Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
22
 

Zehra Anne

Zehra Anne;

Üzüm sergilerine başlanacağı günler gelmişti.1920 yılının Ağustos ayında ''Yunan geliyor herkes saklansın'' denilince Çelebizade'lerin Kasım fakı mahallesi Kavaklı camisi karşısındaki evlerinin avlusundaki küfelerin içine girdi.Bir saat sonra bir genç Yunan askeriyle göz göze geldi. Kendisi de 16 yaşında idi, nişanlıydı.Boynunu büküp, merhamet istercesine parmağındaki yüzüğü gösterdi ve '' Yavikli, yavikli '' dedi. Yunan askeri dönüp gitti.

 

3 gün sonra İbrahim Ethem komutasında akıncılar geldi Hükümet konağına Şanlı Türk bayrağını çekti. Camilerden Salalar duyulunca Demircililer evlerinden çıkıp tanıdık tanımadık önüne gelenle kucaklaştı. Kimi lokum dağıttı kimi kızılcık şerbeti.

Genel Kurmay telgrafla şifreli bir mesaj geçti. Akıncıların ne olursa olsun Türk ordusuna katılması yasaklandı. Uymayanın cezası verilecekti
Onların asli görevi Yunan ordusuna gelişi güzel beklemedikleri yer ve zamanda saldırmak cephanelerini imha edip, telgraf tellerini kesip haberleşmeyi sabote etmek ve Yunan'a rehberlik eden Türk gavurları gördükleri yerde idam etmek.


İçlerinde bir de kadın efe Gördesli Makbule hanım vardı. Ulus Dağı'nda aslanlar gibi çarpışırken şehit düştü. Usturumcalı Halil efeyle evlendiğinin 3. günü gerdeğe bile giremeden...

SELAM olsun Kahraman Demirci akıncılarına!!

Görevlerini hakkıyla başardılar Yunan her defasında işgali ancak 1 hafta sürebildi. Sürekl işgal altında hiç bir zaman kalmadı. Demirci kazası uzun bir süre Bağımsız Demirci Cumhuriyeti olarak anıldı çevrede.

Bu arada ibretlik iki farklı hayat..

Bir yandan; Hüsnü bey, Girit'ten Türk oldukları için sürgün edilen bir ailenin oğlu olarak Manisa  Mutasarrıfı oldu. Yunan ordusu İzmir'in işgalinden sonra Manisa'ya doğru yürüyünce  Hüsnü  bey işgal kuvvetlerini şehrin dışında bu gün kü Süreyya parkı önlerinde karşılayıp onlarla içli dışlı dost oldu. O kadar ki ahalin in Hüsnüyadis olarak anacağı kadar. Manisa Mutasarrıfı Hain Hüsnü bey; halk aç, yorgun bitkin ve aşağılanmışken, İşgal boyunca rahat bir hayat sürdü. Kuvay-i milli askerleri şehre yaklaşırken Yunan generali Bogarçi'ye kaçmaması için yalvardı. Fakat onlarla birlikte Atina'ya kaçıp  terkedilmiş bir kilisede ' 'Palio Turco ' serseri Türk levhasıyla gömülü bulundu.

Öte yandan Meclis Manisa'ya Rauf Orbay'ın eniştesi Aziz beyi tayin etti. Manisa işgal altında olduğundan Demirci Hükümet konağının bir odasında yeni Manisa Valisi tam karşı oda da ise Kaymakamlık makamı bulunmakta idi. Bu oda ise yıl boyunca ya boş veya kapalıydı.. Çünkü makamın sahibi dağlarda aslanlar gibi efeleriyle ölüm kalım savaşı verip, günlerce aç kalıp, ulus dağında şiddetli bir çarpışmadan sonra efelerin yarısını şehit veren Mücahit Kaymakam İbrahim Etem Bey'e aitti. Şimdi Demirci'nin ve bölgenin halk kahramanı olarak anılıyor.

Bir Kuva-i Milliye türküsü;

Ezan sesi duyulmuyor
Haç dikilmiş minbere
Kâfir Yunan bayrak asmış
Camilere, her yere

Öyle ise gel kardeşim
Hep verelim el ele
Patlatalım bombaları
Çanlar sussun her yerde

Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 331
Kayıt tarihi
: 04.12.17
 
 

Serbest ticaretle uğraşıyorum. Kitap okumayı ve arada yazmayı seviyorum. Şiir ve tarih ve Türk mu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster