Hangi öğretmenler günü! / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '08

 
Kategori
Eğitim
 

Hangi öğretmenler günü!

Atatürk’ün Millet Mektepleri Baş Muallimi oluşunun 60. yıldönümündeyiz. “Öğretmenler Günü” kutlu olsun

Atatürk, Millet Mektepleri'nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata'ya Millet Mektepleri Başöğretmenliği sanını verdi. 24 Kasım Atatürk'ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.


Öğrencileri, öğretmenleri, okulu çok seven Atatürk yurt gezilerinde okullara uğrardı. Sınıflara girer, sıralara oturur, ders dinlerdi. Öğrencilere sorular sorardı. Öğretmenlerle konuşur, her yerde öğretmenliğin üstün bir meslek olduğunu anlatırdı.


Atatürk, öğretmenlerin Kurtuluş Savaşı'nda nasıl canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler Öğüt Kurulları oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler 14 eğitim kuruluşu ile birlikte Milli Kongre Cephesini kurdular. Milli Kongre Cephesi, düşmanların İzmir'i işgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingini hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından çoğu öğretmenlerdi.


Başöğretmen Atatürk, öğretmenlerin Kurtuluş Savaşı'nda gösterdikleri etkinliği hep övmüştür. Atatürk yeni Türkiye'nin yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı. Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine inanıyordu. Bu nedenle Atatürk "Milletleri kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir." Sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir.

Atatürk'ün 100. Doğum yıldönümü 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.


Öğretmenler Günü'nde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler Günü'nde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır. Mesleğe yeni giren öğretmenler 24 Kasımda Öğretmen Andı içerek göreve başlarlar.


Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır. Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır.


Öğretmenler sevgi dağıtır. İnsanı ve yaşadığı toplumu doğruya yöneltir. Bilgi toplumunun oluşmasına çaba gösterir. Dünyayı tanıtır. Öğretmen her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur. Gerçekleri anlatır.

Doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir. Toplum Öğretmenlerin eseridir. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini Türkiye Cumhuriyeti ve onun kurucuları, yüceltenleri için harcar. Beceri ve yeteneklerin gelişmesine yardımcı olur. Kısaca analar doğurur, öğretmenler yetiştirir. İnsanı ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, Öğrenciler üzerinde titiz, dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak şekillendirirler. Duygulara, ruha, fikirlere ve hayata bakışa en güzel desenleri verirler.

Öteden beri, her toplumda meslekler içinde öğretmenlik en “kutsal” meslek olarak algılana gelmiş, öğretmenliği “ana meslek” saymak, öğretmeni insanın hayatında ana-babadan da ileri bir yere geçirmek, nesilleri onların yetiştireceğine inanmak, cemiyetin kalkınmasında öğretmenlere umut bağlama eğilimleri, uygulamaları, etkileme dereceleri ne olursa olsun, zamanımıza kadar canlılığını koruya gelmiştir. Atatürk’ün “Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz.” sözleri bunun açık bir misalidir. Öğretmene verilen bu önemli göreve bağlı olarak, “nitelikli öğretmen” yetiştirme işi, öteden beri önem verilmesi ve öncelik tanınması gereken bir iş olarak algılana gelmiş; öğretmen adaylarının, “ideal” kabul edilen birtakım öğretmenlik davranışlarına sahip kılınmalarının ve toplumun “örnek insan”ları olarak yetiştirilmelerinin gerekliliği savunulmuştur.

Ülkemizde, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesinde yer alan “Hangi kademesinde olursa olsun, öğretmen adaylarının yüksek öğretim görmelerinin sağlanması esastır.” ve “Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyonla sağlanır.” hükümleri ile öğretmenlerin yetiştirilmelerinde uyulacak temel esaslar, usuller, kriterler belirlenmiş bulunmaktadır. Buna rağmen, öğretmen adaylarının “iyi” yetiştirilmeleri, öğretmenlik mesleğinin “meslekleştirilmesi” ve cazibesinin arttırılması konularında var olduğu görülen yaygın ve ortak inançların, ülkemizdeki uygulamaları yeterince etkilemediği, öğretmen yetiştirme sistemimizde çelişkiler, kargaşalıklar bulunduğu; öğretmenlerin çok çeşitli kaynaklardan, çeşitli kıstaslara göre yetiştirildikleri; bu kaynaklar arasında bir uyum ve ahenk bulunmadığı; daha da önemlisi, nasıl bir öğretmen yetiştirmek istediğimizin belirli olmadığı; hele, “Öğretmenleri yetiştirecek öğretmenlerin yetiştirilmesi” konusunda belirli bir politikamızın bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan 1739 sayılı Kanunda sözü edilen, “Öğretmenlik mesleğine hazırlık” konusundaki kıstaslara uyulmadığı ve ihtiyaç duyulan alanlara “Pedagojik formasyon” almamış elemanların yıllardır atana geldiği de bilinmektedir.

Yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Türk Milleti’nin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşması için sarf edilen gayretler içerisinde muhakkak ki, Türk öğretmenlerinin büyük katkıları olmuştur. Onun içindir ki, Atatürk, öğretmenlerimize ayrı bir değer vermiş, gerek yurt gezilerinde, gerekse resmî ve özel konuşmalarında sistemli ve devamlı olarak öğretmenlerimize hitap etmiştir. “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” ve “Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” hitapları bunlardan sadece ikisidir.

Bilindiği gibi bir ülkenin kurulması, gelişmesi ve geleceğinin güçlü bir şekilde güvenlik altına alınması, eğitim ve öğretim temeline dayanır. Bunun da mimarları öğretmenler olacaktır.

İnsanoğlunun daha iyi bir geleceğe ulaşması için beslenen bütün umutlar ancak öğretmenlik mesleğinin yükseltilmesine ve öğretmenlerin daha büyük kitlelere faydalı olmasına bağlıdır. Medenî hak ve hürriyetlerimizin garanti altına alınması, refahın artması ve diğer bütün umutlarla inançlar yalnız ve yalnız öğretmenlere bağlıdır. Bu sebepledir ki, Türk Millî Eğitiminin gayesi; bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde iktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak, nihayet Türk Milleti’ni çağdaş uygarlığın yapıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır.

Ünlü bir eğitimcinin; “Eğitimde ihtimal ki, en fazla tesir ve nüfuza sahip amil öğretmenlerdir. Müfredat programları, teşkilât, araç ve gereç önemli olmakla beraber, bunlar öğretmenin canlı şahsiyeti ile hayatiyete kavuşturulmadıkça pek az mana taşır veya hiçbir mana ifade etmez.” dediği gibi eğitim sisteminin her iki bölümünde de aslî öğe öğretmendir.

Öğretmenlik; devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir.

Şurası hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, kanun, yönetmelik ve genel emirlerin içerisinde kaldığı, aslî görevini yerine getirdiği sürece öğretmene, çocuğunu teslim ettiği gün “Eti senin, kemiği benim!” diyebilecek kadar hoşgörülü ana-baba, mahallenin büyüğü ve idare âmiri daima yardımcı olmuş, kendi çocuklarının yetiştirilmesinde ona destek vermişlerdir. Ancak son yıllarda bu desteğin devam ettiğini söylemek herhalde mümkün olmadığı gibi, ülkemizin istikbâline damgasını vuracak olan öğretmen topluluğunu bölmede, öğretmeni günlük siyasetin içine çekmede çıkar umanların gayret gösterdiğini, bu gayretlerini özellikle öğretmen yetiştiren müesseselerimizde yoğunlaştırdıklarını ve bir dereceye kadar da başarıya ulaştıklarını, bunun sonucu olarak da öğretmenlik mesleğinin itibarından çok şeyler kaybettiğini açıkça belirtmek, sanırım, gerçeklere ters düşmeyecektir. Bu sebeple öğretmenlik mesleğinin değerli mensuplarının vazifelerini gereği gibi yapabilmelerinde, meslekî birlik ve bütünlüklerini sağlayıp koruyabilmelerinde kendilerine düşen görevlerin yanı sıra hükümetlere, idare âmirlerine, velilere ve öğrencilere, diğer bir deyişle, bütün müessese ve kuruluşlarıyla Devlete ve vatandaşlara da görevler düşmektedir. Bu yüzdendir ki, günümüzde öğretmenlik mesleğine eski itibarını kazandırmak, öğretmenler arasındaki birlik ve beraberliği pekiştirmek, bu mesleğe feragatle hizmet etmiş olanları anmak gayesi ile 24 Kasım tarihi “Öğretmenler Günü” olarak tespit edilmiş; günün anlam ve önemine uygun bir şekilde kutlanması yazılarda kalmamalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı ile okullar arasındaki bağlantılarda kopmalar da görebiliriz. Yeni zamanın Okul Müdürlerinden bazıları okulları Cuma saat 12.00 da tatil ediyorlar. Birilerine şirin görünmek uğruna bir çuval inciri bozmanın yararı nedir?

Türk Milleti’nin geleceği olan genç nesilleri siz Öğretmenler yetiştiriyorsunuz. Vatandaşlarımızı cehaletin pençesinden kurtarma savaşını sizler veriyorsunuz. Yetiştireceğiniz nesillerde mutlaka sizin izleriniz, hatıralarınız ve bedeli asla parayla ödenemeyecek emekleriniz bulunacaktır.

Bir milletin geleceğini hazırlayan böylesine önemli ve ulvî bir mesleğin elemanı olarak sizler; bazı sıkıntıları, çevrenin yokluklarını istismar etmek suretiyle öğretmen camiasından gözükerek öğretmenlik mesleğinden, meslektaşlarınızdan sizleri ayırma, öğretmeni meslektaşlarının ve onlara hizmet getirmekle görevli olanların karşısında gösterme çabaları, gizli de olsa, geçmişte olduğu gibi, bugün de sürmektedir. Bu çabaların öğretmenlere ve mesleklerine ve en önemlisi de yurdumuza ve milletimize bir fayda getirmediği acı gerçeği ile yakın geçmişte karşı karşıya geldik.

Türk Millî Eğitimine büyük emek ve hizmetleri dokunan, şu anda aramızda bulunmayan bütün öğretmenlerimize, başta Başöğretmen Atatürk olmak üzere minnet ve şükranlarımı sunarken,

24 Kasım Öğretmenler Günü öğretmenlerimize kutlu olsun.

 
Toplam blog
: 14
: 1943
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

1956 Artvin doğumlu İlk, orta, lise öğrenimini Artvin-Şavşatta tamamladı. Yüksek öğrenimini Erzuru..