- Kategori
- Futbol
"Bizi sevenleri üzmeyelim baba..."

Efsane kaptan Metin Oktay'ı saygıyla anıyoruz. Resim: Milliyet fotogaleri.
Galatasaray, sezonun 5. haftasında Beşiktaş ile Ali Sami Yen Stadı'nda karşı karşıya geldi. Beşiktaş'ın amacı bu derbiyi kazanıp ligdeki kötü gidişatına "dur" demekti. Manchester United maçı öncesi Beşiktaş'ın alacağı galibiyet Şampiyonlar Ligi'ne moralli başlamasını sağlayacak ve ligde son 4 haftada aldığı sadece bir galibiyet nedeniyle taraftardan gelen olumsuz tepkileri önleyecekti. Fakat öyle olmadı...
Maça Galatasaray hırslı ve hızlı başlayınca Beşiktaş deplasmanda oynamanın dezavantajıyla telaşa kapıldı. 4. dakikada Arda'nın kullandığı köşe vuruşu ve topa Mustafa Sarp'ın kafayla dokunuşu Cimbom'u 1-0 öne geçirdi. Gol her ne kadar Arda'nın ve Mustafa Sarp'ın sayesinde olsa da goldeki asıl pay Kaleci Rüştü'ye aitti. Mustafa Denizli'nin kalede, sakatlıktan yeni çıkan Rüştü'yü oynatması, bana göre en büyük hatalardan biriydi. Onun yerine, dört haftadır Beşiktaş kalesini koruyan ve bu nedenle formda sayılan Hakan Arıkan'ı oynatması daha doğru olurdu.
Ayrıca Denizli'nin derbiye Nihat'la başlaması da Beşiktaş'ın gol ayağının birini eksiltti. Çünkü Nihat'ın haftalardır Beşiktaş'da sergilediği performans çok kötüydü. Kara-Kartal maça Nihat'ın yerine Bobo'yla başlasaydı, ilk yarıda ileri uçta hiçbir varlık gösteremeyen Beşiktaş çok net gol pozisyonları bulabilirdi. Hatta Bobo'yla golü bulup maçın skorunu lehine çevirdikten sonra Nihat'ı oyuna alıp skoru korurken, kontra ataklarla gol arayabilirdi. Bu hatasını devre arasında düzelten Denizli, ikinci yarıya Bobo'yla başladı ve Siyah-Beyazlı ekip pek çok gol pozisyonu buldu. Fakat golü bulamayan Beşiktaş yüklenmeye devam etti.
İlk yarıdaki futbolu ikinci yarıda sergileyemeyen Galatasaray aslında kötü oynuyordu. Orta alanın gerisinde yapılan top kayıpları Cimbom'un kalesinde tehlikeler yarattı. Kaleci Leo Franco'nun kurtarışları golü önlese de Beşiktaş beraberlik umutlarını iyice yeşertmişti. Tam Aslan'ın kırılacağı bir vakit gelişen atak, Rüştü'nün hatası ve Baros'un tekniği Cimbom'a ikinci golü kazandırdı. 65. dakikada durum 2-0 oldu.
İkinci golden sonra oyun neredeyse dengelendi fakat yine de gol arayan taraf Beşiktaş'tı. Ancak bu atakların hepsi Galatasaray'ın kontrolündeydi. 2-0'lık rahatlığın ardından kontrolü eline geçiren Galatasaray geriye çekilmiş olmasına rağmen hızlı ataklarla gol aramayı da ihmal etmedi ve 82. dakikada aradığı 3. golü yine Baros'la buldu. Galatasaray tarihinde üçüncü kez, lige 5'te 5 yaparak başlamış oldu. Cimbom, gelecek hafta Kasımpaşa'yı da mağlup ederse tarihinde ilk kez, lige altı hafta üst üste galip gelerek başlamış olacak.
Sahadaki dostluksa iki takıma da çok şey kazandırdı. Türk futbolunda büyük takımların dostluk gösterileri seyirciyi de etkiler. Seyircinin kalitesi ise maça yansır. Bu yüzden tüm takımların Fair-Play'e verilen önemi artırması hem kendi hem de Türk furbolunun yararınadır.
Beşiktaş'da Mustafa Denizli'nin durumu kritik. Beşiktaş, Salı günü Manchester United'ı yenerse Denizli kahraman olur. Fakat o maçı kaybedip gelecek hafta ligde Kayserispor karşısında da tökezlerse istifa sesleri açık açığa yükselir.
Milli Takım'ın 2010 Dünya Kupası'na gidememesi durumunda Terim'in istifası söz konusu olursa o tarihe kadar Beşiktaş'da da herhangi bir düzelme olmazsa Mustafa Denizli Milli Takımın başına getirilebilir. Fakat temennim; iki takımın da zor günleri atlatması. Sonuç olarak ikisi de yurtdışında Türkiye'yi temsil ediyor. Oluşacak herhangi bir sorun ve takım içi uyumsuzluk ülke sporuna ve puanına zarar verir diye düşünüyorum.
Not: Türk futbolunun yetiştirdiği en önemli oyunculardan biri olan "Galatasaray'ın efsane kaptanı Metin Oktay'ı" ölüm yıldönümünde Saygıyla Anıyoruz...