- Kategori
- Gündelik Yaşam
"- Gayrık yeter!.."

'Kan Uykusu' programini Internette milyonlar izlemis. Ben yeni izledim. Hepinizde degisik izlenimler birakmistir. Ben; beni hayretler icerisinde birakan, sasirtan, yuregimi kabartan, emeklide olsa asker olmakla gurur duymami saglayan bir konu uzerinde durmak istiyorum.
Derdim; subay, astsubay, uzman erbaslarimiz degil.
Onlar profosyonel.
Ibrahim Astsubayin dedigi gibi; onlar 'Gorevlerini yapiyorlar.'
Benim derdim Mehmetcik!
Koyunden, barkindan, isinden, yavuklusundan kopup gelmis yirmisinde Mehmetcik!
Yolda gorsen itekleyecegin, koyunde kucumsedigin, adam yerine koymadigin, issiz, gucsuz, fakir, fukara, bu analarinin kuzulari nasil oluyorda;
dag, tas, bayir, soguk, yagmur, kar, kis, kursun demeyen 'savas makinasi' birer yigit olabiliyorlar?
***
Ben anlatamiyacagim.
Size ustasi anlatsin:
Topraktan öğrenip
kitapsız bilendir.
Hoca Nasreddin gibi ağlayan
Bayburtlu Zihni gibi gülendir.
Ferhad'dır
Kerem'dir
ve Keloğlan'dır.
Yol görünür onun garip serine,
analar, babalar umudu keser,
kahbe felek ona eder oyunu.
Çarşambayı sel alır,
bir yâr sever
el alır,
kanadı kırılır
çöllerde kalır,
ölmeden mezara koyarlar onu.
O, "Yunusu biçâredir
baştan ayağa yâredir",
ağu içer su yerine.
Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmesin önlerine
ve bir kerre vakterişip
"- Gayrık yeter!.."
demesinler.
Bunu bir dediler mi,
"İsrâfil surunu urur,
mahlukat yerinden durur",
toprağın nabzı başlar
onun nabızlarında atmağa.
Ne kendi nefsini korur,
ne düşmanı kayırır,
"Dağları yırtıp ayırır,
kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa..."
<ı>(Kuvâyi Milliye'den)ı>