- Kategori
- Kitap
''Zeytinin Tuzu Gibi'' okuyucunun yüreğine dokununca

"RESİM:ALINTI"
“Sizler için, kelimelere yükledim
umudun ve sevginin en güzelini.”
İlter Yeşilay
Şiirleri, şarkı sözleri, şiirlere can veren güzel yorumu, sesinin tınısındaki yumuşaklığı ve kendine has üslubuyla tanıdığımız Değerli Şair İlter Yeşilay’ın kaleminden dökülen, içinde birbirinden güzel hece ve serbest şiirlerin bulunduğu “Zeytinin Tuzu Gibi” isimli şiir kitabı uzun bir aradan sonra okuyucusu ile buluştu.
Hangar Yayınlarından çıkan Zeytinin Tuzu Gibi’nin kapak tasarımı Şairin oğlu Volkan Yeşilay tarafından tasarlanmış. Kitabı elinize alır almaz, kapağı ile göz göze geldiğiniz andan itibaren ruhunuzun hafiflediğini, yüreğinize tatlı bir huşu yayıldığını hissediyorsunuz.Kitabın kapağına yansıyan huzur, sizin de kendinizi bu dinginliğe koşulsuzca bırakmanıza neden oluyor.
Cemal Safi’nin “Valide-i Şuara (Şairlerin Annesi)” unvanına layık gördüğü, Bahaettin Karakoç’un “Size tereddüt etmeden ‘iyi bir şairsiniz’ diyorum.” diye seslendiği, Ataol Behramoğlu’unun “Anadolu’yu bir gülün yaprağında kanatan şair” hitabında, Abdullah Satoğlu’nun “nezaket ve zerafet timsali” olarak tanımladığı, Cansın Erol’un “İnsan olmanın ve vefanın kraliçesi benim için O” ve “Kavga dolu bir dünyanın ışığı” şeklinde adlandırdığı, İsmet Bora Binatlı’nın “On parmağında on marifet olan, söz ustası, şairlerimizden” diye taçlandırdığı, Mehmet Nuri Parmaksız’ın “Türkçe aşığı, ince ve hassas ruhlu bir şair, Onun şiirlerini ritminden, kelimelere yüklediği anlamlardan ve şahsına has ahenginden dolayı nerde olursa tanırım.” dediği İlter Yeşilay’ın şiirlerini topladığı ikinci kitabı “Zeytinin Tuzu Gibi” 176 sayfadan oluşuyor.
“Zeytinin Tuzu Gibi”Şairin ikinci kitabı. Şiirin; evrenin yaratılışındaki saf, katıksız duygu ve ruh bütünlüğüne ve aşka varmak için kat edilen gizemli bir yol olduğunu belirten İlter Yeşilay, bir kadın duyarlılığı ile sesleniyor dizelerinden. Şiirlerinde işlediği kutsal ve şifalı bitkiler, huzur, hüzün, bakıp da göremeyen gözler, aşk, nasihat, cesaret, yürekte kalan arzular, ayrılık, hasret, umut, gönül, şans, ana, töre gibi temaların yanı sıra güzel memleketimizin nadide köşelerinden (Salacak, Üsküdar, Zonguldak, Yedi göller, İnebolu, Harran, Urfa, Elazığ) izlere de rastlamak mümkün. Anadolu’yla, Türkiye’yle ve yavru vatan Kıbrıs ile de buluşuyorsunuz dizelerde.Yeşilay’ın şiirlerinde Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Seyrani, Emrah, Dadaloğlu, Karacaoğlan, Aşık Veysel ve Mahzuni Şerif gibi birbirinden değerli üstatlarımıza rastlamak da olası.
İlter Yeşilay’ın musikiyle buluşan pek çok çalışması da var. “Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler / Olsun bana seninle geçen yıllarım yeter” bu eserlerden sadece birisi.
