- Kategori
- Aşk - Evlilik
"Çekim Yasası" ama bu başkası...

Hani şu sarkaçlar vardır ya...İki uzunca ip, ucunda da topuzlar...Birini tutar, kendinize doğru çeker ve gerersiniz sonra bıraktığınızda geri çekilmiş olmaktan aldığı ivmeyle top gider ve hızla diğerine çarpar. Ve bu çarpışmadan sonra kendinize doğru çekerek hareket verdiğiniz sarkaç kolu, tekrar size doğru döner...
Siz bir daha elinizi sürmezseniz bir süre daha diğerine doğru gider gelir...
Bu gel gitler git gide sönümlenerek devam eder. ilk hareketten alınan ivme her gidiş ve geri dönüşte biraz daha hızını kaybeder. Sanki motivasyonu düşer. Ve bir süre sonra ilk hareketsiz haline geri döner.
Bir de sarkacın diğer kolunun bulunduğu tarafa bakalım: Orda da, hareketi ilk başlatan kolun gelip diğerine dokunmasıyla başlayan bir dinamizim mevcuttur. Beklenmedik bir anda, hesap edilemedik bir dokunuş yaşanmıştır. Ve buna karşı direnç göstermek söz konusu olmadığından da, bu dokunuşun kazandırdığı hızla önce hareketin geldiği yönün aksine kaçış sonra, geri dönüş ve yanaşma yaşanır...
Yine ilk sarkaç kolunda da olduğu gibi, burada da gözlemlenen; önce şiddetli bir hereketlilik, kaçış ve sonra hızla geri dönüş olmaktadır... Ardından gittikçe düşen bir tempoyla kısa mesafeli gidişler yaşansa da, artık dönüşler daha çabuk olacaktır.Çünkü kinetik enerji düşmekte, bu nedenle de her devasında kat edilen mesafe hız düştüğünden kısalmaktadır.
İlk çarpışma anından sonra her iki kolda da yaşanan hareketlilik; tekrar bir dış müdahale olmazsa (bir germe, itme sıkıştırma vb bir potansiyel enerji yüklemesi yapılmazsa) kendi dinamiğinde kaçıştan çok, yaklaşmaya yönünde olacaktır. Ve aslında bundan sonrasında da ritim, kendi mesafesini de kendi belirleyerek durulacaktır.
Yine burada ritmi belirleyici unsurlar arasında; maddenin yapısı, boyutu, hacmi, yoğunluğu dış etkenler(sıcaklık) sürtünme vb. olarak gözönüne alınmalıdır.
Potansiyel enerjiden gücünü alan ve bu vesileyle bir birlerine temas halinde ortaya çıkardıkları kinetik enerjiyi ortaya koyan bu iki sarkaçın hareketliliği; bu ekstra itki (potansiyel enerji verilmesi) sözkonusu olmadığından da zamanla sönümlenecektir.
Ve yeni bir potansiyel enerji (bu örnekte kollu geriye çekerek germe eylemi) verilmediği durumda; gittikçe libidosu düşen bir kinetik enerji hareketi gözlemlenecektir. Bu nedenle ilk başta ki dinamik gelgitler, gitgide sönümlenerek İlk başlangıçta ki hallerine geri dönerler.
Potansiyel enerji ile yüklenmeyen madde de kinetik enerji sıfırdır.Ve bu durumda; sarkacın iki kolu kendi halinde yan yana hareketsizce durur. Biz bunları iki sarkaç kolu yerine, iki insan şeklinde örneklersek de; çekim olmadığında birbirine nötr olan iki kişi olarak algılayabiliriz.
Kinetik enerji hareket eden cisimlerin sahip olduğu enerji olduğundan; söz konusu hareketi sağlayan öncesinde maddeye ne kadar sıkıştırma, germe vb. uyguladığınızla ilintilidir. İlk çarpışma anında ortaya çıkan kinetik enerjinin şiddeti, uyguladığınız potansiyel enerjinin miktarına bağlıdır.
Örneğin gerilen bir yaya potanisiyel enerji uygulamış oluruz. Yada sıkıştırılan bir madde için de aynı şey geçerlidir. İlişiklerde de gerilim potansiyel enerji; patlama anları gerek ruhsal gerek, fiziksel bağlamda kinetik enerjinin ortaya koyuluş anlarıdır.
Kısacası madde ne kadar güçlü bir potansiyel enerjiye maruz kalırsa, o kadar büyük bir kinetik enerji ortaya çıkaracaktır. Ve yine kinetik enerji de ivme sağlayacağından şunu daha göz ardı etmemek lazımdır ki; madde ne kadar büyük bir kinetik enerjiye sahipse maddenin yapacağı iş de o kadar büyüktür.
Yukarı doğru fırlatılan bir taşı örnek göstermek gerekirse; yukarı fırlatılan taş belirli bir kinetik enerjiye sahiptir.
Yukarı hareketi sırasında hızı azaldığından kinetik enerjisi azalır, ancak yükseklik kazandığından potansiyel enerjisi artar.
Ancak unutmamak gerekir ki; sürtünme ile olan kayıplar gözönüne alınmazsa, aslında toplam enerji sabit kalır...
Buna da enerjinin korunumu yasası denir...
Sürtünmeye neden olan şartlar taş söz konusu olduğunda hava olmaktadır. İlişkilerde de dış ve iç faktörleri sayabiliriz...
Şimdi bu fiziksel söylemle yapılmış metoforu dilerseniz beraberce ikili ilişkilere moddelleyelim ve bakalım ne gibi açılımlar yaşayacağız, dilerseniz paylaşalım...
Not: Konu ile ilgili detaylı bir açıklama ve şahsi görüş bildiriminden yazı boyunca özellikle kaçındığımı belirtmek isterim. Sebebi de kendimi mümkün olduğunca okuyanı kendi görüşlerimi detaylandırarak tesir altında bırakmadan, sadece bakış açısı göstererek, bireysel modellemesini yapmasına ön ayak olmaktır. Böylelikle okuyan için de açılımlar; çok daha özgün, şahsi yaratıcılık ve ihtiyaçları doğrultusunda olacaktır.
Sevgi ve ışıkla
Ayna
16.06.07