"CHP'yi Kim Yönetiyor" Tartışması ve Arkasından Kılıçdaroğlu'nun, 15 Temmuz Darbesi İtirafı... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '18

 
Kategori
Siyaset
 

"CHP'yi Kim Yönetiyor" Tartışması ve Arkasından Kılıçdaroğlu'nun, 15 Temmuz Darbesi İtirafı...

"CHP'yi Kim Yönetiyor" Tartışması ve Arkasından Kılıçdaroğlu'nun, 15 Temmuz Darbesi İtirafı...
 

...Ve arkasından Kılıçdaroğlu'ndan 15 Temmuz darbesi hakkında şok edici itiraf


Gerçekten CHP'yi Kim Yönetiyor?... Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve Onun MYK'sı mı; Yoksa CHP Dışındaki "Gizli Bir Karar Merkezi" mi?

*

Habertürk TV'de, "Türkiye'nin Nabzı" canlı programında, Habertürk yazarı Sevilay Yılman, Tuncay Özkan hakkında şöyle bir açıklama yaptı:

"Tuncay Özkan, bir  gazeteci arkadaşıma, CHP'de, 'Gizli Bir Karar Merkezi' var. Bu 'karar merkezi' CHP'nin dışında bir oluşum. Biz de, kim olduğunu bilmiyoruz...Kemal Bey'in orada alınan kararları MYK'ya getiriyor" .

Sevilay Yılman, bunu kendisine aktaran kişinin de, Halk TV Genel Müdürü Şaban Sevinç olduğunu da ilave etti.

Bunu üzerine, "canlı yayına" bağlanan CHP'nin, Basınla İlişkiler ve Kurumsal İletişim'den sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, Şaban Dişli'ye verdi veriştirdi; onu, yalancılıkla ve komplo kurmakla suçladı...

Tuncay Özkan'ın ardından Halk TV Genel Müdürü Şaban Dişli de 'canlı yayına' bağlandı ve şunları söyledi(1):

"26 Haziran 2018'de Tuncay Özkan'la bir telefon görüşmesi yaptık. 27 Haziran saat 10.00'da Parti'ye gittim, CHP Genel Merezi'ndeki odasında görüştük. Baş başa birtakım şeyler konuştuk. Bana, sen benim dostumsun. Bu kararları ben istemedim. Birtakım önemli kararlar bir yerlerden alınıyor, bir takım karar merkezleri var. Genel Başkan bu kararları getiriyor, MYK'dan geçiyor"...

*

Tuncay Özkan'ın, söyledikleri arasındaki, "bu kararları ben istemedim"  ifadesini biraz açmak gerekir. Tuncay Özkan, "hangi kararın" alınmasını istememiş... Bu konu, bloğumun içeriği dışında olduğu için kısaca değineyim.

Bu, CHP ile Halk TV arasındaki bir para sorunuymuş; yani, CHP'nin, propagandasını yaptığı için her ay, Halk TV'ye ödediği "hizmet bedeli" ile ilgiliymiş. Bu konunun ayrıntılarını merak edenler. Kaynak olarak verdiğim, gazete yazısının "Kavganın nedeni para mı?" kısmına bakabilirler.

*

Taşıma Suyla Değirmen Dönmez...

20 Mart 2016'da, burada yayımlanan bir bloğumda, CHP'nin ve özellikle de Kılıçdaroğlu'nun siyasi başarısızlıklarını konu ederken, "taşıma suyla değirmen dönmez" diye yazmıştım...  Bu tespitte  bulunurken de,  Kılıçdaroğlu'nun CHP başına nasıl geldiğini, nasıl bir siyaset izlediğini; zaman zaman da, birbirini tutmayan söylemlerinin nedenini düşündüm...

Bu nedeni de, önceki söylemlere göre, Fethullah Gülen Cemaati'ne, sonraki adlandırmalara göre de, "Paralel Yapı" ve nihayet "FETÖ"ye bağladım.

Demek istediğim şu, Türkiye'nin gündemine oturan; ama muhalefet basınının üzerinde pek durmadığı, bana göre bir "üst akıl" niteliğindeki bu "gizli karar merkezi", Mart 2016 tarihli bloğumda belirttiğim "değirmene taşınan suyun adresi" olamaz mı?

*

Biraz öncelere gidelim...

Bu konuda, "doğrudan ve dolaylı olarak",  Fethullah Gülen'le ilgili olarak, genelde CHP'nin; özelde de Kılıçdaroğlu'nun ilişkilerini konu alan ve sayısı on beşin üzerinde olan blog yazdım.

