​ (7) Geri dönüş / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '07

 
Kategori
İlişkiler
 

(7) Geri dönüş

(7) Geri dönüş
 

Kadın arayışını Tanrının arayışına bırakmıştı. Tanrının arayışına bıraktığı andan itibaren herşey değişti. Sanki çok akıllı, herşeyi çok iyi bilen bir karar mekanizması onun yerine karar vermeye başladı.

Aslında içindeki Tanrı konuşmaya başlamıştı. Evet nihayet konuşmaya başlamış ve harekete geçmişti. Çünkü kadın sonunda kendisini serbest bırakmıştı. Kendisini serbest bıraktığında herşey kendiliğinden geliyordu. Kadın yıllardan beri kendisini serbest bırakması gerektiğini biliyordu ama kendisini bağlayan negatif bağlardan bir türlü kurtulamıyordu. Nihayet kadın durduğu yerde kendisini Tanrıya bıraktığını hissetti ve yavaş yavaş geriye doğru döndü. Neden geriye doğru dönüyordu? O kadar çok çıktığı ve aşağıya doğru yeşil çimenlerinde koşturduğu o dağın tekrar tepesine doğru çıkmaya başladı.

Kadın geri döndü. Geri dönmek hiç aklında yoktu ama kadın yavaş yavaş ve emin adımlarla geri döndü. İçinde hiç huzursuzluk yoktu. Onun yerine Tanrı karar veriyordu. Kadın dağın başına çıktığında etrafındaki dağlara şöyle bir baktı. Etrafındaki dağlara baktığında herkes yeşil çimenlerden koşarak aşk vadisine inmiyordu. Uçanlar da vardı. Kadın karşılaştığı koşulsuz sevgisinin ondan geleceğini hissettiği kalbin ne yaptığına baktı. Kadın etrafındaki dağlara baktığında, aslında hepsinin yeşil çimenlerin üzerinden koşarak inmediğini gördü. Koşarak inenler bile ille de sonunda bir vadiye ulaşmıyordular. İçlerinde denize gidenler de vardı. Kadın çok şaşırdı, neden ille de bir vadiye gidiyordu ki? Başka bir yere de gidebilirdi ve birden karşılaştığı kalbi hatırladı. Bu aşk vadisinde onun dağını aradı. Bulması çok zor olmadı. Hemen sol tarafındaydı. Karşılaştığı kişi onun sol tarafında yer alan bir dağdı. Oysa ne garip o hep karşısından gelecek zannetmişti ama o onun sol tarafında yer alıyordu. Onun dağına baktı. Onun dağı bir denizde bitiyordu. Olsun dedi, benimki de denizde bitebilir. İlle de bir vadide bitmesi gerekmiyor. Koşarak denize doğru gidebilirim ve denize doğru atlayabilirim.

Kadın dağdan aşağıya doğru koştu ve denize atladı. Koşulsuz sevgisiyle karşılaşabilmek için denize atladı. Evet koşarak denize atladığında ona kavuşuyordu ama hala eksik birşey vardı. Tam bir koşulsuz sevgi değildi. Koşulsuz sevgi için sevdiğiyle uyumlu olmalı ve bu uğurda emek sarfetmeliydi.

O zaman kadın denizden çıkıp tekrar dağına döndü. Baktığı onun sevgili kalbi uçarak atlıyordu. Yani ayaklarını yerden kesmişti. Kadın hala sağlam adımlarla gidiyordu. Hala koşul koyuyordu. Koşulsuz sevgiye giderken sağlam yere basması gerektiğinin bir koşul olduğunu farketti ve karşılaştığı kalbe teşekkür ederek vadiden yukarıya ikinci kez çıktı. Bu sefer onun gibi sırf ona kavuşabilmek için dağdan aşağıya kendisini uçarak bıraktı. Uçmak müthiş güzel bir duyguydu. Müthiş özgürlük veren bir duyguydu ama bunu hala ruhsallıkta yaşıyordu.

Dağdan uçarak aşağıya denize doğru indi. Denize indiğinde aslında sevgilisi ile karşılaştı ve zaten onun olduğunu gördü ama herşey ruhsallıktaydı. Şimdi gerçekten bedeninde olması gerekiyordu.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın

 
Toplam blog
: 101
: 5279
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..