​ “Abdal” [1] duygularım böyle söylüyor... / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '07

 
Kategori
Haber
 

“Abdal” [1] duygularım böyle söylüyor...

Zaman zaman “Abdal” duygularım beni rahatsız ediyor. Bu duygular içinde öngördüğüm bir şeyin “Olması” benim psikolojimi bozuyor. Uykumu kaçırıyor.

Dün, Sayın Başbakan bugünden için Çankaya köşküne bakanlar kurulu listesini sumak için çıkacağını söylemişti. Arkasından da “spor deyimi ile” hazırladığı kabinenin “takım kurma” olduğundan söz ederek “Müsaade ederseniz, neyi nereye monte edeceğimi de ben bileyim” gibi bir söylemi de eklemişti.

Televizyon kanallarında defalarca bunları izlerken içimden de “Yarın Köşke çıkacaksın ve Cumhurbaşkanı sana ‘ben onaylamıyorum madem sen biliyorsan, yeni gelen cumhurbaşkanı imzalasın’ diyecek ve geri çevirecek” diye düşünmüştüm.

Bu düşünce beni sabaha kadar rahatsız etti. Diyebilirsiniz ki “böyle bir abdallık nereden içine düştü?”

Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet SEZER, hepinizin de bildiği gibi 7 yılı da geçen süreden beri Türkiye Cumhuriyeti devletinin Cumhurbaşkanı ve bu süreç içinde de birçok icraatları oldu. Bu icraatları beğeniriz veya beğenmeyiz, orası her zaman tartışılır, ama bu kadar süre içinde de artık kendisi “Leb” demeden “Leblebi” diyeceğini anlar olduk. İşte bu da o “Leblebi”lerden bir avuç…

Artık yanına biraz beyaz peynir, biraz kavun da ilave ederek ne yaparsan yap yani…

Televizyonlarda takip ediyoruz. Başbakan köşke çıktı, şimdi de köşkten çıkacak ve bakanlar kurulu listesini açıklayacak. Dikkatle bekliyoruz…

Ve çıkıyor da… Geliyor basın odasına ve bende şafak atıyor. Hemen dönüyorum hanıma “Köşk, listeyi onaylamadı” diyorum. Hanım ise yüzüme anlamlı anlamlı bakıyor “Nerden biliyorsun” der gibi.

Hani benim bir gün önceden “Abdal” duygularım vardı ya, işte o duygunun bu güne yansıması gibi bir şey. Başbakan’ın duruşu, söze başlamadan evvelki etrafa bakışı yetiyordu.

Muhtemelen Sayın Başbakan, cumhurbaşkanının “Listenizi çıkarmayınız, yeni Cumhurbaşkanına onaylatınız” dediği andan itibaren, basın odasında nasıl bir açıklama yapması gerektiğini düşünmeye başladığı açıkça tavırlarına da yansıyordu.

Sayın Başbakan, şaşkınlığını da dışa vurarak bu durumu yeni seçilecek cumhurbaşkanına “beklenmedik iyi davranış” olarak değerlendirdi.

Şimdi gelelim esas “Abdal” düşüncelerime…

Sayın Başbakan’ın bu durumu yeni cumhurbaşkanına “Beklenmedik iyi davranış” olarak yorumlamasını yuttuk… Sizleri ve benim dışımda kalan herkesi tenzih (Arılama, kusur kondurmama) ederek söylüyorum, ben yutmadım…

Sayın Başbakan, bunu bilerek ve isteyerek yapmıştır. İleride Cumhurbaşkanının bu davranışını çeşitli vesilelerle kullanacaktır. Çok iyi bilmesi gerekir ki, bir gün önce bakanlar kurulunun hazırlanması ve cumhurbaşkanına sunulması konusunda söyledikleri sözler, öyle yenilir yutulur sözler değildir.

Yine biliyor ki Sayın Ahmet Necdet SEZER, bu güne kadar bu tür davranışlarda olduğu gibi, bu davranışına da kayıtsız kalmayacak ve tepki verecektir.

Ve verdi de… Bakanlar kurulu listesinin bir hafta gecikmesi bir şeyi değiştirir mi?

Hayır değiştirmez. Çünkü devlette “Devamlılık “esas olduğuna göre, elbette görev başında bulunan bakanlar, görevlerini yapmaya devam ediyorlar.

Peki değişen ne? Bakın yine “Abdal” tarafımın aklıma ve kalbime soktuğunu size söyleyeyim…

Kısa vadede ekonomide bir çalkantı yaşanacak. Amerika kaynaklı yaşanacak bu çalkantının bize olan etkisi şimdiden görülmeye başlandı. Ve bunun da bir suçlusu olmak gerekir.

Daha önce “Fırlatılan anayasa kitapçığı” ile Sayın Ahmet Necdet SEZER’in sırtında kalan ekonomik kargaşa, bu kez de onaylanması yeni cumhurbaşkanına “Beklenmedik iyi davranış” olarak bırakılan bakanlar kurlu listesinin onaylanmasının gecikmiş olması ile yine Sayın Ahmet Necdet SEZER’in üzerine yıkılacak ve yıllarca da böyle kalacaktır.

Benim “Abdal” duygularım böyle söylüyor… Ya çok “abdal”ım ya da çok “aptal” ikisinden biri bende kronik (Süreğen) olarak var…

16 AĞUSTOS 2007

[1] Bir şeyin olacağını önceden sezen kimseler için söylenen bir söz.

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..