Mustafa Balbay, milletvekilleri Birgül Ayman Güler, Emine Ülker Tarhan, Süheyl Batum, İhsan Özkes, Ercan Deniz, "CHP, Pararlel Yapı ile ittifak yaptığı" için partiden dışlanmadılar mı; ya da ayrılmak zorunda kalmadılar mı?

Bazı CHP milletvekillerinin de(Ümit Oran, Gürsel Tekin, Erdoğan Toprak ve Sabahat Kiraz), Pensilvanya'da Fethullah Gülen'in kaldığı binanın kapısında, onunla görüşmek için sırada beklerken fotoğrafları çekilmedi mi?

Kılıçdaroğlu'nun bizzat kendisi de, 15 Temmuz Darbe girişimin başladığı gecenin sabahına doğru, darbe, girişiminin arkasında, Fethullah Gülen'in olduğu kesinleşmesine rağmen Fethullah Gülen adını ağzına almamıştır...Darbe girişiminden  9 gün sonra,(24 Temmuz), Taksim'de yaptığı "Cumhuriyet ve Demokrasi" mitinginde de aynı tavrını sürdürmüş; mitingde bol bol cumhuriyetten, demokrasiden ve darbelerden söz etmiş; ama yine, bir kez olsun 15 Temmuz darbe girişimi ile Fethullah Gülen'den söz etmemiştir.

Yenikapı mitinginde de, dişe dokunur bir şey söylememiş; mitingten sonra da, darbe girişimine önce "tiyatro", sonra "kontrollü darbe" demiş; asıl darbenin  OHAL Kanunu ile yapıldığını iddia ederek,15 Temmuz darbe girişimini sulandırmak istemiştir.

Aslında, Kılıçdaroğlu'nun bu adlandırmaları, bana göre kendisine ait olmayıp, başka bir adresten "alıntı" ya da "gönderi" idi...

Siz isterseniz , bu adres için, bir "üst akıl" ya da "gizli bir karar merkezi" diyebilirsiniz...

*

Kılıçdaroğlu'ndan Şok Bir İtiraf...

Tuncay Özkan ile Şaban Sevinç arasındaki "CHP'yi kim yönetiyor?" tartışmasına konu olan "Gizli Karar Merkezi"  gündeme oturduktan bir ya da iki gün sonra, ne olduysa oldu; kimden bir haber geldiyse geldi; CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu; "Darbe girişiminin arkasında Pensilvanya'daki kişinin olduğunu biliyoruz"(2) diyerek "şok" edici bir itirafta bulundu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğu, darbe girişiminden bu yana, darbe ile hiç ilişkilendirmediği Fethullah Cülen'i, --adını vermeden olsa da-- ilişkilendiriyor ve "darbenin arkasında Fethullah Gülen olduğunu" söylüyor...

Kılıçdaroğlu, bu "şok" denebilecek itirafı neden yapıyor acaba?... Yoksa, Kılıçdaroğlu, biraz geç de olsa, Fethullah Gülen ile ipleri koparıyor mu? 

Bence de, koparsa iyi olur?...

CHP ve Kılıçdaroğlu, büyük bir kamburu sırtlarından atmış olurlar ve "daha dik" yürürler...

 

cdenizkent

 

--------------------- :

(1) Bu programın büyük kısmını ben de izledim. Ancak, aldığım notlarda bazı hatalar ya da eksikler olabilir düşüncesiyle olayın biraz daha oturması için bir müddet bekledim. Bu nedenle, özellikle de, Halk TV Genel Müdürü Şaban Dişli'nin açıklamaları için kaynak olarak, Sabah Gazetesi, köşe yazarı Mahmut Övür'ün, 2 Ağustos 2018'de yayınlanan ve "CHP'yi 'konsey" mi yönetiyor" başlıklı yazısını kaynak olarak gösterdim. Aynı ve benzer açıklamalar ve konu hakkında söylenenler diğer görsel ve yazılı basında da bulunmaktadır.

(2) "Gizli Karar Merkezi" konusu gündeme oturduktan sonra, Habertürk TV, CNN Türk ve NTV kanallarının birinde ya da hepsinde, Kılıçdaroğlu'nun yukarıdaki itirafı, alt yazı olarak geçti. Fakat, bir süre sonra bu yazı ortadan kayboldu...Bu bloğu yazmaya başlayınca, adını verdiğim kanalları, tekrarlayarak kontrol ettim. Yazı toz olup gitmişti... Sonra, Google arama motoruna girerek esas kaynağı buldum...Ama, bu kayboluşun nedenini bir türlü anlayamadım...Kılıçdaroğlu, bu itirafı, 2 Ağustos 2018'de "YouTube"da gösterilen bir canlı yayında söylemiş...Bu bloğu yayına verdiğimde ise,  konu, muhalefete yakın medya dışında, pek çok basında yer almıştı.

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..