Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '10

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
329
 

“Anlamaya” ihtiyacımız var…

“Anlamaya” ihtiyacımız var…
 

“Âlim” ya da “Ulema” değilim. Çoğu kişide olduğu gibi, bazı konularda ahkâm kesmeye yetecek kadar da bilgiye sahip değilim. Ancak “Aklım” ve “Düşüme yeteneğim”in olduğunu biliyorum.

Her ne kadar “Aklım” ve “Düşüme yeteneğim” yanlış işler yapmama engel olamamış, beni bazen yanıltmış ise de, her zaman “Akıl” ile düşünebilmenin en doğru şey olduğunu düşünürüm, “Akıl ederim” ve “Düşünmeye ve anlamaya” çalışırım.

CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL’ın “Kutlu Doğum Haftası” kutlamaları içinde yaptığı konuşmanın metnini buldum ve dikkatlice okudum.

İşin “Siyasi” boyutunu bir taraf bırakayım. Sayın Genel Başkanın böyle bir toplantıya ”İlk kez” katılmasını filan…

Konuşma içeriğine baktığımızda, altına her aklı başında insanın imzasını atacağı, kalıbını basacağı bir anlatım. İçinde “Güzel” mesajlar var, ben bir cümleyi oradan aldım.

“Kuran, Hazreti Muhammed’in en güzel örnek olduğunu belirtir. Örnek olmak taklit etmek anlamına gelmez. Hazreti Muhammed’in taklit edilmeye değil anlaşılmaya ihtiyacı vardır.”

Bu cümlenin içindeki “…taklit edilmeye değil anlaşılmaya ihtiyacı vardır…” sözü çok önemli.

Birçok şeyin “…anlaşılmaya…”, insanların da hiç kuşkusuz “…anlamaya…” ihtiyaçları olduğu gerçektir.

“Taklit” ettiğinizde “Aslı” gibi olmazsınız, sonuçta adı üstünde ”Taklit”tir. Ancak “Anlayarak” yaşamaya çalışırsanız, “Aslı gibi olmaya” doğru yürürsünüz, hiçbir zaman “Aslı” olmanız olası değildir. Hele “İçsel” değil de “Şeklen” taklit, akılsızlığın belirtisi, en önemli kanıtıdır.

Kuran-ı Kerim’in ilk ayeti (Alak Suresi 1 nci ayet) “Yaratan Rabbinin adı ile oku…” emrinden yola çıkarak “Akılımı” “Düşünme yeteneğimi” ve “Araştırma” gereğini biraya getirip yıllardan beri Kuran ve İslamiyet konusunda “Kendi çapımda” yaptığım araştırmada, özetle şunu gördüm…

Yüce yaratan bizden bütün nitelikleriyle iyi ahlaklı olmamızı, insanları sevmemizi, saygı göstermemizi, muhabbet etmemizi, merhamet etmemizi ve adaletli davranmamızı istemektedir.

Bunları, toplumun huzur ve barış içinde olması için bizden istendiğini, dahası, bu isteklerini insanları birbiri üzerindeki “Hakları” olarak belirlediğin, “Kul hakkı ile Yüce Yaratanın karşına gelmenin” ise fenalığını anlıyorum.

Peygamberimiz; “Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerindeki haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır”(Müslim) diyerek “Kul hakkının” önemini vurgulamıştır.

Yüce yaratan, kendisine karşı “Kulluk” görevindeki hesaplaşmayı, kendisi ile kulu arasına bırakmıştır.

Bakara Suresi 112 nci ayet: “İş onların sandığı gibi değil! Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah'a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun. Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar...”

Bugün öyle bir noktaya geldik ki, birbirimizi ”Anlamaya” o kadar çok ihtiyacımız var ki…

Birbirimize karşı saygı, sevgi, muhabbet, merhamet ve adalet ile davranmaya ihtiyacımız var ki…

Yaşadığımız dünyayı cehenneme (Bundan kötü daha nasıl olabilirse) çevirmeyi başardık. İnsanları, dillerine, dinlerine ve etnik kökenlerine göre ayrıştırdık. Ayrıştırmakla da yetinmedik, birbirlerine karşı düşman haline getirdik. Kendimize “Yaşanması zor” bir dünya oluşturduk.

“Anlayamadan” ve “Anlaşamadan” yaşamaya sürüklendik…

Ve…

Bunun “Hesabı” mutlaka bir gün verilecektir birilerine…

“Birileri” olmasa da “Birine” verileceği açık ve nettir.

16 NİSAN 2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O kadar güzel anlatmış ve yorumlamışsınız ki...Evet en büyük sorunumuz toplum olarak birey olarak "anlamamak" çünkü hiç bir zaman anlamak için dinlemeyiz birbirimizi ve anlamak için okumayız birşeyleri. Sadece Allahın emrettiği ibadetleri yapıpda birilerini kırmakta,incitmekde bi okadar pervasız oluyoruzki buda sadece şekilciliğe giriyor...Allah katında bu kadar önemli bir hususta bu kadar rahat olmamız neye güveniyoruz acaba.? Çok güzel bir yazı olmuş,yazıda anladıklarımı umarım hayatımda uygulayabilirim...

Büşra.. 
 19.04.2010 5:07
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Uygulamasına gelince, o kadar kolay ki, sadece sevmeyi, saymayı, muhabbet etmeyi, merhameti ve adaleti ilke edinin, gerisi kendiliğinde gelir. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  20.04.2010 15:06
 

Emeğine sağlık. Dikkate değer bir konuydu. Sevgiler.

Esma KAHRAMAN 
 17.04.2010 11:46
Cevap :
Sayın KAHRAMAN... Çok teşekkür ederim. Saygı ve selamlarımla... İBRAHİM PEKBAY  18.04.2010 13:35
 

Katılıyorum. Çok güzel ve anlamlı ifadeler bunlar.. dilinize sağlık. Sevgi ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU 
 16.04.2010 14:35
Cevap :
Sayın Murat KACIOĞLU... Katılımızın için çok teşekkürederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  16.04.2010 15:53
 

Göreceğim onları Ağabey!! Yardım edersem ne olayım!! Düşsünler!!

Ahmet Balcı 
 16.04.2010 13:53
Cevap :
Sevgili BALCI... "Yardım"ı bir tarafa bırak, bi omuz atıp aşağı düşürmek gerek ama, bize, bilere yakışmaz. Sağlıkla kal, sayhgı ve sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY  16.04.2010 15:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 913
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster