“Askere elverişli değil raporu almışsın, ama Beyoğlu’nda, fink atıyorsun çıtırlarla…” / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

“Askere elverişli değil raporu almışsın, ama Beyoğlu’nda, fink atıyorsun çıtırlarla…”

“Askere elverişli değil raporu almışsın, ama Beyoğlu’nda, fink atıyorsun çıtırlarla…”
 

Erhan Soysaltürk; Genel Kurmay’a diyor ki, bunlar lağım çukuru kazıp, askere elverişli olmalı…


YAZARIN GİRİŞ NOTU:

Aşağıdaki kahır mektubu, hiçbir sağlık problemi olmaksızın,

Hiçbir uzvu noksanlığı bulunmaksızın,

Rüşvet ve iltimas yoluyla, askere gitmemek için çürük raporları alanlar ile,

Askerden kaçanlara, askerlerimize ihanet edenlere, teröristlere, bölücülere,

Siyaset uğruna, şühedaların ruhlarını taciz edenlere,

Şehitlerin kanından istifade etmek gayesi ile oy uğrunda bağırıp çağrışanlara,

Yani bunların ortak adları, sözümüzün özü;

VATAN HAİNİ…!

İşte bu vatan hainlerinin kulaklarına bir küpe olsun diye ben yazdım.

Siz değerli okurlarım, bunları gördüğünüz yerlerde lütfen;

Bu küpeyi kulaklarına takın..!

Erhan SOYSALTÜRK

20 Temmuz 2010

SEN ELVERİŞLİ DEĞİLDİN ASKERE,

BİZİMKİLER ŞEHİT HA BİRE..!

Hey..!

Askere gitmeyen,

Hey..!

Çürük raporlu,

Onun bunun,

Zengin çocuğu,

Bak yine geldi,

Şehit Haberleri..!

Oh be;

Yırtık diyorsun,

Allah’ın izniyle,

Bil ki duyan, işiten,

Ve bilendir o Rab..!

Bil ki kötü,

Niyetinle aldınsa,

Askerden kaçmak için,

Çürük Raporu,

Cehennemde bekliyor,

Azman zebani seni,

Yapmak için gerekeni…!

….

….

Anlamlı bir gün.

Anlamında acılar,

Saklandı bugün…!

….

….

Şehitler Ölmez,

Şehitler Ölmez,

Diyorlar,

Öldükçe şehitler,

Canımdan can alıyorlar..!

….

….

Her şehit cenazesinde,

Bu aktörü şahaneler,

Üstelik en önlerdeler…!

….

….

Geziyorsun göbeğin önde,

Elini bağlamış da,

Poponun üzerine,

Afilin de yanında,

Bağdat Caddesinde…!

….

….

Günü suçlayan sen..!

İşi kotaran sen..!

İçin yandı mı hiç senin,

Git sor bir,

Şehit annesine..!

Anlarsın şehit demek,

Ne demek,

Şayet se,

H(p)iç değilsen…!

….

….

Hala, ülkede her gün,

Gidiyor öteki tarafa,

Beş on şehit,

Onlarca niçin asker..?

Sen sahteden çürüksün,

Allah aşkına, bir ses ver..!

….

….

Sanki bir iç savaştayız,

Dağ bayır eşkıya dolu,

Sanki bir iç savaşın,

Gösteriliyor öç yolu…

….

….

Sen her gün vınla,

Bir eğlence mekanını,

Kolunda bugün sarışını,

Yarın esmeriyle kumral,

Değişen çıtırınla…

….

….

Niye çürüğüm derken,

Atılmazsın çöplüğe,

Afil afil gezerken,

Gecelerin üstelik,

Oluyorsun kralı…!

Sendeki bu cakanın,

Sebepleri bellidir,

Kim bilir nasıl,

Mutlular, çürüksün diye,

Dayılar ve amcaların…!

….

….

Sana çürük raporunu,

Veren haksız eller kırılsın,

Sana çürük raporundan,

Yağlanıp da geçinenin,

Yuvaları dağılsın…!

….

….

Elverişsizdir diye,

Raporun kimden hediye…

Elverişsiz olduğuna göre,

Kolundaki yeni çıtırı,

Halvet edemezsin sen..!

Getir hayrına,

Ambalajsız hediye…

Bizim mahalledeki,

İzinle gelen erlere..!

….

….

Yol aldığını sanıyorsun,

Şerefsiz çürük seni,

Vatanı satıyorsun…!

Üstelik de farkındasın..!

….

….

Yemiş içmiş şişmişsiniz,

Sözde bundan dolayı,

Elverişsizsiniz askere,

Kiminiz artist,

Kiminiz senarist,

Kiminiz sanatçı,

Kiminiz de bir,

Zenginin uşağı,

Dandikten yahut da;

Psikolojik sorunlu..

….

….

Hediyem olsun,

Şerefsizler sizlere,

“Ömer Seyfettin”in,

O, kallavi “Kaşağı”…!

….

….

Vatan bölünmez,

Vatan bölünmez diye,

Haykıranlar;

Unutmayın Filistin’i,

Bölmeye çalışılıyor,

Şimdi bu cennet vatanı,

Sonra kurtaramam ben bile,

Elden gidecek olan,

Bacımı ve ananı..!

….

….

Soytarılar padişahı,

Asker kaçağı,

Amerika’dan atıp,

Fransa’da tutuyorsun…

Ülkeyi korumak uğrunda,

Nice masum,

Ana kuzusunu,

Ateşlere atıyorsun…!

….

….

Bir gencin serüveni,

Yirmi yıllık alındaki ter,

Dağ, toprak, kaya,

Mezarda taş olur iken,

Adlarına şehit,

Denilenler…!

….

….

Sizi gidi şerefsiz,

Asker kaçakları,

Çürük Raporlu,

Sahtekarlar,

Barda oturmuş,

Viski yudumlarken,

Yok değil mi hastalıklar..?

….

….

Canım canım gençler,

Giderlerken her gün,

Vatan, Millet,

Bayrak uğrunda,

Sen oturmuşsun,

Takımının şampiyon,

Olmadığına ağlıyorsun..!

….

….

Kimisi onbaşı, kimisi subay,

Kimisi kader kurbanı,

Şerefli bir er…

Giderken onlar,

Davulla, zurnayla,

Halay çekerek,

“Söz konusu vatan ise,

Gerisi teferruattır” diyen,

Atatürk’ün izinde…!

….

….

Seni gidi soytarı,

Sahilde bir yavru,

Görünce hemen,

Çürük değilsin,

Yakıyorsun anında,

Uzun farları…!

….

….

Geçmekte günlerin,

Hava civa, hay hayla…!

Gelir iken camilerden,

Feryat figanın sesleri,

Yol alıyor şüheda,

Mübarek salayla,

Kara toprağa..!

….

….

Gökyüzü yanıyor,

Toprak yanıyor,

Dağ taş yanıyor,

Can analarda yürekler,

Acıyla dağlanıyor…!

Onlar birer birer,

Onlar her gün peşi peşine,

Giderlerken geri,

Gelinmez yolda,

Keşke yaşayıp ta,

Olmasaydılar,

Şehr-i şüheda…!

….

….

Düştüğü yeri yakan ateş,

Bir büyük alevden göktaşı,

İnşallah düşer köşkünüze,

Anlarsınız o zaman yanmayı…

….

….

Kuzular meleşir,

Koyunlar sevişirken,

Çobansız kalır köylüler,

Bir baksana sen şöyle,

Şehit olanların ailesi,

Neden hep fakir,

Neden hep fukara..?

….

….

Sen rahat uyu diye,

Gittikçe canım canlar,

Senin de inşallah canını,

Teneşirler paklar…!

….

….

Soytarı asker kaçakları,

Şerefsiz sahteden çürükler,

Kanınızı emsin,

İnşallah,

Aç kalmış,

Keneler ve sülükler…!

….

….

Dört dönüm bostan,

Yan gel yat bakalım,

Sen çürük oğlan,

Keyifler güzel,

İşlerin tıkırında,

Bir sağda oynuyorsun,

Bir solda,

Görüyorum ben seni,

Kale arkasında…!

….

….

Kışları sıcak yerde,

Yazları mutlaka,

Serin yerlerdesiniz,

Allah sizin gibilerin,

Bin bir türlü,

Belasını versin…!

….

….

“Şehitler Ölmez,

Vatan Bölünmez”

Diye diye sizlerde,

Dökülmeyin yollara,

Ey cahil millet,

Söyleyiniz şöyle;

“ŞEHİTLER OLSA DA, ŞÜHEDA,

BAYRAĞIMIZ İNMEZ,

VATANIMIZ BÖLÜNMEZ…!”

….

….

Ev vatan hainleri,

Ey asker kaçakları,

Ey sahteden,

Çürük raporlu düzenbazlar,

Görüp de arlanmıyor,

Gördükçe utanmıyorsunuz..!

Evladı şehit düşmüş,

Babalar ve anneler,

Kimilerinde ise;

Eşleriyle, çocuklar,

Alev alev yanmaktalar..!

….

….

Defolup gidin,

Bu cennet vatandan,

Madem ki utanmıyorsunuz,

Çanakkale’ binlercesi yatan,

Şüheda, ehli kuburdan…!

İadeyle TC’li kimliğinizi,

En yakın sınır kapısından..!

….

….

Böl ve yönetin,

Emperyalist itleri,

Tahrik ede ede,

Ne hale getirdiniz,

Bu acılarda milleti..!

İnşallah düşecek ocağınıza,

Bir gün sizin de,

Yakılan ağıtların ahı,

Acılar dolu ateşin narı…

….

….

Çokça boş lafların efendisi,

İşgüzarlık yolunda serserisi,

Atıp tutan, boş gezenin kalfası,

Seni yetiştiren de zaten bilinir,

Sahtekarlık zanaatının, ustası…

….

….

Eğlenmeyi evlenmeyi bilirsin,

Çoluk çocuk yaparsın,

Milleti dolandırır, parayı cukkalarsın,

Her bir işte elverişli cevahirsin ama,

HER NEDENSE ASKERE, ELVERİŞSİZSİN,

Allah siz gibilerin binlerce kez,

Dilerim, İnşallah zürriyetinizle,

Bin bir türlü belanızı versin…!

Erhan SOYSALTÜRK

Yazarın Dipnotu:

“Bu Yazı Milliyet Blog’daki “BAŞKA BİR TÜRKİYE YOK” köşesi için kaleme alınmış bir; Erhan SOYSALTÜRK yazısıdır.

Yazar ismi ve Link verilerek alıntı yapılabilir.

 
Toplam blog
: 225
: 396
Kayıt tarihi
: 12.07.10
 
 

29 Ekim 1923'te, Dünya'ya ilan edilen, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurmuş olduğu ve bi..