Hemen her okurun kendine yakın hissettiği şairler, yazarlar vardır. İşte İlter Yeşilay da benim kendime yakın hissettiğim şairlerden birisi. Şiirlerini okurken – dönüp dönüp tekrar okurken – bambaşka bir kapı açılıyor önümde.Okudukça derinleşen ve çoğalan bir duygu selinin tam ortasında buluveriyorum kendimi. Şairin, babası için kaleme aldığı “Kül” isimli şiirini okurken göz yaşlarıma engel olamadığımı söylemek zorundayım. Öte yandan; Yeşilay’ın “Şairin Oğlu, Bütün Zamanların Gerçeği Sensin, İki Ruhla Bir Beden, Benimle Sadece Gözlerin Kaldı” isimli şiirleribeni derinden etkileyen şiirler arasında yerlerini aldılar.
(KÜL ŞİİRİNDEN)
Son kapılar kapandı, perdeler indi bugün,
Matemim gözyaşıma, usulca sindi bu gün,
Bende acı başladı, babamda dindi bu gün,
Bir semavi alevin özünde yanıyorum,
Bir avuç kül misali, yanmaya kanıyorum.
*
(ŞAİRİN OĞLU ŞİİRİNDEN)
Sana sözüm şudur ki; boşuna yanıyorsun,
Dik başını eğerken, anlamaz sanıyorsun,
Ben aşkı biliyorum! Sen yeni tanıyorsun,
Bunca yıldır söylenen şarkılar, neyle dolu?
Bana biraz kulak ver, dinle şairin oğlu.
*
(BÜTÜN ZAMANLARIN GERÇEĞİ SENSİN ŞİİRİNDEN)
Ben, yalnız başımı sana eğerim,
Bilirim, eksilmez artar değerim,
Oğlumun babası, canım ciğerim
Bütün zamanların gerçeği sensin.
*
(İKİ RUHLA BİR BEDEN ŞİİRİNDEN)
Hani nerde sonsuz aşk?Elde kalan sade meşk,
Geçip giden tatlı zevk, düşeş gelen zar mıdır?
Yüz verdikçe yüzlenen, yürüdükçe düzlenen,
İki ruhla bir beden,aşk içinde yar mıdır?
*
(BENİMLE SADECE GÖZLERİN KALDI ŞİİRİNDEN)
Uzakta sislerin içinden biri
Tatyos efendiden bir hüzam çaldı
Gece bile sabah çekip giderken
Benimle sadece gözlerin kaldı
İlter YEŞİLAY
Zeytinin Tuzu Gibi’nin sayfalarının arasında dolaşmaya devam ederken beraberce tanık olacağız çok sevgili İlter Yeşilay’ın bir ressam edasıyla şiirlerini nasıl oya işler gibi nakış nakış renklendirdiğine.
“Benimle Sadece Gözlerin Kaldı” şiiri, buğulu, yürek burkan, iç sızlatan dizeler ama “Benimle sadece gözlerin kaldı” derken sanki gizli bir muştuyu fısıldıyor okuyanın kulağına.Henüz hiçbir şeyin bitmediğini, o bakışların ok olup kalbe saplansa da vuslata ulaşmada hala umut olduğunu. O gözler değil midir yalan söylemeyi beceremeyen. Dil inkar etse de gözler değil midir gerçeğin ta kendisini haykıran.
“Üzüm” şiirini okuduğumda o leziz meyvenin nelere kadir olduğunu duyumsuyorum ister istemez. Damıtılan şırası, yağı, oyalara motif olan taneleri, sakiler çanağında can suyu, fukara sofralarında belki de zeytin ekmeğin yanına katık, sultanlar konağında meşke eşlik eden o değil mi, O? Bu kadar güzel mi anlatılır üzümün halleri dizelerde. Ve buram buram aşk mı kokar yarin dudağında şaraba dönen üzüm ve böylesine baş mı döndürür Sevgili İlter Yeşilay’ın dizelerinde.
Şimdi de İlter Yeşilay’ın kitabına adını veren o güzeller güzeli şiiri ile tanışalım. Unutmadan ekleyeyim ki kitabın sonunda “Zeytin” şiirinin Prof. Dr. Nurullah Çetin tarafından yapılmış tahlili de mevcut
(ZEYTİN ŞİİRİNDEN)
Karanlık mabedine ne yol ne iz vermeyen
O simsiyah bendine kul olduğum gözlerin
Kaş altında karakış can evimdeki yakış
Tenimi karla ovan kış yangını gözlerin
Bırak yakarsa yaksın ne kadar yaksa da az
Zeytinin tuzu gibi dudağımda kal biraz
……..
Antik efsanelerin huzur barış elçisi
Kral ve soyluların başını bezeyen taç
Egeden uzatılan bir dalın ucunda ki
O barış çağrısına herkes ben gibi muhtaç
Renginde Anadolu türküler çalan bir saz
Zeytinin tuzu gibi dudağımda kal biraz
……………
Usta değil kalfayım sözüm bir yere kadar
Yenim bol gelse bile şairim yerim hep dar
İnsanlara cennetten gönderilen o kutsal
Zeytini gözlerinde sevdiysem bunda ne var
Simsiyah oklarını kanıma batır da yaz
Zeytinin tuzu gibi dudağımda kal biraz
İlter Yeşilay
Yağı, özü, tanesi, şifası ile eşsiz bir lezzete sahip olmasının yanı sıra, antik efsanelerin huzur ve barış elçisi, kral ile soyluların başını bezeyen taç, Ege’den uzatılan bir dalın ucunda ki o barış çağrısına adını veren zeytin. Sen ne kutsal bir bitkisin ki sevgili gibi aziz bir başka canlının gözlerinde seviliyor varlığın. “Bırak yakarsa yaksın ne kadar yaksa da az” dizesinin ihtişamına, anlamındaki derinliğe bir bakın hele. Yaraya tuz basmak deyimi geliyor aklıma okudukça “Zeytinin tuzu gibi dudağımda kal biraz” mısrasını. Öyle bir aşk ki konu olan dizelere. Ne kadar yaksa da canı yine de dudaklarında tuzu kalması isteniyor. Yarayı kanatması, deşmesi. Belki de o tuz panzehiri yürekteki yangının, kim bilir?
“Tenimi karla ovan kış yangını gözlerin” dizeleriyle sevgilinin taş kalbi yansıyor okuyucuya. Yürekleri fırtınada kalmışçasına üşütüyor, sarsıyor derinden.
“Sende o siyahların efendisi o mağrur / O yedi renkte tek bir o her bakışı gurur/ İnsanı süründürür insanı yere vurur / Sonra tutar kaldırır el pençe divan durur” dizelerinde ne kadar kibirli olursa olsun, gurur gibi güçlü bir duygunun arkasına sığınıp da – bilmez mi ki aşkta gurur olmaz - aşkı inkar etmeye de çalışsa da, sevgiyi hiçe sayıp belki de alay edip, küçümsese de sonunda aşk gibi güçlü bir duygunun önünde güçsüz kalarak diz çöker, el pençe divan durur. Aşkın karşısında boynu kıldan ince olmayan var mı dârıdünya üzerinde?
Kitaba ismini veren “Zeytinin Tuzu Gibi” isimli şiirinde Yeşilay, “Usta değil kalfayım sözüm bir yere kadar/ Yenim bol gelse bile şairim yerim hep dar” dizeleriyle kişiliğiyle örtüşen mütevazılığını, alçak gönüllüğünü bir kez daha ortaya koyuyor.
İlter Yeşilay’ın şiirlerinde, nefes aldığımız coğrafyanın kültürünü, geleneklerimizi, geçmişini, bugününü ve geleceğini de yakalamak mümkün. Yeşilay’ın bilgi birikiminden beslenmiş, hiç şüphesiz ki gözlem ve düş gücünden de nasibini almış, araştırmaya dayalı şiirlerin baş döndürücülüğü ve yüreğinizde “keşke bunu ben yazsaydım” hissini uyandırması yadsınamaz. “Şair, ilham alandan çok ilham verir.” der ya Paul Eluard işte Yeşilay da Eluard’ın dediği gibi ilham alan değil, ilham veren bir şairdir.
