​ “Çözülmenin yol taşları döşenmektedir” / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
 

“Çözülmenin yol taşları döşenmektedir”

“Çözülmenin yol taşları döşenmektedir”
 

BURDUR MHP İL BAŞKANI İBRAHİM SAKIZCI


MHP İl Başkanı İbrahim Sakızcı, geçen hafta MAKÜ Konferans Salonunda “ben Arnavut’um, Türk değilim” diye TBMM kürsüsünden ettiği yemini yutan ve yiyen Hakan Şükür’e ve İmralı açılım sürecine ateş püsküren zehir zemberek bir yazılı açıklama yaptı.

MHP İl Başkanı İbrahim Sakızcı, geçen hafta MAKÜ Konferans Salonunda “ben Arnavut’um, Türk değilim” diye TBMM kürsüsünden ettiği yemini yutan ve yiyen Hakan Şükür’e ve İmralı açılım sürecine ateş püsküren zehir zemberek bir yazılı açıklama yaptı. Sakızcı, “çözüm, barış vb sözlerle ambalajlanan PKK açılımı son sürat devam etmektedir. Aynı dağın yelleri dört bir taraftan eserek Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerine adeta asit yağmuru taşımaktadır” dedi.

Sakızcı şu görüşleri ileri sürdü:

Binlerce yılda oluşturduğu kültür ve medeniyetiyle kökleri tarihin derinliklerinde bulunan asil Türk milleti büyük bir tehdit ve suikastla karşı karşıyadır.

“ÇÖZÜM” ADI ALTINDA ÇÖZÜLMENİN YOL TAŞLARI DÖŞENMEKTEDİR

Bölücü terör örgütü PKK ile yürütülmekte olan pazarlıklarla “çözüm” adı altında çözülmenin yol taşları döşenmektedir. Bu asil milletin adını taşıyan Türklük saldırıların baş hedefi haline gelmiştir. Türk adına alerji duyan, husumet besleyen ne kadar kişi varsa adeta hakaret ve aşağılamada bir birleriyle yarış etmekte öfke ve kinlerini kusmaktadır.

Ne hazin ve ne acıdır ki Türk milletinin verdiği oylarla Başbakanlık sıfatını taşıyan Recep Tayip ERDOĞAN "Kimse bizim karşımıza Kürtlükle çıkmasın. Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız” diyerek Türk Milliyetçiliğine ve Türk Milliyetçilerine duymuş olduğu alerji ve öfkeyi bir kez daha ifşa etmiştir.

ŞÜKÜR’ÜN ZIRVALARINI AKİF’LE ÖRTMEYE ÇALIŞMAK BAŞKA BİR GARABETTİR

Son olarak Türk sözünden rahatsızlık duyanlar kervanına AKP Milletvekili Hakan ŞÜKÜR de katılmış, Burdur İlimizde 22 Şubat günü bir etkinlikte yapmış olduğu konuşmada kendisinin de aslında Türk olmadığını ifade etmiştir. Bu sözleri söyleyen kişinin Türk milletinin iradesini temsil eden Büyük Millet Meclisinde yemin etmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesi olması nedeniyle Türk Milletinin karşı karşıya bulunduğu tehlikenin vahameti açısından bir ibret vesikasıdır. Ayrıca “ne var canım bunda Mehmet Akif de Arnavut’tu” denilerek Hakan ŞÜKÜR’ÜN zırvalarını milli şairimizle örtmeye çalışmak başka bir garabettir.

MEDYA PROPAGANDA MAKİNESİNE DÖNÜŞMÜŞ

Türkiye’de görsel ve yazılı yayın organlarının önemli bir bölümünü oluşturan medya grupları olup bitenlerden objektif bir şekilde milletimizi haberdar etmekten ziyade birer propaganda makinesine dönüşmüş sabah akşam PKK açılımını Türk milletine hazmettirmek için hiçbir kural ve değer tanımamaktadır.

Buralarda boy gösteren bölücülerin açık ya da gizli destekçisi konumundaki borazanları gerçekleri çarpıtarak Türk milletinden ve Türk tarihinden intikam almaktadır.

Hazmettirmek ve beyin yıkamakla görevlendirilen ya da kendisine görev addedenlere  “yorumcu, akademisyen, yazar, gazeteci”  adı altında ekranlar ve gazetelerin manşetleri açılmış “Barış, çözüm vb.” sözler özünden ve amacından saptırılarak adeta dillerinde pelesenk haline getirilmiştir.

Dünyada bile eşine az rastlanır bir kepazeliğe şahit olmaktayız. Polise tokat atmaktan tut Molotof kokteylleriyle yakıp yıkanlara, cam çerçeve dökenlere destek çıkıp her türlü provokasyon ve tahriki yapanlar, milletimizin göstermiş olduğu demokratik tepkilere bile provokasyon var diye bağırabilmekte, medyada konuşlanmış hempalarıyla birlikte PKK açılımına karşı duranları iftiralarla suçlayarak etkisiz ve tepkisiz hale getirmeye çalışmaktadır.

Öyle bir yalan ve çarpıtma bombardımanı yapılmaktadır ki aklın, izanın ve vicdanın kabul etmesi mümkün değildir.

