- Kategori
- Kişisel Gelişim
'Göğün taosu,yerin taosu,insanın taosu; diğer her şey bunun içindedir.' Değişimler Kitabı böyle der.

'Yerin taosu, göğün taosu ve insanın taosu anlaşılmalıdır. Diğer her şey bunun içindedir.'
Değişimler kitabı(I CHING), tao evren düzenine işaret etmekte olup şaman evren anlayışı ile de uyumludur. Antik zamanların bilgeliğini taşır ve zamansızdır. Tao ile bağlantıda ve uyum içinde olmaya işaret eder. Kainattaki değişime, dönüşüme işaret eder. Her şeyin yasalar çerçevesinde değişmekte ve dönüşmekte olduğuna işaret eder. Ne zaman harekete geçeceğini, ne zaman kımıltısız kalacağını, ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını bilmene ve bu seçimlerin hayati ayrıntılar olduğunu anlamana işaret eder. Bir kehanet kitabıdır. İnsan davranışları üzerine doğabilecek yüzlerce olasılığın bilgisini taşır. İnsanı, insan olmanın sorumluluğuna çağırır ve olabileceklerle ilgili doğrudan kendi etkisini görmesini sağlar. Davranışlarımız, sözlerimiz, seçim ve eğilimlerimizin iyi ya da kötü talih getireceğini bildirir bize.
Değişimler Kitabı yeryüzünün ve gökyüzünün bilgisiyle donatılmıştır. İnsan yer ve gök arasında olduğuna göre kendi taosunu anlayabilir. Yerin taosunu ve göğün taosunu sezebilir;
'Eski çağlarda bilgeler Değişimler Kitabı'nı şöyle yaptı:
Onlar, aydınlıktaki ve karanlıktaki değişimleri düşündüler. Kendilerini tao ile taonun gücü ile uyum içine koydular. Bu uyum içinde doğru düzeni temellendirdiler. Dış dünyanın düzenini sonuna dek düşünerek, onun doğasının en derin çekirdeğindeki yasaları bulan yazgının anlayışına erdiler.
Amaçları kendi doğalarının, kendi yazgılarının düzenini izlemekti. Böylece göğün taosunu saptadılar. Onu karanlık ve aydınlık diye adlandırdılar. Yerin taosunu saptayarak bunu eğilen ve sağlam diye adlandırdılar. İnsanın taosunu saptayarak bunu sevgi ve doğruluk olarak adlandırdılar. Bu üç temel gücü birleştirip ikiye katladılar. Bundan dolayı Değişimler Kitabındaki her im altı çizgiden oluşur.
Yerler karanlık ve aydınlık olarak bölünür. Edilgen ve sağlam sırayla bu yerleri doldurur. Gök ile yer yönü belirler. Dağ ile gölün güçleri birleştirilir. Gök gürlemesi ve yel birbirinin üzerine yükselir. Ateş ile su birbiriyle savaşmaz.
Geçmişe gidenin hesaplanması ilerleyen devinime dayanır. Geleceğin bilinmesi gerileyen devinime dayanır.
Gök gürlemesi devinim getirir, yel dağıtma getirir, yağmur nem getirir, güneş sıcaklık getirir. Kımıltısız tutma durgunluk getirir, sevinç mutluluk getirir, alıcı sığınak ortaya çıkarır.
Yeryüzü alıcıdır. Bütün yaratıklara bakar, hepsini besler. Sevinç güz ortasıdır, bütün yaratıklara mutluluk verir. Uçurum su demektir. Bütün yaratıklar ona uyar. Bütün yaratıkların başlangıcı ve sonu onda tamamlanır.
Tin, bütün canlı şeylerdeki gizdir, onlarda çalışır. Şeyleri kımıldatan bütün güçler içinde şimşekten hızlısı yoktur. Şeyleri eğenler arasında yelden hızlısı yoktur. Şeyleri ısıtanlar içerisinde ateşten kurutucusu yoktur. Şeylere sevinç verenler içinde gölden daha mutlu edeni yoktur. Şeyleri başlatıp sona erdirenler içinde kımıltısız tutandan daha üstünü yoktur.
Dolayısıyla su ve ateş birbirini bütünler, gök gürlemesi ve yel birbirine karışmaz. Dağ ile gölün güçleri eylem içinde birleşir. Değişim ile dönüşüm ancak böyle olanaklı olur, şeyler ancak böyle yetkinleşir.
Yaratıcı güçlüdür. Alıcı eğilgendir. Yükselen devinim demektir. Yumuşak içe işleyendir. Uçurum tehlikelidir. Yapışma bağımlılıktır. Kımıltısız tutma durgun tutmadır.
Yaratıcı kendini başta gösterir, alıcı kendini belde gösterir, yükselen ayakta, yumuşak uyluklarda, uçurum kulakta, yapışan gözde, kımıltısız tutan elde, sevinçli ağızda açığa çıkar.
