- Kategori
- TV Programları
‘Fatmagül’ün Suçu Ne’de herkes keskin gözlü!

Bir sezon boyunca izleyiciyi ‘Fatmagül’ün Suçu Ne’ diye kara kara düşündüren dizi, yokluğunda öne çıkanları öteleyerek açılışını yaptı. Ancak ‘Anneler ile Kızları’nı gerileten yapımın baştaki tadı vermediği de bir gerçek! Geçen dönemi tecavüzün yankılarıyla kurtarmıştı. Görünen o ki, bundan sonra zorlama tesadüflerle öldürülen Vural’ın ardında bıraktığı sermaye bozdura bozdura harcanacak. Bu durumda da, belli çerçevedeki konu lastik gibi uzatılacağından, mantıksızlık ve bezdirici tekrarlar ortaya çıkacak. Biz de, her şeye rağmen yüksek reyting alacağını bile bile, ters gelen durumları dile getireceğiz.
‘Kuzey Güney’ gibi konu akışında ‘Firar’ın reklamını yapan dizide, ilk göze çarpan, kamyoneti iki araç geriden izleyen Mustafa’yı, sağda oturan Fatmagül’ün yan aynadan görebilmesi. Denedik, beceremedik. Bu müthiş keskin görüş yeteneği sadece Fatmagül’e has değil. Vatandaş vize için yırtınırken şıp diye Avrupa’ya giden Ahu da kedigözlü! ‘Biri bizi gözetliyor’ misali insanların birbirini izlediği dizide, ne mesafe ne de karanlık engel değil. Bundan dolayı, gece vakti milleti tecavüz mahalinde buluşturup diziye uzama fırsatı yaratan senaryo, Ahu’yu da sürpriz tanık yapmış. Olağanüstü bir zamanlamayla, taksinin önüne çıkan araçta Kerim’i tanıyan Ahu, taksicinin bile ürktüğü yerde korkusuzca inip Vural’ın ağladığını fark etmiş. Her yer karanlıkken Vural’ın bulunduğu yerin aydınlık olması başlıbaşına bir komedi! Tıpkı ‘gölge adam’a dönen ve her yerde varlık gösteren Mustafa’nın Vural’ın ailesini kabristanda izlemesi gibi. Gelişmelerin kolayca tahmin edilebileceği yapımda, iflasın eşiğindeki Yaşaranların arabayı hala Mustafa’da bırakması oldukça saçma. Fatmagül’le Ebe Nine’nin yapmacık muhabbetlerineyse hiç girmiyorum. Daha çok şey var yazılacak. Ama ‘Vedat Türkali’nin bu güzel eserini uyarlarken, değerini düşürmemek adına, gereksiz uydurmalardan kaçınmak lazım’ diyerek şimdilik noktayı koyalım.
Anibal Güleroğlu