- Kategori
- Futbol
''Fedanın bedeli Samet Aybaba değildir.

Rakip sahada Galatasaray derbisini 2-1 kaybeden Samet Aybaba’nın eleştirildiğini görüyor, gülüyorum. Bu maçı denk kuvvetlerin maçı gibi algılayıp da sonucu ‘’Aslan’ın zaferi’’ başlıyla yazanlara şaşıyorum.
Kolay mı öyle? Kendi sahanda yenemediğin ezeli rakibini sahasında yenmek?.
Galatasaray takımı bu Beşiktaş’ı sahadaki takımıyla değil, kenardaki yedeklerinin tamamını oynatsa yine yenerdi.
Ferrari ile Reanult’u yarıştırabilir misiniz? Ya da tavşanla kaplumbağayı?.
Zaten üstat Atilla Gökçe derbinin de sonucun da adını koymuş yazısında,
‘’Zengin ve yoksul’’
Bir tarafta transferin rekortmeni, diğer tarafta ‘’Feda’’ nın cefası, yoktan varedilmeye çalışılan bir takım. Bir tarafta kimi oynatacağını şaşıran mutlu bir hoca, diğer tarafta sefaletten zerafet yaratmaya çalışan bir cefakar Samet Aybaba. Düşünün ki bu takımın sağ ve solbekleri bile bu formayla ilk defa oynayan, kendini henüz ispatlamamış gençler.
Bir tarafta Bir Sneijder’e gözünü kırpmadan 70 milyon lirayı gözden çıkaran Galatasaray, bir tarafta bu Sneijder’in bir yıllk maliyeti kadar transfer parası harcamamış Beşiktaş.
Feda neydi?.Karşılıksız olarak haklarından fedakarlık etmek. Feda etmeyen gitti. Feda eden kaldı.
Kalanları da Samet Aybaba aldı ama bir baktı ki, sakatlananaın yerine, ceza alanın yerine oynatacak oyuncu yok. Bir de Almedia yok. Yapacak bir şey de yok. ‘’Holosko var dı ya’’ diyecek oldu birisi basın toplantısında. Bu soruyu futboldan anlayan biri sormaz dedi Samet Aybaba.
Şimdi hiçbir Beşiktaş’lı Samet Aybaba’ya kızmasın. Darılmasın.
Adı üzerinde Feda. Her Feda’nın bir bedeli olacaktır. Günlük hayatta da böyledir bu. Yatırım yapmadan kazanamazsınız. Altınızdaki aksamı eksik arabayla, Ferrari’lerle yarışamazsınız. Startı alır ama yolda kalırsınız.
Beşiktaş yönetimi borçlar uğruna bu sezonu baştan ‘’Feda’’ etmişti.
Derlar ya hani ‘’ne kadar ekmek, o kadar köfte’’
Buna rağmen Samet Aybaba bu takımı ligin zirvelerinde dolaştırmayı başardı. Ligin ilk devresi bittiğinde, liderle arasında sadece 3 puan farkı vardı Beşiktaş’ın. Bu takım küme düşer diyenlerin, bugün Beşiktaş, Galatasaray’a neden yenildi diye sormaya hakkı yoktur. 2-1 skor iki takımın ağırlığını yansıtan bir skor değildir yine de. Düşünün ki 30 dakika 10 kişi oynayan bir rakibe diş geçirecek oyunculara sahip değildir Aybaba.
O yüzdendir maç sonunda ‘’bir türlü oyuna giremedik’’ üzüntüsü. Yok çünkü. Ne takımda lider bir oyuncu, ne arkadaşlarını ateşleyecek bir oyuncu.
Çaresizliğin sessiz görüntüsü gibiydi maçtan sonra Aybaba.
Beşiktaş taraftarının ve de yazarlarının Samet Aybaba’ya sitem etmeye hakkı yoktur.
Bunca feda arasında, yüreğindeki Beşiktaş sevgisini feda etmeden çalışan, bence ligin şu ana kadar en başarılı hocası olan Samet Aybaba’yı eleştirmek için sabredin. Oklarınızı fedadan vazgeçildiği, Beşiktaş’ın Ferrari’lerle yarışacağı kadroyu kurduğu zamanı bekleyin.
Ancak o zaman bir hata varsa ;
Bilin ki işte ancak o zaman hata Samet’indir. Gerisi bile bile ladestir.