- Kategori
- TV Programları
“Bu Tarz Benim” Değil

Ekranlarda 8 haftadır yüzünü gösteren bir stil yarışması var adı da “Bu Tarz Benim”. Reytingleri pek çok diziyi geçiyor, ortalığı kasıp kavuruyor. Jüri koltuğunda Nur Yerlitaş, Kemal Doğulu ve İvana Sert’in oturduğu Öykü Serter’in sunduğu programı Show Tv ekranlarında merakla seyrediyoruz.
Benim merakım “bu kızlar ne zaman tarz olacaklar” cinsinden. Evet, bir programın reyting alması kanal için çok önemli. Dolayısı ile de iş yapan yapımlar baştacı ediliyor. Eğer üniversite eğitimim hakkında bir bilginiz varsa belki benim de söyleyecek sözlerimin olduğunu biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için ben şimdilerde adı Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Ana Sanat Dalında Moda (Tatbiki Güzel Sanatlar) okudum. Böyle rezalet de görmedim!
Sorun ne jüride ne de sunucuda, sorun yarışmacıların topunda! Tarz nedir bilir misiniz? Yaşı genç ve bilmeyenler için anlatayım, tarz; özel oluş, davranış biçimi, üslup, stil’dir. Stil ise bir bütündür! Eğer stiliniz marjinal ise sizden gece elbisesi giymeniz beklenemez. Avant- Garde olmak alışılmışın dışında ve öncü giyinmek demektir. Bunların hepsi de bir pakettir ve sizin her hangi biri ya da sıradan olmanız beklenemez. Dövmeli vücuduna abiye, derin dekolte giymez! Bana Hollywood starlarını örnek göstermeyin, onlara bu kostümleri giymeleri için modacılar para veriyorlar. Bir de özel yaşantılarında giydiği kostümlere bakın, belki o zaman bana hak verirsiniz. Angelina Jolie, hayatının hiçbir döneminde size kahveyi kendi elleriyle sunmuyordur. Şimdilerde hizmetkarları size kahve sunuyor ama eminim parayı bulmadan önce “Kalk kahveni kendin al” derdi. Çünkü dövme yapmak bir başkaldırı sembolüdür, salt beden süsü değildir. Bir anlam taşır ve toplum geneline de “Cool” tavırlarla yaklaşır.
Hani sık sık kullanılan “Cool” tarzı var ya o nereden çıkmış canım Türkiye’m bilir misiniz? Yine dilimizde karşılığı bulunamadığı içindir ki cool olmayı, “bir tarza sahip olmak”, “karizmatikolmak” ya da “havalı olmak “ gibi düşünebiliriz. Yabancı dil bilmeden Maşallah topumuz bu tavrı ve tarzı benimsemiş, anlamış ve özümüze sindirmiş bulunuyoruz. Oysa Cool tavır- tarzın çıkışı ve tanımı Afrika’da köle ticaretinin Batıya hızla yayıldığı dönemlere dayanıyor. Köleler, ağır bir şekilde cezalandırılmamak için, açık bir şekilde isyan etmek yerine, otoritenin baskılarına ve eziyetlerine ironik bir kayıtsızlıkla karşı çıkıyorlardı. Kölelerin, kendi onurlarını koruma tavrına, “cool” denilmeye başlanıyor ve bu deyiş zamanla dile yerleşiyor. Cool olmanın kökeninde, egemen gücün baskısına kayıtsız kalarak direnme vardır. Cool olan, egemen olanın baskısını, "tavır koyarak" yok sayar.
Şimdi bu modaya tarz olarak geçmiş tanımların ışığında yarışmacılara bir bakın istiyorum, sizce yarışmacılardan tarz olan hangisi? Tarz sahibi kişiler, olaylar karşısında hiç istifini bozmayan, heyecanlanmayan, kendi bildikleri gibi davranan insanlar, başkalarını umursamadıkları için de tarz bulunuyorlar. Popülerlik adına tarzından ödün vermeyen, dış dünyanın sadece kendini seyrettiğine inanan kişiler gelende tarz sahibi bulunur. Tarz olan ne varsa kendi başına bir iş alanıdır, markadır, özenilendir. İçinde yaşadığımız bolluk- bereket çağında tarz olmak rekabet üstünlüğü sağlıyor. Öyle ince bir çizgidir ki tarz olmak eğer ölçüyü kaçırırsanız bayağı olursunuz.
Tarz sahibi olmak biraz kitlelerden uzaklaştırır ve sık rastlanılan değildir!
Yarışmaya bakarsak sadece şöhret sahibi olmaya odaklı yarışmacıları görüyoruz. Birbirleri ile ağız dalaşına girecek, bir birleri hakkında skandal yaratacak açıklamalar yapacak, birilerini yok etmek adına komplo teorileri üretmek tarz olmak mıdır? Yarışmacıların hepsi sıradan, kendileri olmayan tarzları benimsemiş, başkalarının üzerinden kopyalarla sokakta sık rastladığımız kişiler. Bu da onları zaten tarz olmaktan uzaklaştırıyor.
Bu tarz benim yarışmacıları daha çok arabesk yapı içerisinde, giydikleri kostümün bir parçası bile onların gösterişi tercih edip, görkemden uzaklaştığını gösteriyor. Görkemli olmak için taşa-tuşa ihtiyaç yoktur. Taş- tuş lüks hayatın topluma vurulmuş hain tokadıdır! Abartıya kaçınca avamlaştıran keskin bir bıçaktır.
Yarışmacılarda bir çene, bir çene bazen lafın nereye gittiğini fark bile etmiyorlar. Şimdi bu yarışmadan bir birinci çıkacak. Bu yarışmaya katılıp podyumda kendilerini gösteren elenmiş yarışmacılar bile sektörde kendilerine bir yer bulacaklar. Peki, beni kendilerinin tarz olduğuna nasıl inandıracaklar? Tarzını ve tavrını beğenmediğim birilerinin ekran başarısı için bu hareketleri yapmaları sadece onları popüler yapabilir. Popüler de gelir ve geçer!
Bir durun da düşünün; ekranda ne kadar çirkin görünüyorsunuz, el kol hareketleriniz ve mimikleriniz ne kadar abartılı (ki tiyatro eğitimi aldığınızı söylüyorsunuz), laf söylemek olsun diye kurduğunuz seviyesiz cümleler, “ben oldum” tavırları ile kibirli eleştiriler, entellektüel tavrını göstereceğim diye bir yerlerini yırtmalar, avam olmayacağım diye gezmeye gittiğiniz yerler ( A.B.D, İtalya, Fransa, Nişantaşı, v.s.) , tartışmalarınızdaki seviyesiz tabirler… sizce tarz mı, yoksa kötü örnek mi?
Popüler olmak belki şöhreti yakalamak için kendilerini yerden yere vuran, parçalayan yarışmacılar kusura bakmayın “Bu Tarz Benim” değil!
Hayatta tarzınızı konuşturmanız dileği ile…
https://www.facebook.com/pages/Ece-Er-%C4%B0le-Ba%C5%9Fba%C5%9Fa/145170645649459