​ "Belki de benim annem yok..." / Anneler Günü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '09

 
Kategori
Anneler Günü
 

"Belki de benim annem yok..."

"Belki de benim annem yok..."
 

işte bir anne...


Yerleşik kültüre geçme sürecini henüz tamamlamamış yarı göçebeler olarak, yerleşik kültürün ürettiklerinden devşirdiğimiz değerlerden biridir Anneler Günü. Oysa göçerlerin de bir yarısı annedir ama onlarda böyle fırsatları değerlendirip paraya çevirecek kapitalist cingözler yoktur. Annesinin ölümünden sonra yaşadığı duygularla “Anneler Günü” fikrini geliştirip bir giysi tüccarının finansörlüğünde yaşama geçiren Anna Jarvis, annelere vefa duygusunun dile getirileceği bir gün olarak düşündüğü bu günün kapitalizm için sadece ve sadece bir para tuzağına dönüştürüleceğini bilebilseydi, bu güne öncülük eder miydi?


Nitekim bu günü bir ticarî çıkar sağlama aracı olarak kullananlara karşı açtığı bütün davaları kaybedip dünyadan elini eteğini çeken, varını yoğunu, hatta ailesinden kalan evi bile kaybeden ve dostlarınca yatırıldığı sanatoryumda mutsuz, yarı görmez ve yalnız biri olarak ölen Anna Jarvis, bu günü akıl ettiğine pişman olarak ölmüştü büyük olasılıkla... Ve ne acı bir kara mizah örneğidir ki, Anneler Günü’nün fikir anası Jarvis hiç evlenmemiş ve annelik duygusunu da tadamadan ölmüş.


Anneler Günü’nü elbette önemsiyorum. Çünkü o günde o güne ilişkin olarak sizin ne düşündüğünüz değil, annelerin ne düşündüğü ve onların beklentileri önemli. Bu günün kapitalizm tarafından tüketimi pompalamak amacıyla kullanılmış olması ne annelerin suçu ne de umuru. Erkek egemen bir dünyada kadın olarak kendilerine değer verilerek adanmış özel bir gün Anneler Günü onlar için. Bir öpücük, bir çiçek, uzaktaysanız bir “Alo” bile yeter onların gönlünü almanıza, onlara değer verdiğinizi duyumsatmanıza, onları mutlu kılmanıza. Eğer değerleri parasal ederiyle tartanlardan iseniz o başka tabii.


Her devşirilmiş ama özümsenmemiş değer gibi Anneler Günü’ne ve annelere verdiğimiz değer ve önem de yama gibi duruyor çoğumuzun aynasında. 365 gün kızıp sinirlendiğimizde “Ananı...!” diye başlayan küfürlerle gıyabında andığımız ve taciz ettiğimiz anaları, 366. gün Anneler Günü olduğu için yücelterek onlara ne kadar değer verdiğimizi kanıtlamış oluyoruz böylece!


“Dedim ya annem de var, ama çay pişirmez size.

Durur da durur işte yıllanmış heykeller gibi.

Bilmem ki, bilmiyorum da belki de benim annem yok,

Belki de öyle beyaz ki, alışmış görünmezliğe...”


Edip Cansever / Umutsuzlar Parkı’ndan.


Görünmezliğe alışmış annem başta olmak üzere, tüm annelerin kokusunu arayacağım bugün içeceğim her bardak çayda.

 
Toplam blog
: 195
: 688
Kayıt tarihi
: 04.10.07
 
 

Dünyanın internet sayesinde küçüldüğü günümüzde büyüyen sorunlara ilişkin duygu ve düşüncelerimi pay..