Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '09

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
4555
 

"Bil ki domuzların önüne inciler serilmez"

"Bil ki domuzların önüne inciler serilmez"
 

''hayat mucizesinin başladığı an'' Ekrem Esiroğlu


Hayata dair mantıksal nedenler bulmaya çalışırken, nedense her defasında içinden çıkılmaz denklemler zincirinde buluyorum kendimi...

Hiç düşündünüz mü, tüm canlıların iyiliği sevgiyi, hoşgörüyü onaylamasına rağmen, neden hep kötülüğün kazandığını. Ne ilginç değil mi istek ve düşünceler ile gerçeklerin tezatlığı? Acıyorum o mangalda köz bırakmayan yüreklerin sahteliğine!

<ı>‘’Bak… Bil ki domuzların önüne inciler serilmez! Mücevherlerden ancak sarraflar anlar, başkaları bilmez. Ne fark eder ki kör bir insan için, elmas da bir cam da… Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma’’

Sonra düşünüyorum; hayat bu kadar süratle ve karmakarışık ilerlerken, biyolojik saat aleyhimize işlerken biz nasıl kendimiz olarak kalabiliriz ki. İlişkiler, gülüşler kahkahalar gözyaşları hepsi sahteleşiyor. Belki de sahteleşmek zorunda kalıyor, çünkü kalplerimize bir ikinci kez kırılma şansı vermek istemiyoruz.

Telafisi olmuyor bazı yaşanmışlıklardan duyulan pişmanlıkların. Taşı fırlattıktan sonra, acımasız kelimeler ağızdan çıktıktan sonra, fırsatları kaçırdıkdan sonra, iş işten geçtikten sonra ne kadar çabalasan da geri dönüşü olmuyor bunların... Ok yaydan çıkmış oluyor. Kimilerine göre böyle durumlarda kabuk bağlamak kendini korumanın en iyi yolu olabiliyor…

Ben yine de tüm bu olumsuz tabloya rağmen, aklımın karanlık bahçelerine gümüşten bir aydınlık yaratıyorum.

Diyorum ki;

<ı>Tüm insanlığın mayası bir avuç toprak değil mi?

İnsanlık, bir aralayabilse gönüllerinin gizemli kapılarını, o vakit farkına varacaklar gerçek yaşanmışlıkların hazzına…

<ı>Düşünsenize, eteklerinizin uçuşan kıvrımlarında sizinle raks eden sevdiklerinizi ve sizinleyken bunların mutluluk içinde tükendiğini yılların…

Bunları bilmek için yaşamak gerek, yaşamak için de cesaret. Aslında insanoğlunun kendini ifade etmesi için böyle deli gibi çabalamasına hiç gerek olmaması gerekiyor. Ama maalesef günümüz dünyası insanoğlunu kaptan kaba boşaltıp tanınmaz hale sokuyor. Bana göre hayat deneme yanılma olsa da, yine de tüm evrenin düzeni sağlayacak tek bir doğruda buluşması gerekiyor.

<ı>Nedir bu telaşı insanların, böyle telaşla daha mı kolay anlaşılacağını sanırsın ya da daha mı tez kavuşacağını düşünürsün arzu ettiğin diyarlara...

Muhtemelen, ne kadar kalabalık olsa da yaşadığımız ortamlar, ne kadar muhteşem görünse de bulunduğumuz mekânlar şeffaf yüreklerin ortak yazgısıdır sahtecilik, riyakârlık, değersizlik…

Kolay değil yaşamak bu zamanda, adam gibi adam olmak, maharet ister yürek ister, devir artık cilalı ihanet devri… Yıllar insanlara kariyer, mal, mülk, mevki verdikçe, masum mizaçlarından uzaklaştırmış ve bunlardan zarar gören bir kitle oluşturmuş çemberin içinde kadın erkek fark etmeksizin.

<ı>Tüm bunlara rağmen, hala varsa etrafınızda kızaran bir yüz, bana göre koruma altına alınız.

Bunlar sahici duyguların kâğıda aktarılışıdır. Arzuladıklarımız ile yaşamak zorunda kaldıklarımız farklı doğrultuda hareket etse de, tutarsızlık gibi görünse de yaşananlar, bunca yalan dolan içinde tek gerçek hepimizin etten kemikten oluşumuzdur.

Kim bilir, belki de hayal ettiğimiz, düşlediğimiz afili şeyler yalnızca filmlerde şık duruyor ne dersiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3740
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster