Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
413
 

"Dindar" bir nesil mi? Yoksa "kindar" bir nesil mi?

Başbakan Erdoğan "Dindar bir nesil yetiştirmek hedefimiz" demiş. Bu söylemi bende bir anda ilginç bir çağrışım yaptı.

Türkiye' de AKP' nin iktidara geldiği 2002 yılından beri Türkiye'nin "dindar"  (dindarlıktan kastedilen müslümanlık olsa gerek) nüfusunda artış olmuş mudur bilemem ama "kindar" nüfusunda önemli artış olduğundan eminim.
 
Artık her kurum ve toplum kesimi birbirine kin duyar hale geldi. Tartışma ve üzerinde soru işareti yaratılmayan hiç bir konu ve kurum neredeyse kalmadı. Ordu, medya, yargı, spor, bilim v.b her alanda bir hesaplaşma ve kindarlaşma yaşandı.
 
Bu kindar'laşma toplumda derin yaralar açmakta ve toplumsal güveni zedelemektedir. Bu durum genelde ülkelerde iç savaş ya da bölünme öncesi görülen bir durumdur.
 
Emperyal güçlerin daha önce Türkiye üzerinde planladığı bölünme senaryolarında daima bir güç olaya müdahale ediyor ve son noktada senaryo bozuluyordu. Bu güç; Atatürk' ün cumhuriyeti koruma ve kollama görevi verdiği T.S.K idi. Ancak zamanla TSK, generaller vasıtasıyla A.B.D' ye bağlı hale getirildi ve son olarak da daha alt kademelere kadar orduya müdahale edilerek olası bir bölünme hamlesinde saf dışı bırakılması sağlandı.
 
Türkiye'yi bir arada tutan din dışındaki ikinci unsur olan dil üzerinde Kürtler vasıtasıyla gerekli manipülasyon yapıldıktan sonra sıra diğer unsur olan ordu saf dışı bırakıldı. Son olarak sıra Atatürk ve onun mesajlarına geldi. Cemil Çiçek' in "Atatürk' ün mesajları ayet midir?" şeklinde çarpıcı tespiti tesadüf değildir. Türklük ve milliyet bilinci zaten çoktan saf dışı bırakılıp demode ilan edilmişti zaten.
 
Böylece bir toplumu bir arada tutan din, dil, milliyet ve kurucu önder iradesi gibi değerlerden sadece "Din" faktörü bırakılmakta ve insanın tek bacağı üzerinde duramayacağı gibi toplumun çöküşü hazırlanmaktadır.
 
Ortadoğu'da yaşanan iç savaşlar ve bölünmeler hep din üzerinden yaşanmıştır. Din devreye girdiğinde mezhepler, tarikatlar sahnede yerini almakta ve böylece kanlı savaşlar yaşanmaktadır.
 
Sözde dindarlık artarken, mezhepler ve tarikatlar vasıtasıyla kindarlıklarda artmakta ve ülkeler baharı yaşadıklarını sanırken binlerce çiçekleri bir hiç uğruna solmaktadır.
 
Büyük resmi ancak çok az kişi görür ve "Türkiye şeyhler, dervişler ülkesi asla olmayacaktır" diyerek tüm anlatmaya çalıştığımı tek cümlede özetler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli yazar; burada yaşanan temel sıkıntı aslında, bizlerin toplum olarak kendi değer yargılarımıza sahip çıkmamamızdan kaynaklanıyor. Benim aklıma hep şu soru gelmiştir, ülkücüler milliyetçi de ben değil miyim? CHP'yi tutanlar cumhuriyetçi de ben değil miyim? Yahut mevcut hükumet yandaşları müslüman de ben değil miyim? Bir soru daha size: bir insan hem sosyalist olup, hem dini bütün bir insan olamaz mı? Yahut cumhuriyetçi olup misal hacca gidemez mi? Bunlar bizim değer yargılarımız inancımız ama nedense hep bir kısmını birilerine emanet edip, hepsini tek bir düşünce ve yaşam biçimi altında toplayan görüşe uzak durmuşuz! Ne hazin...bu ülkede Kura-ı Kerimi orjinal dilinde okuyabilen nufusun yalnızca %4 olduğunu biliyor muydunuz misal Türkçe okuyan %10 bile değil :) Siz gerçeğini öğretmezseniz, sonunda öyle söylediğini iddia edenlerin eteğini öpüp, karınızı kıznızı Bursa da olduğu gibi tarikat liderlerine öpsün diye gönderirsiniz! Kabahati kandıranda değil, kananda arayın. Saygılar

Tevfik Munzevi 
 06.02.2012 11:43
 

Dikkatli gözlemlerinizi ve şuurlu cümlelerinizi tebrik ederim. Yazınız, ülkenin entelektüel birikimini göstermesi bakımından moralimi yükseltti. Yüreğinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 04.02.2012 13:38
 

Ersoy bey, Türkiye Cumhuriyetini oluşturan tüm değerler bir bir yıkılıyor ne yazık ki.Çamura saplanmış bir ortadoğu ülkesi olmaya doğru hızla ilerliyor Türkiye.Yakında Atatürk'ü ve devrimlerini de yargılamaya başlarlarsa hiç şaşırmam...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 04.02.2012 12:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 428
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

1968 doğumluyum. Üniversite mezunuyum.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster