Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '18

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
132
 

BRICS Zirvesi, Türkiye'nin, "Yeni Dünya Düzeni"nde Ağırlığını Hissettireceği İşaretini Vermiştir...

BRICS Zirvesi, Türkiye'nin, "Yeni Dünya Düzeni"nde Ağırlığını Hissettireceği İşaretini Vermiştir...
 

Kuzey Kore'yi ve Çin'i "tehdit atti" de, ne oldu?


... Amerika Ne Yaparsa Yapsın, Türkiye'nin, "Yeni Dünya Düzeni" İçinde Yer Almasını ve Bulunduğu Coğrafyada "Bölgesel Güç" Olmasını Engelleyemeyecektir...

*

B a ş l a r k e n...

- Amerika, sahip olduğu çok yönlü askeri gücü ile, geçen yıl(2017), Kuzey Kore ile giriştiği ya da restleştiği "Nükleer Füze" geriliminde-ya da dalaşmasında- başarılı olmayınca Başkan Donald Trump, en iyi bildiği(!) ticaret alanını kullanmayı denedi... Ama, bunu da yüzüne-gözüne bulaştırarak, sonunda Kuzey Kore'ye boyun eğmek zorunda kaldı..

- Başkan Trump, ne yaptı?

-- Şimdi Türkiye'ye yapmak istediğini, yani Kuzey Kore'ye "ticari yaptırımlar" uygulamayı düşündü... Bunun için 1 kişi, 13 şirket ve 20 gemi hakkında yaptırım kararı aldı... Oysa ki, bu 13 şirketten bazıları Çin'de faaliyet gösteriyordu...Kuzey Kore'ye uygulanacak yaptırımların arasında bankalar olmak üzere daha çok Çinli şirketler de hedef olacağı belirtildi.

ABD, Çin'den ithal edilecek 50 milyar dolarlık "gümrük vergisi" kararı aldı. Trump, ayrıca, Çin'in "yaptırımlara" karşılık vermesi durumunda da, "ek vergiler" koyacağı tehdidinde bulundu. Bunun üzerine Çin de, ABD'ye aynı oranda "gümrük vergisiyle" karşılık vereceğini açıkladı(1).

Çin'in bu çıkışı üzerine ABD sesini kesti. Kuzey Kore de, ABD'ye bir uyarı yaptı: "Yapılan tehditler devam ederse büyük acı çekersiniz"(2) dedi.

Sonra ne oldu?

Amerika, Kuzey Kore ilgili olarak "barış" sözcüklerini sıraladı... Bir anlamda, Kuzey Kore'ye  "pes" dedi...

x

Şimdi Gelelim Amerika'nın Aynı Şeyi, yanı "Ticari Yaptırım" uygulamasını, Türkiye Üzerinde Denemesine...

ABD Başkanı Trump,  9 Aralık 2016'da İzmir'de, terör örgütü FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddiası ile  tutuklanan ve hakkında 35 yıl hapis cezası istenen ve "sağlık durumu" dikkate alınarak tutuklu hali  "ev hapsine" çevrilen Rahip Brunson'un, "Türkiye'de zulme uğradığını iddia ederek" serbest bırakılmasını istedi.

Bunun yapılmaması durumunda, "Türkiye'ye geniş yaptırımlar" uygulanacağı yönünde açıklamalarda bulundu. Trump, bu iddiasını ve konu ile ilgili açıklamasını, Twitter üzerinden dünyaya duyurdu.

Başkan Trump adına konuştuğunu iddia eden ve koyu bir Evanjelist olan yardımcısı Mike Pence de, başkanından bir adım daha ileri giderek, "Pastör  Brunson serbest bırakılsın ya da sonuçlarıyla yüzleşmeye hazır olun"(3) şeklinde, küstahça bir emrivaki yapmak istemiştir.

*

Aslında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Trump'ın ve  koyu bir Evenjelist olan yardımcısı Mike Pence'nin bu görüşlerini daha önceden de biliyordu. Erdoğan, Başkan Trump ile yaptığı bir görüşmesinde, "Bana, Evenjelist oylarını Mike Pence getirdi. Rahip Brunson konusu  onu yakından ilgilendiriyor!n"(4) demişti..

x

ABD'nin Zamanlaması, "BRICS" Zirvesi...

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, ve Güney Amerika BRICS adıyla(Brasil, Russia, India, Chine, South Africa) Zirvesi'nin 10'uncusu Johannesburg'da toplandı.

ABD Başkanı Trump'ın ve yardımcısı Pence'in, Rahip Brunson durumu ile ilgili olarak yaptığı ve "tehdit" içeren açıklamalarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, BRICS toplantısı için gittiği Güney Afrika'da, Rusya ve Çin devlet başkanları ile görüştüğü ve de Hazine ve Maliye Bakanı'nın Çili Finans kurumlarından, özel sektör, kamu kurumları ve bankalara sağlanacak 3.6 milyar dolarlık kredi paketinin tamamlandığının -az öncesinde ya da az sonrasına- denk gelmesi bir tesadüf mü, yoksa bilinçli seçilmiş bir zaman mıdır?

Bunu, ABD Başkanı Trump'a ya da yardımcısı Mike Pençe'ye sormak gerekir... Bana sorarsanız, bilinçli seçilmiş bir zamandır.