DEVLETLE PKK’YI İKİ TARAF GİBİ GÖSTERMEK, KÜSTAHLIK VE CÜRETTİR

Bir örnek vermek gerekirse AKP iktidarından önce korkudan tir tir titrerken bugün terör örgütü PKK’yı devletle iki taraf olarak gösterme küstahlık ve cüretini kendinde bulan eli kanlı katil başı kuryeleri aracığıyla “Devletin elinde KCK’lı tutsaklar, PKK’nin elinde tutsaklar var” yönündeki zırvaları PKK açılımına iyi niyet gösterisi olarak “PKK elindeki tutsakları serbest bırakacak” şeklinde pazarlanmaya çalışılmaktadır.

Milletimizin tepkisini ve dikkatini dağıtmak eli kanlı katil başıyla pazarlığı perdelemek için öyle sinsilik yapılmaktadır ki “İmralıyla görüşme, adayla görüşme vb.” safsatalarla sürekli İmralı zurnası öttürülmektedir.

“BARIŞ OLACAK, KAN DURACAK” SÖZLERİ NARKOZDUR

Hazmettirmek ve beyin yıkamakla görevlendirilen ya da kendisine görev addedenler  “yorumcu, akademisyen, yazar, gazeteci”  adı altında ekranlardan ve gazetelerin manşetlerinden papağan gibi tekrarladıkları “Barış olacak, kan duracak, analar ağlamayacak, çözüm sürecine girdik vb.” sözlere narkoz görevi yaptırmak istemektedir.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ VE TÜRK MİLLETİ KİMİNLE BARIŞ YAPACAKTIR?

Varlığına ve birliğine kastetmiş yaşlı, çocuk demeden insanlarımızı katleden Güvenlik görevlilerimizi, Öğretmenimizi, Doktorumuzu, Hemşiremizi hain pusularla alçakça şehit eden kan emici teröristlerle mi barışacaktır?

Bu barış neyin hangi tavizlerin karşısında sağlanacaktır, eli kanlı alçakla neyin görüşmesi, neyin pazarlığı yapılmaktadır?

Başbakanın operasyon yapılmayacak diye güvence verdiği elini kolunu sallayarak sınır dışına çıkacak bu eli kanlı katiller değil midir?

Bu alçak katillerin döktükleri kanların, söndürdükleri ocakların, kararttıkları hayatların hukuk önünde verecekleri bir hesabı yok mudur, olmayacak mıdır?

Türkiye Cumhuriyeti devleti Hukuk Devleti değil midir?

Milletimizin canı, malı hukukun teminatı altında değil midir?

Teröristlerin cinayet, adam kaçırma, suikast, pusu, kaçakçılık ve suç işleme özgürlüğü mü vardır?

Hani terörle bir yere varılmazdı?

Hani döktükleri kanda boğulacaklardı?

Bunca insan niye şehit olmuş niçin katledilmiştir?

Büyük Türk Milleti, AKP ve sözcülerinden süslü laflarla yapılan mugalâta değil, bu soruların cevabı beklemektedir.

Türk Milleti’nin ecdadından, tarihinden, kültüründen almış olduğu asaletle gösterdiği sabrı uyduruk anketlerle “çözüm süreci, barış” adı altında yutturulmak istenen zehre destek olarak pazarlamaya çalışan 5. kol faaliyetiyle görevli misyonerlere hatırlatmak isteriz ki;

Her milletin bir adı vardır, kuzeylisiyle, güneylisiyle, doğulusuyla, batılısıyla bu milletin adı BÜYÜK TÜRK MİLLETİDİR.

Hazım sorunu yaşasanız da, karın ağrıları çekseniz de bu böyledir.

Büyük Önder ATATÜRK’ÜN veciz sözüyle belirttiği üzere;

BU MEMLEKET TARİHTE TÜRK’TÜ,

ŞİMDİ TÜRK’TÜR VE EBEDİYYEN TÜRK OLARAK YAŞAYACAKTIR

Hangi yalanları söylerseniz söyleyiniz, bu kirli arzu ve istekleriniz hayalden öteye geçmeyecektir. Büyük Türk Milleti zırvalarla kaplanmış yalan dolanla süslenmiş bu zehri asla yutmayacaktır. Hiç şüphe yok ki, dün böyle olmuş bugün de yarında böyle olacaktır.

Lokomotifiyle vagonlarıyla sıra sıra düzülmüş ihanet kervanına asla geçit vermeyecektir.

Büyük Türk Milleti öz yurdunda garip, öz yurdunda parya katiyen olmayacaktır.

Türk Milletinden % 49 oy alıp, Türk kimliği ve Türk milliyetçiliğini ayakları altına aldıklarını söyleyenler size gelince;

Dünyada hiç bir millet yoktur ki, şerefi olan milli kimliği ve adının ayaklar altına alınmasını, ayakları altına aldıklarını söyleyenleri desteklemeyi bırakın hoş görsün görmezden gelsin unutsun, affetsin; böyle bir durum söz konusu bile değildir.

Hele ki, Büyük Türk milleti bunu asla unutmayacak ve affetmeyecektir.

Başkanlık, sultanlık hayaliyle yatanların rüyasını Yüce Allahın izniyle kâbusa çevirecektir.

Merak buyurmayınız, size % 49 oy veren aynı büyük Türk milleti önüne gelecek ilk seçimde kendi milli kimliğini altına alan o ayakları bir daha hiç kalkmamak üzere sandıkta kıracaktır.

Büyük bir gururla bir kez daha haykırıyoruz ki;

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 
Toplam blog
: 510
: 505
Kayıt tarihi
: 04.04.08
 
 

"Cv" Dedikleri Özgeçmişim 1953 yılının karanlık günlerinde Haziran ayının 24. günü, ağaçların mey..