- Kategori
- Ben Bildiriyorum
“Ein Soykırım Bitte”
İtalya, İsviçre,Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi, Brezilya, Fransa, Kanada, Belçika, Lübnan, Arjantin, Bulgaristan, İsveç, Uruguay, Vatikan ve niceleri. Almanya ile birlikte bu sayı 29’a çıkmış oldu. Peki ya parlamentoların işi milletlerin tarihlerini yargılamak mıdır? Elbette değil. Ancak bir çıkar gözetiyorsanız bir yerlere çomak sokmanın , birilerini borçlu çıkarıp alacak istemenin ilk adımı olarak görebilirsiniz bu oyunu.Asker menşeili Şansölye bunu yaparken Yeşiller Partisinin Türk kökenli eş başkanı Cem Özdemir’i kullandı. Bizim medyamız onunla uğraşırken kendinse yöneltilecek olan suçlamaları en aza indirgeyip sıyrılmayı planladı muhakkak.Geçen gün ilişkilerin bozulup bozulmayacağıyla ilgi sorulara "Almanya'nın Türkiye ile ilişkileri güçlüdür" cevabını verdi. Amannn önemsiz bir şey için küsmeyelim demektir bu açıklama. Geçtiğimiz yıllarda sık sık Türkiye’ye gelip Davutoğlu’yla birlikte mangal yakıp Antep baklavası müdavimi olduğunu sonradan öğrendiğimiz Merkel’in meğerse derdi Suriye konusunda mülteciler değil bambaşkaymış. Sipariş üzerine oylamaları, sipariş üzeri oyunları evirip çevirip önümüze koymalarına alıştık da bizim Politikacılarımız alışamamışlar nedense. Baksanıza nasıl tepki verdiler “Eyy Almanya”… diye seslenerek.
Bizim siyasetimiz laf salatası. Lafla gemi yürütüyor, lafla siyaset yapıyoruz. Bir ülkenin dış siyasetinin güçlü olması o ülkenin iç huzuru iç yapısındaki güçlü dinamikleriyle başarı sağlar. Var mı huzur? Ben bu satırları yazarken İstanbul da çevik kuvvet otobüsüne bombalı saldırı oldu. Çözüm üretmeyen pasif siyasi anlayış bizi ne tehlikelerle karşı karşıya bırakacak kim bilir.
“Soykırım”meselesini tarihi yıkımları, neden ve sonuçlarını Tarihçilerimiz zaten Ankara’dan Erivana yol olacak kadar kitaplar yazarak ışık tutuyorlar. Dış destekli ayaklanmaların bastırılması , kendi halkının iç güvenliğini sağlamak, politik algının siyasi çıkar amaç güderek başkalaştırılmasının daniskasıdır. Yarın bir gün doğuda “özgürlük savaşçılarımıza soykırım” yaptınız diyerek birilerinin çıkmayacağını nereden bilebiliriz.
Fıkralarımız da bile düşman gösterdiğimiz tek bir şey var! Bakın bakalım bulabilecek miyiz?
Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin değil mi diye sorar.
Barmen "Evet, onlar" der.
Sonra adam onlara doğru yürür ve sorar: "Selam, ne yapıyorsunuz?"
Hitler cevaplar:
"3. Dünya savasini planlıyoruz."
Adam sorar. "Gerçekten mi? Neler olacak?"
Hitler :"Bu sefer 14 milyon Yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz" der.
Adam sorar:
"Bir bisiklet tamircisi mi?"
Hitler Stalin'e döner ve der ki:
"Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon Yahudiyi takmayacağını söylemiştim!"
Helgalardan her hangi birinin gen haritasını çıkarsanız en az dört milletle akraba olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğimiz teknoloji ve bilim çağımızda kendi varlık sebebinin farkında olmayan insanoğlu galiba dünyamızda tek bir şeye sürekli düşman kesilip duracak gibi görünüyor oda “insanlığa”
Huzur ve esenlikle.
07.06.2016