Yaratıcı ve alıcı böyle belirlenir; gök yüksek, yer alçak.. Gök yaratıcı, yer alıcıdır. Devinim ve dinlenme onların kesin yasalarıdır. Bu yasalara göre sağlam ve eğilen ayrımlaşır.
Gök gürültüsü, şimşek şeyleri yükseltir, yel ile yağmur onları döller. Güneş ile ay kendi rotalarını izlerken bir soğuk bir sıcak olur.
Yaratıcı'nın yolu erkeği ortaya çıkarır. Alıcı'nın yolu dişiyi. Yaratıcı büyük başlangıcı bilir. Alıcı bitmiş şeyleri tamamlar. Yaratıcı kolaylık aracılığıyla bilir, şeyleri yalınlıkla yapabilir. Kolay olan kolay bilinendir. Yalın olan izlemesi kolay olandır. Bilinmesi kolay olan bağlılığa ulaşır. İzlenmesi kolay olan işlere ulaşır. Bağlılığa sahip olan uzun süre kalabilir. İşlere sahip olan yüce olabilir. Kalıcı olmak bilgenin durumudur, büyüklük bilgenin eylem alanıdır.
Kolay ve basit aracılığı ile biz bütün dünyanın yasalarını kavrarız. Bütün dünyanın yasaları kavrandığında dünya kavranır. Böylece yetkinliğe ulaşılır.
Olgular belli eğilimleri izler, her biri bunu kendi doğasına göre gerçekleştirir. Şeyler birbirinden belli sınıflar içinde ayrılır. Bu yolla iyi talih ve kötü talih ortaya çıkar. Gökte görüngeler biçim alır, yerde formlar biçim alır. Değişim ve dönüşüm kendini böyle açığa vurur.
İyi yazgı ve kötü yazgı kazanç ve yitiğin imgeleridir. Pişmanlık ile alçalma keder ile ileriyi görmedir.
Değişim ve dönüşüm ilerleme ve gerilemenin imgeleridir(temsilleridir). Dolayısıyla bu değişimin düzenidir. Bilgeler, değişimlere uygun olarak altı çizgi temellendirdiler. Sağlam ile eğilendeki devinimleri ortaya çıkararak tek tek çizgileri ürettiler. Çizgiler yeryüzündeki devinimin taklitleridir. Bütün olasılıkları içerirler. İyi talih ve kötü talih kendini çizgilerde gösterir. Aydınlık üç çizgiler düz değildir, karanlık düz çizgiler düzdür. Aydınlık üç çizgi üstün insanın yolunu gösterir, karanlık üç çizgi aşağı insanın yolunu... Pişmanlık ve alçalma böyle görünür.
Onlar, göğün altındaki bütün bulanık ayrımları incelediler. Onlar biçimler ve görüngeleri izlediler. Onlar bu devinimlerin buluştuğu, birbirlerini etkilediği yolları düşündüler. Onlar kafa karıştırmadan karmaşık ayrımlardan söz ettiler. Konuşmadan gözlediler. İyi ve kötü yazgıyı göstermek için onlara yargılar eklediler. Bunun için eklenen yargılar tehlike ve güvenlikten söz eder. Her durumdaki yargılar gelişimin eğilimini gösterir.
Değişimler Kitabı yer ile göğün taosunu, onların düzenini kavramamıza imkan verir. Yukarı bakarken biz gökteki imlerin yardımı ile düşünürüz; aşağı bakarken yerin çizgilerini inceleriz. Böylelikle karanlık ve aydınlığın koşullarını biliriz. Şeylerin başlangıcına gitmek, onları sonuna dek izlemekle doğum ve ölümün dersini alırız. Tohum ile gücün birliği her şeyi üretir. Tinin kaçışı değişim ortaya çıkarır. Böylece giden tinler ile geri gelen tinlerin koşullarını biliriz.
Bu yolla kişi yerin ve göğün örneği haline geldiği için onlarla çatışmaz. Onun bilgeliği her şeyi kuşatır, taosu bütün dünyaya düzen getirir, bundan ötürü de yanılmaz. Her yerde etkin olsa da kendini taşınmaya bırakmaz. Gökte sevinçlidir, yazgının bilgisine sahiptir, kaygıdan kurtulmuştur. Koşulları ile yetinir, sevecenliği gerçektir, dolayısıyla aşkı uygulayabilir.
Onda yer ile gökteki her şeyin biçimleri vardır, dolayısıyla hiçbir şeyi kaçırmaz. Onda her şey, her yerde bütünlenmiştir, böylece hiçbiri yitirilmez. Onunla gün ile gecenin taosunun içine girerek onları anlayabiliriz. Tin bir yere bağlı değildir, Değişimler Kitabı da hiçbir yere bağlı değildir.
Değişimler Kitabı aracılığıyla bilgeler eylem alanlarını yücelttiler. Bilgelik yüceltir. Töreler alçakgönüllü yapar. Yüce göğe öykünür, alçakgönüllü yerin örneğini izler. Bu nedenle göğün taosunun derinliğini ölçtüler, insanların durumunu anladılar. Ve insanların eksikliklerini gidermek için ortaya koydukları anlayışla halkın yüreğini temizlediler. Bilgeler doğalarını arındırmak için oruç tuttular. Oruç tutmayı salık verdiler.
Yer ile gök sahneyi belirler, değişimler onun içinde etkili olur. İnsanın kendinde olan, kalıcı duran yetkin doğası taoya, adalete giden başarı yoludur. Değişimler şeyleri açar, işleri tamamlar, yeryüzündeki bütün yolları kuşatır. Bundan dolayı kapıların kapanmasına Alıcı dediler. Kapıların açılmasına Yaratıcı dediler. Kapanma ve açılma arasındaki başkalaşmaya değişim dediler. Kendini görünür olarak gösterene imge dediler. Cisimsel bir biçimi olana araç dediler, kullanımda temel alınana örnek dediler. İleri giden, dışarı çıkan, içeri gireni tanrısal olarak adlandırdılar.
Dolayısıyla Gök tanrısal şeyleri yaratır, bilge ise onları örnek alır. Yer ile gök değişip dönüşür, kutsal bilge onlara öykünür. Gökte iyi talih ve kötü talihi açığa vuran imgeler asılıdır, bilge bunları yeniden üretir. Nehir bir harita ortaya koyar, ırmak bir yazı ortaya koyar, bilge bunları örnek alır.
Değişimler'de imgeler vardır, açığa vurmak için; ekli yargılar vardır, yorumlamak için; karar vermeyi sağlamak için iyi talih ve kötü talih belirlenmiştir. Bilgeler düşüncelerini tam olarak dile getirmek için imgeleri koydular, doğru ve yanlışı tam olarak dile getirmek için altı-çizgiyi tasarladılar. Sonra da yargılar eklediler, böylece düşüncelerini bütünüyle açıklayabildiler.
'Ve Usta dedi ki; sözler birinin kendi kişisinden çıkar, upuzaklarda görünür olur. Sözler ve işler üstün insanın oku ve yayıdır. Yay ile ok kımıldadıkça onur ie onursuzluk taşırlar. '
Bir adamın kafası karışmışsa düşünceleri oraya buraya gider. Yüreğinin derinlerinde kuşkular olan birinin sözleri ayrı ayrı yönlere gider. İyi yazgılı birinin sözleri azdır. İyi adama kara çalan kişi kırk dereden su getirir. Durduğu noktayı yitiren birinin sözleri çarpık çurpuktur. Düşüncenin, dikkatin doğasının neye ihtiyacı var? Doğada herşey kendi ortak kaynağına döner, değişik yollar boyunca dağıtılır. Bir eylem aracılığı ile yüzlerce düşüncenin meyvesi alınır. Güneş gitti mi ay gelir. Ay gitti mi güneş gelir. Güneş ile ay sırayla gelir giderler. Böylece ışık olur. Soğuk gitti mi yerine sıcak gelir. Sıcak gittiğinde soğuk gelir. Soğuk ve sıcak sırayla yer değiştirir. Böylece yıl kendini bütünler. Geçmiş sıkışır, gelecek genişler. Kasılma ve genişleme birbiri üzerinde etkili olur, böylece ilerleyen ortaya çıkar.
Sürünen tırtıl uzanmak istediğinde kendini geri çeker. Ejderler ve yılanlar yaşamı korumak için kış uykusuna yatarlar. Bu yüzden akla tohum halinde bir düşüncenin girmesi aklın işleyişini ilerletir. Bu işleyiş ilerlediğinde, yaşama barış getirdiğinde insan doğasını yükseltir. İyilikler birikmedikçe bir adamı yükseltmez. Kötülük birikmedikçe bir adamı yıkacak ölçüde güçlenmez. Bu nedenle alçak adam şöyle düşünür; 'küçük şeylerde iyi olmanın bir önemi yok'. Dolayısıyla bunu görmezden gelir. Küçük şeyler böyle birikir. Suç öylesine büyür ki neden sonuç ilişkisi içerisinde artık bağışlanamaz. Ve Değişimler kitabı şöyle der' Onurlu bir konumla eşleşen zayıf kişilik, büyük planlar ile kıt bilgi, büyük sorumluluk ile sınırlı güç felaketten kıl payı kurtulur'. Kötü talih. Bu görevine denk olmayan adamın yazgısıdır.
Üstün insan kendisinden yukardakiler ile ilişkisinde yaltaklanmaz. Altındakiler ile ilişkisinde böbürlenmez. Çünkü tohumları bilir. Tohumlar devinimin algılanabilen ilk başlangıçlarıdır. İyi yada kötü yazgının ilk işaretleridir. Üstün insan tohumları anlayarak eyleme geçer. Gizli olanı da açık olanı da bilir. Güçsüzlüğün de gücün de sonuçlarını bilir.
Değişimler Kitabında kullanılan sözler çok anlamlıdır ama yüzeysel değildir. Değişimler geçmişi aydınlatır, geleceği yorumlar. Gizli olanı açığa çıkarır, karanlıkta olanı açar. Uygun şeyleri ayırt eder. Doğru sözlere kesin yargılar eklendiğinde herşey tamamlanır. Uygulamaların olanakları büyüktür. Anlamlar uzağa ulaşır. Yargılar iyi düzenlenmiştir. Sözler dolaşır ve hedefi vurur. Kuşkulu durumlarda insan davranışlarına kılavuzluk edebilmelerinin, amaca ulaşmanın ya da elden kaçırmanın koşullarını gösterebilmelerinin nedeni budur.
Kalıcılık kişiliğin sağlamlığını, artış karakterin tamlığını, baskı kişiliğin test edilmesini, kuyu, kişiliğin alanını, yumuşak kişiliğin alıştırmasını gösterir.
Değişimler bir kitaptır. Onun taosu durmadan değişir. Dönüşüm, durmaksızın devinim. Sağlam ile eğilen birbirine dönüşür. Onlar içe dışa belli tartımlara göre devinirler, içte dışta dikkatli sakınımı öğretirler. Onlar aynı zamanda kaygıyı, üzüntüyü bunların nedenlerini gösterirler.
Değişimler bir kitaptır, ilk çizgide başlar, son çizgide biter. Çizgiler çok önemli bir malzemedir. Altı çizginin her biri o anda onlara ait olan anlama göre serpiştirilmiştir. Çizginin başlangıcını anlamak güçtür, tepedeki çizgiyi anlamak kolaydır. Çünkü onlar, nedenler ve etkiler arasındaki ilişkiye göre dururlar. İlk çizgideki yargı geçicidir. Ama son çizgide her şey yetkinliğe ulaşır. Biri doğru ve yanlışı ayırt etmek için şeyleri çok katlı aşaması içinde keşfetmek isterse bu orta çizgiler olmadan yapılamaz.
Hayatta kalmak ya da mahvolmak iyi talih ya da kötü talih bakımından önemli olan zaman içinde bilinebilir. Kararlar üzerindeki yargıları düşünen bilgi adamı böylece büyük ölçüde kendini düşünebilir.
Değişimler kitabı engindir, yücedir. Onun içinde herşey bütünüyle içerilmiştir. Göğün taosu onun içinde içerilmiştir. Yerin taosu onun içinde içerilmiştir. İnsanın taosu onun içindedir. Bu üç birincil gücün birleşimi onları ikiye katlar. Altı çizgi olmasının nedeni budur. Altı çizgi üç birincil gücün yolundan (tao) başka birşey değildir.
Yolun değişimleri, devinimleri vardır. Dolayısıyla çizgiler değişen çizgiler diye adlandırılır. Çizgilerin aşamaları vardır. Bu yüzden şeyleri temsil ederler. Şeyler farklıdır, bu çizgi niteliklerini ortaya çıkarır. Çizgi nitelikleri her zaman örtüşmez. Kararlar koşullara göre konuşur. Doğru ve yanlış birbirini etkiler. Yakından ilişkili şeyler uyumlu olmadığında bundan kötü talih çıkar. Bu yaralanmaya, pişmanlığa, alçalmaya yol açar. Böylece iyi ve kötü talih ayırt edilebilir.
Değişimler Kitabı'nın öğretisi, dikkatli ve sakınımlı olmanın değerini hatırlatır. Tehlikenin farkında olan kendine bir yer yaratır. Kim şeyleri hafife alırsa kendi düşüşünü hazırlar. Bu kitabın taosu büyüktür. Yüzlerce olasılığın hiçbirini atlamaz. Hem başlangıç hem de sonla ilgilidir. Değişimler Kitabı'nın taosu budur.
Dünyada en güçlü şey Yaratıcı'dır. Onun doğasının dile getirilişi değişmez biçimde kolaydır. Yürekte sevinci koruyabilmek ve gene de düşünceli olmak yoluyla iyi ve kötü talihi belirleyebiliriz. Dolayısıyla değişim ve dönüşümler eyleme gönderme yapar. Yararlı işlerin iyi kehanetleri vardır. Böylece imge, bizim şeyleri bilmemize yardımcı olur. Kehanet, bizim geleceği bilmemize yardımcı olur; kendimizi bilmemize...'*
*I Ching ya da Değişimler Kitabı/Richard Wilhelm