Ayrıca, Güney Afrika'da toplanan BRICS Zirvesi'nde, Zirveye katılan liderler ABD'yi ve "ticaret savaşlarını" eleştirmişler ve "Yeni Dünya Düzeni" önermişlerdir. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, bu zirvede "Küresel Sistemi" eleştirmiş ve bu sistemi, "çıkarları garanti altına alınmış" mutlu bir azınlık dışında kimseyi tatmin etmediğini savunmuştur(5).

*

BRICS Liderlerinin Hazırladıkları "Ortak Bildiri"...

BRICS Zirvesi'nde liderler, "Yeni Dünya Tehdidi" olan "ticaret savaşları ve uluslar üzerindeki etkileri dile getirilmiş ve hazırladıkları "Ortak Bildiri"de(isim vermeden), ABD Başkanı Donald Trump'ın "vergi silahı" ile giriştiği "yıkıcı uygulamalara" yer verilmiş; "çok taraflı ticaret sistemi"nin, benzeri görülmemiş tehditlerle karşı karşıya olunduğu vurgulanmış ve ticarette "tek taraflılık" ve "korumacılıkla" savaşacağız, denilmiştir(6).

x

Türkiye, ABD Başkanı Trump ve Yardımcısı Mike Pence'in, Küstah Tehditlerine Karşı Sağduyulu Tavrını Korumuş ve Onların Seviyesine İnmeden Gerekli Cevabı Vermiştir...

* Kimsenin Türkiye'yi tehdit edemeyeceği, Türkiye'nin hiçbir tehdide boyun eğmeyeceği, Kimsenin, Türkiye'ye dayatma yapamayacağı; emir veremeyeceği... Hiçbir tehdidin müsamaha ile karşılanmayacağı gibi karşılıklar verilmiştir...

Bu konuda son noktayı da Cumhurbaşkanı Erdoğan koymuştur: "Türkiye'ye geri adım attıramazsınız; ABD, bu tavrını değiştirmezse Türkiye gibi güçlü bir ortağını kaybeder"(7).

Bir de, ABD'ye, geri verilmesini istediği Rahip Brunson'un ve  hala Amerika'da, ABD devletinin himayesinde, suçsuz bir insan gibi görülen Fethullah Gülen'in durumunu hatırlatacak olan "Hukukun üstünlüğünün herkes için geçerli olduğunu"  ifade etmiştir.

Fethullah Gülen'in,Türkiye'ye iadesi için, suçluluğu hakkında yüzlerce "belge-kanıt" bulunan üst üste birikmiş klasörlerin kapağını bile açmayan ve onu Türkiye'ye göndermek için kılını bile kıpırdatmayan ABD'nin, Gülen ile aynı suçu işleyen ve üstelik de, Türkiye aleyhine casusluk yapmaktan tutuklu bulunan Rahip Brunson'un iadesi için fırtınalar koparması hiç de anlamlı değildir; ya da çok anlamlıdır...

Tam da, kültürümüzde bulunan "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" deyişinin içerdiği anlam gibi...

x

S O N U Ç...

Türkiye'nin çok odaklı dış politika yaklaşımını en çok hangi ülkeler izliyor?

Başta, özellikle Amerika ve Avrupa Birliği; sonra da, ve bu iki devlet ve devletler grubundan dertli olan "mazlum ülkeler" tarafından dikkatle izlenmektedir.

Türkiye, ABD ve AB'yi kızdırmakla birlikte, mazlum ülkeler tarafından koruyucu olarak görülmektedir. BRICS Zirvesi bunu hissettirmiştir.

ABD, her ne kadar, şimdilik İran'a karşı bir "İsrail-Ararp İttifakı" kurmaya çalışıyorsa da, Türkiye'nin hala NATO'nun ve ilişkiler biraz zedelense de ABD'nin en güçlü müttefikidir... ABD'nin bunu aklından hiç çıkarmaması, Türkiye aleyhine olan "tavrını ve dilini" frenlemesi gerekir... Aksi halde, hem NATO ve hem de Amerika güçlü bir müttefikten olur...

S o n  d e y i ş i m...

ABD ve AB, ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye'nin "Yeni Dünya Düzeni" içinde yer almasını ve bulunduğu coğrafyada "Bölgesel Güç" olmasını engelleyemeyeceklerdir...

 

cdenizkent

 

------------------------- :

(1) BBC NEWS / TÜRKÇE, 11 Eylül 2017

(2) A. g. y.

(3) Ulusal.com.tr, 27 Temmuz 2018

(4) Okan Müderrisoğlu, "Yeni Dünyanın 10. Zirvesi ve ABD'nin Sancısı", Sabah gazetesi, 27 Temmuz 2018

(5) Milliyet.com.tr >> Siyaset>> Haber, 28 Temmuz 2018

(6) Sabah Gazetesi, "Ekonomi-Finans", 27  Temmuz 2018

(7) Milliyet.com.tr>> Siyaset>>Haber, 29 Temmuz 2018

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınız tam bir akademik makale olmuş, çok önemli detaylar vermişsiniz

Kerim Korkut 
 05.08.2018 11:33
Cevap :
Öyle mi Kerim Bey?... Teşekkür ederim... Selamlar.  05.08.2018 17:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 2479
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1405
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster