- Kategori
- Eğitim
*Bir sınav projesinin içindekiler*

*Üniversiteye giriş sınavları*
İlköğretimden üniversiteye sınava hazırlanmayan öğrencimiz var mı?” Cevabınız “Hayır” ise, işte yeni sistem ÖSS' te olabilecekleri araştırarak bilgilerinize sunuyorum.
Yeni sisteme göre, üniversiteye girişte artık tek değil, dört sınav uygulanacak. Yeni sisteme göre öğrenciler, 10, 11 ve 12’nci sınıfın sonunda, ”Olgunlaşma Sınavı” adı verilen bir sınava girecek. ÖSS’nin uygulanmasına da bu sınavların ardından devam edilecek. Böylece öğrenciler, dört sınava girmiş olacak. Sistem oturduktan sonra zamanla ÖSS’ye alternatif bir sistem haline getirilecek. Başlangıçta yılsonu sınavlarının yüzde 25, ÖSS’nin yüzde 75 oranında etki etmesi planlanıyor. Yılsonu sınavlarının etki oranının zamanla artırılması ve dört sınavın eşit hale getirilmesi düşünülüyor. Uygulamanın hızlanması ve sistemin alt yapısının Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu, üniversiteye girişte uygulanacak yeni bir sistem hazırladı. ÖSYM ile de görüş alışverişinde bulunan başkanlık, ilk taslak çalışmayı tamamladı. Yeni sistemle, tartışmalı katsayı problemi de çözülecek. Buna göre, meslek liseleri, kendi alanlarındaki üniversitelerin 4 yıllık bölümlerini katsayı engeli olmadan tercih edebilecek. Kendi alanı dışında tercih yapanlar için ise katsayı uygulaması devam edecek.
Yeni sistemde meslek liseliler katsayı sorunu yaşamayacak
# 10, 11 ve 12’nci sınıfların sonunda, öğrencilerin yıl boyunca gördüğü beden eğitimi, müzik, resim dersleri dışındaki dersleri kapsayan bir sınav yapılacak. Bu sınavda öğrencilere, alanlarındaki ders ağırlıklarına göre soru sorulacak. Öğrenciler, yıl boyunca işledikleri tüm derslerden soru ile karşılaşacak.
# Meslek lisesi öğrencileri, kendi alanlarıyla ilgili ek soru çözecek.
# Bu sınavların soruları, MEB ve ÖSYM tarafından ortak olarak hazırlanacak. Olgunlaşma sınavlarının ardından, ÖSS’ye de girilecek. Olgunlaşma sınavlarından alınan puanların ortalamaları, ÖSS puanına eklenecek. Puan yüzdeleri, ÖSYM ile yapılacak toplantıyla netleşecek.
# Olgunlaşma sınavı, iki güne yayılacak. Soru sayıları, haftalık ders saatinin 6 ile çarpılması ile tespit edilirken, haftada 6 saat matematik dersi veriliyorsa, sınavda 36 matematik sorusu olacak.
# Meslek lisesi öğrencileri, temel alan derslerini genel lise öğrencileri kadar yoğun almadıkları için, bu alanlarda 30–40 daha az soru ile karşılaşacak. Bu öğrenciler, kendi okudukları alanla ilgili olarak fazladan 30–40 soru çözerek, diğer genel liseliler ile eş seviyede soruyla karşılaşmış olacak. Örneğin, Motor bölümünde okuyan öğrenci, bu alanda, İmam Hatip lisesi öğrencisi de yine kendi alanında soru çözecek.
# Meslek liseleri öğrencileri, kendi alanlarıyla ilgili üniversite bölümlerini tercih ettiğinde, katsayı sorunu ile karşılaşmayacak. İmam Hatip Lisesi mezunları İlahiyat Fakültesi’ni, İletişim Meslek lisesi mezunları İletişim Fakültesi’ni, Makine bölümü mezunları Makine Mühendisliği bölümlerini tercih edebilecek.
# Sınavla, ortaöğretim sisteminin performans değerlendirmesi de yapılacak. Bakanlık, hangi sınıflarda hangi alanlardaki ve hangi derslerde sıkıntı olduğunu görecek. Sınıflar, illere göre de değerlendirilebilecek. Sınav, ÖSS’den önce öğrencilerin başarı durumlarını tespit etmeyi de sağlayacak.
YÖK ve MEB karar verecek.
Öncelikle Talim Terbiye Kurulu’nun hazırladığı bu taslak, kabinenin yeni Milli Eğitim Bakanı’nın onayına sunulacak. Eğer Bakan, ÖSS’de sistem değişikliği için “düğmeye basın” talimatı verirse gözler YÖK’e çevrilecek. Yasa gereği üniversiteye öğrenci alımı işlemleri YÖK tarafından yapılıyor. YÖK, olgunlaşma sınavlarını yeterli bulursa ÖSS’yi kaldırabilecek. YÖK’ün ÖSS’yi kaldırmaması halinde olgunlaşma sınavları ile ÖSS’nin sınavdaki ağırlık derecelerini eşitlemesi de gündeme gelebilecek.
Taslak çalışmada, ders ağırlıklarına göre öğrencilere sorulacak soru sayıları şöyle hesaplandı:
ALAN-BÖLÜM
SORU SAYILARININ SINIFLARA GÖRE DAĞILIMI
10.SINIF
11.SINIF
12.SINIF
TÜRKÇE –MATEMATİK
162
138
120
FEN BİLİMLERİ
156
156
132
SOSYAL BİLİMLER
138
144
144
YABANCI DİL
186
186
186
Mesleki okullara yönlendirme yapılması şart, sistemin ne kadar iyi kurulursa kurulsun öğrencilerin dershanelere bağlanacağını söyledi “Herkes üniversiteye girecek diye bir şey yok. Yüzde 70 oranında mesleki okullara yönlendirilirse ve yüzde 30’u da üniversiteye yönlendirilirse bu sistemde bir sıkıntı yaşanmaz. Öğrencilerin eğitime ve okullara güvenmesi gerekir. Ama öğrencilerin yüzde 100’ü üniversiteye gidecekmiş gibi bir akıldan hareket edilirse sıkıntı doğar. Bu durum öğrencileri dershaneye bağlı hale getirecek. Öğrenciler ve veliler dershaneye gitmeden bir şey yapılamayacağına inanmış durumda. Zaten dershane sektörü 2, 5 milyar doları buldu. Bu rakam da giderek artacak. Çocuklar iyice yarış atına dönmüş olacak. Sınavlar, iyi rehberlik hizmetleri verilmezse sıkıntılı bir süreç yaşanacağı görülmektedir.
ÖSYM Başkanı’nın gelecek sene sınav sisteminin değişeceğini açıklaması genelde sınav başvuruları ve sınav günü hatırlanan ÖSS’yi tekrar ana gündemlerden birisi yaptı.
Düşünülen sistemi ele almadan önce eleştirilecek ilk nokta açıklamanın zamansızlığı. Henüz sistem netleşmemişken öğrencilerin kafasını karıştırmanın çok da gereği yok.
Çünkü öğrencilerin bu sınava yüklediği anlam çok farklı, Dolayısıyla kullanılan cümlelerin öğrenciler üzerindeki etkisi mutlaka hesaba katılmalı.
Bütün bu hazırlıklar; Öğrencileri ne kadar rahatlatır diye sorulduğunda ise; öğrenci cephesinden de bakıldığında hayatımıza yeni kavramlar ve kargaşaların egemen olacağı hakim, Öncelikle karamsarlıklar bir taraf edilmeli.
YÖK Başkanından yapılan açıklamada; Öncelikle iki sistem üzerinde işlem yapılmasının uygun olacağı vurgulanmıştır. İngiliz modeli olarak bilinen sistem dersler sınavı şeklinde uygulanacak.
Aslında bu sistem daha önce yayımlanmış olan Yükseköğretim Strateji Raporu’nda ele alınmış ve çözümün bir parçası olarak işlenmişti. Öncelikle İngiliz modeli hakkında bilinenleri özetlemek gerekirse;
İngiltere’de zorunlu eğitim 6 yaşında başlayıp 16 yaşında bitiyor. Öğrenim sürecini tamamlayan öğrenciler GCSE sınavına girerler Başarılı olurlarsa Türkiye’deki lise diplomasına denk sayılan belgeyle mezun olurlar.
GCSE belgesiyle mezun olan öğrenciler üniversiteye başlayabilmek için A-Level adı verilen ve iki yıl süren ayrı bir ön eğitimi tamamlamak zorundadırlar. Normal ve standart olan A-Level eğitimini tamamladıktan sonra uygulanan sınavla A-Level başarı notuna göre üniversite yerleştirmeleri yapılır.
A-Level sınavlarına yapılan hazırlık GCSE için yapılan hazırlıktan oldukça farklıdır. GCSE için öğrenciler genellikle 10 veya 11 dersi çalışırken, A-Levelda derinlemesine bir çalışma için üç ya da dört ders mevcuttur.
Çoğu öğrenci üniversite giriş şartı olarak üç ya da dört ders üzerinde A-Level eğitimi alır. Bu dersler, üniversitede okunacak dalla da uygunluk içindedir. Mesela mühendislik okumak isteyen öğrenci matematik, fizik ve kimya veya mekanik çalışmalıdır. İngiliz sisteminin detayı bu kadar, YÖK Başkanı’nın açıklamalarını, buna bağlı olarak İngiliz modelini ve geçmişte yayınlanmış Yükseköğretim Strateji Raporu’nu göz önüne aldığımızda öngörülen sistemin ders sınavları şeklinde düşünüldüğü sonucu karşımıza çıkıyor. Öğrenci bir nevi modüllü bir sınavla karşı karşıya olacak. Her ne kadar Yükseköğretim Strateji Raporu’nda ‘ortaöğretimi bitirme sınavı’ dile getirilse de (İngiliz sisteminde de GCSE sınavı olarak var) bu sınavın öngörülen sistemde olup olmayacağı konusunda şimdiden bir şey söylemek zor. Ancak böyle bir filtrenin, beraberinde birçok soruna neden olacağını tahmin etmek güç değil.
Ders sınavları uygulama düşüncesi oldukça makul. Öğrenci artık hedefini çok önceden bölüm ya da bölümler olarak planlamış, çalışmasını bu hedefi gözeterek yapmış olacak. Katsayı ya da tablo engeli olmadan istediği bölümlere yerleşebilmek için kaygısız ve özgür bir şekilde çalışabilecek.
Yeni gelişmelerde birlikte olmak üzere, bütün öğrencilere başarılar dilerim.