Ver Gülüm adında bir programdan teklif gelmişti onu değerlendirdik. Zaten Tulumbacı Hüsnü’den sonra hep komedi geldi. Birkaç bölüm çekildi orada çalışırken de aynı kanalda Yasemince devam ediyordu. Yasemin Yalçın’ın eşi İlyas İlbey görmüş beni Al Gülüm Ver gülüm çekimlerinde. Birkaç bölüm de Yasemince skeçlerinde yer aldım. Hatta bir de yılbaşı özel programı yaptık.

Ve reklamlar…

Evet. Bunların üzerine 11880 reklamları geldi. 1-2 sene de o devam etti. Firmanın reklam yüzü olarak. 10 reklam çektik. Sonrasında birçok dizi ve sinema teklifi geldi ama ben bıyığımla bilindim. Şimdi sakal deniyorum bakalım. Külhanbeylikten çıktım biraz.

 

Yönetmen gibi olmuşsun ama yakışmış bu da. Yönetmen demişken, Derviş Zaim ile çalışmak nasıl?

Tabi ki harika. Derviş Zaim bütün filmlerini izlediğim bir yönetmendir. Gerçekten ismi gibi yaşıyor derviş gibi okuyan yazan bilen çok saygın bir insan. Birçok sanatı işleyerek güncel filmler çekiyor. Sinema estetiğini perde estetiğini bozmadan yansıtıyor. Ekibinde olmaktan çok mutluyum.

 

Çekimleri devam eden BALIK filminde kimi canlandıracaksın? Nasıl geldi bu rol sana?

Filmde bir memuru oynuyorum. Derviş Zaim Bursa’da sinema filmi çekmek için çalışmalara başlamış diye biliyordum zaten. Bursa Ekim Sanat Atölyeleri’nden Eyüp Murat Karagül Hoca aracılığı ile fotoğraflarımız gönderilmişti ve bir cast seçimi yapılmış ben de aralarında vardım. Bursa Devlet Tiyatrosunun değerli oyuncusu Ömer Naci TOPCU hocam aynı zamanda Ekim Sanat Atölyeleri genel sanat yönetmeni, o da oynuyor zaten filmde, Derviş Hoca’nın geleceğini söyledi belirlenen cast için. Gittik görüştük orada. Deneme çekimleri yaptık. Bir hafta içinde cast tamamlandı kesinleşti ve çekimler başladı.

 

Derviş Zaim’in filmlerinin derinliği tartışılmaz. Her filmi ayrı bir iz bırakıyor izleyende. Ki zaten bir filmini izleyen biri diğerlerini de mutlaka izleme gereği duyuyor izliyor. Ve tam da bu dönemde olduğu gibi yeni filmi bekliyor. Merakla beklenen bu film hakkında biraz açıklama yapıldı. Peki, sen ne diyorsun? Ne anlatıyor BALIK?

Aşağı yukarı hikâye açıklandı zaten. Derviş Zaim’in sekizinci uzun metraj filmi Balık,  insan doğa ilişkisi üzerine kurulu. Bir balıkçının para hırsı yüzünden aşırı gaddar avlanma metotları denemesi sonunda, kendine ve yakınlarına zarar vermesi işleniyor filmde. Ben de komedi dışında farklı bir rol oynama fırsatı bulmuş oldum ayrıca. Derviş Zaim, Her filmde farklı bir kamera açısı kullandığı gibi her filmin konusunu da farklı bir sanattan alıyor mesele Filler ve Çimen’de ebru sanatı ele alınmıştı. Cenneti Beklerken de minyatür sanatı işlendi. Gölgeler ve Suretler filminde gölge oyunu sanatını gösterdi. Nokta filminde hat sanatını. BALIK filmi de doğadan besleniyor.

 

İnsan- Doğa ilişkisinin pekiyi olmadığı ama düzelmesi konusunda umut verici adımların atıldığı söylenebilir aslında son zamanlarda. BALIK da bu konuda büyük bir adım olacak gibi görünüyor.

Kesinlikle öyle. Hatta Erkan Oğur’un bu konuyla ilgili çok beni çok etkileyen bir sözü vardır.:  "İnsanın, salt yaşantısı ve yapıp ettiklerinin doğayla uyumlu olduğu müddetçe başarıya erişme şansı vardır." Der. Aynen inanıyorum ben de buna. Doğa insanı doğruya götürür biz doğanın dengesini bozarsak o zaman yanlış başlar.

Filmde de bunu doya doya yaşayabileceğiniz, doğanın bütünlüğünü, insan ile uyumunu ve insanın doğaya olan ihtiyacını anlatan çok önemli sahneler var. Çok detaya girmek şu ana kadar açıklanandan fazla şey anlatmak istemiyorum. Ama kesin bir gerçek var ki Derviş Zaim durmayacak, durmasın da zaten. Çini sanatı ile ilgili “buzdolabında duran bir film” diye bahsettiği bir proje hakkında sinyal vermişti bir söyleşide.

 

Peki çok kurcalamayalım madem biz de büyüsü kaçmasın filmin. Başka neler yapıyorsun? Sadece sinema mı?

Son 3yıldır Sadri Alışık Tiyatrosu’ndayım. 2010-2011 sezonunda Pir Sultan Abdal’la başladım. 24 gün büyük bir Avrupa turnesi yaptık o oyunla. Şimdi Ahmet Mümtaz Taylan'ın yönettiği Keşanlı Ali Destanı’nı oynuyoruz. Hatta Bursa’ya Turneye geldik bu oyunla. Bir de benim çok eski arkadaşım Çaycı Hüseyin olarak bilinen Alpaslan Özmol ile Tiyatro Bu Dünya tiyatrosunda "Haylaz İbiş"  isimli çocuk oyununda oynuyoruz.

Henüz kesinleşmeyen karar aşamasında olan projeler teklifler var. Değerlendireceğiz onları da. Çalışmaktan keyif aldığım yönetmenler ile ayrı bir zevk haline geliyor oyunculuk.İyi gidiyor yani her şey. Yoğun tempoyla devam.

Zafer Altun için, sinema mı tiyatro mu dizi mi desek?

Ben tiyatro kökenliyim. Onun yeri her zaman ayrı olacak benim için. Ama artık günümüzün sanatı bana göre sinema. Çünkü görüntü dili diye bir şey var ve bunun hâkimiyeti yadsınamaz durumda. Kısa filmler, uzun metraj filmler derken sinema ilerliyor artık ülkemizde.

Şimdiki gençlere bir bak herkes ellerinde dokunmatik ekranlarla görüntü izliyor video izliyor.

Tabi sıkıntıları da var sektörün. Dizilerde set çalışanlarının çalışma şartları, uzun ve düzensiz çalışma saatleri zaten medyada da yer alan sorunlar. Düzelmesi için yavaş yavaş bir şeyler yapıldığını görüyor olmak güzel. Bir de “şu şu kadar alıyor bu bu kadar alıyor bir bölüm için hak ediyor mu?” Gibi yorumlar oluyor izleyicilerden. Bu da kötü bir durum. Bir projede sadece oyuncu varmış gibi görünüyor onun yaptığı şey onun aldığı para dikkat çekiyor konuşuluyor ama artık kabul edilse keşke bir oyuncu bir para alıyorsa onu hak ediyor demektir.

Ben sabah 08:00 da sete gidip akşam 21:00’a kadar çalıştığımı sonra gece çekimlerine başladığımı biliyorum ertesi sabah yine 08:00 da sete geliyorum. Şikâyet etmiyorum etmem çünkü benim seçimim bu. Mesleği bu sonuna kadar da seve seve yaparım.

 

İyi de edersin. Çünkü dizilerde, filmlerde seni görmek, izlemek son derece keyifli. Canlandırdığın karakterler, konuk oyuncu olarak göründüğün tiplemeler renk katıyor takip edilen dizilere.

Zafer Altun’u Bursa’da yakalayıp sohbet etmek gerçekten çok güzeldi ama bir o kadar da Balık filmi konusundaki merakımı daha da arttırdı.

İzlemek için sabırsızlanıyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 335
Kayıt tarihi
: 18.06.12
 
 

Köşem Sultan Ferhan PETEK kimdir ki ? Yaşı olmayan kadın. Kendi yaşar, kendi yazar, kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster