- Kategori
- Sinema
“Abuk sabuk bir film”

http://tr.wikipedia.org/wiki/Abuk_Sabuk_Bir_Film_(film)
Yapımcı : Turgay Aksoy
Yönetmen: Şerif Gören
Senaryo yazarı: İbrahim Gündüz
Oyuncular: Kemal Sunal, Bülent Kayabaş, Gamze Gözalan.
1990 yılında “Yunus Nadi” Yarışması, Sinema Dalı’nda en iyi 2. Film.
İnternette sörf yaparken bu filmin linkini tesadüfen buldum ve filmi tekrar izledim.
Filmin ana konusu: Hayatı boyunca hiç gülmemiş Âdemoğlu, bir köyde kızıyla birlikte yaşar. Yıllar önce zengin bir Almanı donmaktan kurtarmıştır. Hayatını kurtardığı bu kişi, yaptığı bu iyilikten ötürü Âdemoğlu'na büyük bir miras bırakır. Âdemoğlu, ülkenin en zengin adamlarındandır; ancak yüzü yine de gülmez.
Bu durum basının ilgisini çeker ve bir yarışma düzenlenir. Âdemoğlu'nu güldürebilene büyük para ödülü verilecektir; ama yarışmaya katılanların hiçbirisi Âdemoğlu'nu güldürmeyi başaramaz. O da bu durumdan sıkılır ve verilecek para ödülünü binanın üst katından dağıtır. Giderken yolda bir çocuğa rastlar.
Çocuk, elindeki film şeridiyle oynamaktadır. Âdemoğlu, çocuğa ne yaptığını sorar ve çocuk da "film çeviriyorum abi" yanıtını verir. Hiç kimsenin güldürmeyi başaramadığı Âdemoğlu, bu cevabı alınca gülmeye başlar.
Seyretmek isteyenler bu linkten ulaşabilir.
www.korsansinema.net/abuk-sabuk-bir-film/
Tabi ki burada sadece Güldürü ve dram filmleri yok. İsteyen her türlü filmi izleyebilir.
Belgesel, Şiddet, Macera, Savaş, Kin, İntikam, Aşk, Duygusal, Küçük Emrah modunda acıtasyon tarzı vs filmler...
Aslında her filmde bir gerçeklik payı vardır. Bilim kurgu filimlerin bile zamanla gerçeğe dönüştüğü görülmedi mi? Hayatımızda önemli yeri olan sinemanın, belli karelerinden güzel mesajlar alırız.
Bazılarımız ise aynı filmi ısrarla seyretmekten başka, o filmi sürekli çevirirler!
Biz seyretmekten onlar ise bu filmi tekrar tekrar çekmekten bıkmazlar. Filmin başrol oyuncusunun dışında, yardımcı karakterlerin (oyuncuların) kimlikleri genellikle değişmekte. Değişmeyenler ise bu işlerin demirbaşı olarak mimlenmişlerdir!
Filmin savaş sahnelerinde ölmek için veya dramatik sahnelerde göz yaşı dökme, acındırma üzerine oynayan kişilerin yeterince profosyonel olmadığı, 20 TL ile yevmiye ile tutulmuş sıradan insanların olması (!) filmlerin kalitesini oldukça düşürmektedir.
Bizler bu tür acıtasyon filmlerine gark olduk artık. Toplumumuzun karakteristlik yapısını, “güldürü ve dramatize” türündeki senaryolar ile rahmetli Kemal sunal beyaz perdelere çok iyi yansıtan bir artistti.
Bu tür filmlere ihtiyaç oldukça tozlu raflardan aşağıya indirilip tekrar seyredilmesinin altında filmin ve oyuncularının kaliteli olması yatıyor!
Şimdi figüran olmadan artistliğe soyunup milyon dolar kazananlar, eski üstadlardan daha fazla kazanıyor olabilirler ama onların hiçbir zaman raflardan indirilip tekrar tekrar seyredilecek kadar çok fazla filmleri olacağını sanmıyorum! Bu iş biraz da gönül işi, her şey para değil kanımca....
Vefa kimisine bozayı hatırlatır...
Kimisine Rozayı...
İpek ise kimisine eşarbı hatırlatır...
Kimisine Kozayı..
As Valeyi hatırlatır,
Vale ise kızı...
Kız ise Papazı
Yani kısaca
Hayat bir kumar!
“Al kızı ver Papazı!”
M.Talip Girgin
Kaynak:wikipedia