- Kategori
- Edebiyat
"En yoksulana yeryüzünün, kalbimizi veriridik" : Ebba Lindquist

Bir süre ABD'de ve Lübnan'da da yaşamış olan şair Ebba Lindquist (1908-1996), ''sözcüklerindeki keskinlik ve ironi özellikle aşk şiirlerinde alevlenir'' sözleriyle çıkıyor okurun karşısına...
''Yeryüzünün en yoksuluna'' şiirini, bir kalbin dünyanın en güzel şeyi olduğunu hatırlatan şu mısralarla bitirir: ''Sonra dağıtırdık her şeyimizi/ Çünkü tanrılar hiçbir şeyin sahibi olmak istemiyor, / sevincin bile/ sonunda bununla da yetinmez, kalbimizi verirdik/ en yoksuluna yeryüzünün, kalbimizi verirdik.''
''Tüm aşkımı gönderiyorum sana./ Bir mektubun içinde gönderiyorum/ tahütlü bile değil./ Çünkü istemiyorum/ postahaneye gidip yorulmanı.'' mısralarıyla başladığı ''Değeri yoktur'' şiirinde ironi insanı bol bol gülümsetir... ''Doğrusu, aşkımı posta paketiyle göndermeliydim/ ve mal beyanı yapmalıydım./ Fakat aşkım o kadar ağır ki, / göze alamadım/ o kadar çok para ödeme riskini.../ Çift vergilendirme çok yüksek, kolay değil giderleri karşılamak.''
''Armağan'' adlı kısa şiirinde sevdiğine yalnızlığını veren bir insanı görürüz. Çünkü yalnızlık, sevdiğine yaşamı boyunca yetecektir..
"Elbet Acı Duyar Tomurcuklar" adlı seçkiyi büyük bir içtenlik ve özenle hazırladığı belli olan Özkan Mert, bir şiirini şöyle bitirir: ''Yarın bir başka gün.../ Yarın dünyayı güllerle boyacağız''... İşte Özkan Mert'in seçkide yer verdiği şairler de, şiirleriyle dünyayı güllerle ve kendi renkleriyle boyamışlardır...
Hele bu seçkideki şiir çevirileri; bir şiirinde ''Sen istersen/ yağmur sesleriyle/ resmimi çek benim gene/ Bir deniz gibi çalkantılı/ kalçalarına bindir beni/ çarşaf değil, mavi bir göl ser/ yatağımıza'' diyen, hepsi birbirinden güzel Aşk Şiirleri'nin yaratıcısı olan, ''Ne zaman gözlerine baksam/ bir okyanusla yıkanıyor kalbim/ Nereye gitsem hep sende kalıyorum/ yıldızların gökyüzünde kaldığı gibi'', ''O kadar güzel oluyorsun ki bana bakışınla/ çılgın güzellikteki omuz başlarınla:/ Senin adını alıyor tüm kuşların kanat vuruşları.// Hele bana duruşun yok mu?/ Bak işte! O'nu ben bile anlatamam/ çünkü tek bir kişi oluyoruz yeryüzünde// Avuçlarının içini öpsem/ avuçlarının içinde menekşeler açıyor./ Sırtını hiç sorma: Ne zaman sırtını öpsem/ bembeyaz bir bulutun içinde kayboluyorum.// Zaten seninle sevişmek/ kuş seslerinden inip/ bulutlara çıkmak gibi bir şey.'' mısralarını yaratan Özkan Mert tarafından yapılınca okumak da büyük bir keyif oluyor...
Dünyanın bir çok yerini gezen Özkan Mert, özgün ve usta çizgisini çeviriye de taşıyarak, yolculuğuna ve serüvenine bizi de "dünyayı kucaklamaya" şiir dalgalarını yakalamaya davet ediyor... Ben bavulumu hazırladım, ya siz?...