Elbetteki kitaptaki her şiiri tek tek anlatmak mümkün değil buradan. Lakin söylemek istediğim şu ki bir şiiri okuyup bitirdiğinizde hemencecik bir diğerine geçemeyişinizin, dizelerin size anlattığı öykünün etkisine kapılmanızın, bir tablo seyreder gibi bakışlarınızın takılı kalmasının sebebi yüreğinizde uyandırdığı duygular belki de içinize ılık ılık akan ince tortulardır satır aralarına gizlenen. Zeytindir, üzümdür, hurmadır, incirdir Kur’an-ı Kerim’de bahsi geçen. Urfa’dan kopup gelen biberdir.Kırım Kongo Kenesi’dir biraz gülümseten yüzünüzü. Belki de olmazsa olmazıdır yaşamın, aşktır, ömürdür, hayatın tam da içindendir. İmge olmaktan çıkmıştır kelimeler artık sizin olmuştur.
“ZEYTİNİN TUZU GİBİ” İÇİN NE SÖYLEMİŞLER…
Nilüfer Tekin :Okunası yazılmıştır duyguların.Okunası yazılmıştır sevgilerin. Kim bilir nasıl güzel yazılmıştır "Zeytinin Tuzu Gibi " şiir kitabın.Tebrik ediyorum İlter'ciğim.Okumak için sabırsızlanıyorum.
Volkan Yeşilay : Sevgili Annem; öncelikle yılların harmanlanmış duygularından oluşan bu muhteşem eseri bizlere kazandırdığın için, gönlüne yüreğine sağlık. Bu eser ilerleyen nesillere büyük bir öğreti kaynağı olmakla birlikte; söz uçar yazı kalır sözünün de en önemli vasıtalarından biri. Benim için çok önemli bu eserin kapak tasarımını hazırlamış olmakta büyük bir onur. Çünkü içeriği bu kadar kuvvetli bir eserin dış yüzeyinin de bir o kadar özüne sadık ve anlaşılır olması gerekliydi. Ben de seninle birlikte, eserinle birlikte tarihe bir parça iz bırakmış olmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum. İnşallah daha nice şiirle bizleri buluşturursun. İlham perin her daim yanında olsun. Seni seviyorum.
Cansın Erol : Çok sevgili İlter'ciğim. Biricik Şairem benim; O güzel gönlünden taşan duygu hazinesi kitabın için kutluyorum seni.Daha nice güzelliklere diyor, seni sevgiyle kucaklıyorum.
Zeytinin Tuzu Gibi’ni bitirdiğinizde bambaşka bir bahar akşamı çepeçevre saracak tüm benliğinizi ve yüreğinizde öyle bir çiçek yeşermeye başlayacak ki asla ona okunmuş bitirilmiş bir kitap gibi bakamayacaksınız, elinizden bırakmayacaksınız ve başucu kitabı olarak seçtiğiniz diğer kitaplarınızın yanında yer açacaksınız. Ve dahası istediğiniz her zaman şiirin katmanlı dili arasında dolaşmaya başlayabileceksiniz.
Son olarak nacizene bir dörtlük de benden gelsin İlter Yeşilay’ın “Kör” isimli şiirinden esinlenerek…
Şiirleri okuyan, okuyup da beğenen
Dizelerde kaybolan, kaybolup da eriyen
Ahengi yakalayan, aşka, manaya eren
Hakikatin nurunda “ben körüm” dememeli.
Ve dahası “Bu kitabı okuyup da içindeki cevheri göremeyen elbetteki ‘ben körüm’ demeli.”
Biz okuyucularınız olarak başarılarınızın artarak devam etmesini ve bir sonraki kitabınızı sabırsızlıkla beklediğimizi bilmenizi istiyoruz Sevgili İlter Yeşilay.
Sibel UNUR ÖZDEMİR