- Kategori
- Gündelik Yaşam
"Her şey yolunda" hissi

Sizin için.
Selamlar...yine geç kaldım yazmakta. Biliyorum, bugünün işi yarına bu kadar da bırakılmazki! Uzun zamandır yazasım yoktu yine. Arada bir öyle oluyorum işte. Canım hiç birşey yapmak istemiyor. Hep mazeret hep mazeret...Üstümdeki ağırlığı atma zamanı geldi, geçiyor bile. Herkesi bu aralar tatil heyecanı sarmıştır belki de. Ama bendeki heyecan başka. Daha heyecanlı, gururlu bir heyecan... Kuzularımın sünnet telaşı var bu aralar bizde. Sünnet konusuyla ilgili şimdilik bu kadar, ayrıntılar sünnetten sonra ya da azzz sonra:)))
Her şey tıkır tıkır ilerlemiyor, farkındayım ve bunun için zaman lazım onu da biliyorum, fakat her şeye rağmen, üzerimde "her şey yolunda" hissi var. Nasıl oluyor bunu anlamadım! Yaşamak en önemli sebebi olabilir aslında bu durumun ama yinede tuhaf bir his!!! Canımı sıkan her şeye susuyorum, ilginç bir sakinlik var üzerimde. "Suskunluğum asaletimdendir, her lafa verecek bir cevabım vardır. Lakin, bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye" Mevlana'nın bu enfes sözünü bir yerlerde okuduktan sonra mı böyle sakinleştim bilemiyorum. Bildiğim tek şey: Bu sözün önünde şapka çıkarılır.
Diyoruz ya hep, hayat kaldığı yerden devam ediyor diye. Doğru aslında...Güzelliği, heyecanı, acıları, sürprizleriyle, telaşlarıyla aynen devam ediyor hayat. Az önce bahsettiğim her şey yolunda hissi belki de pes etmemenin verdiği huzurdur. Sevdiklerimizle yaşama isteğidir. Bu istek bize her şeyi yaptırabilir. Mutluluk mutluluğu doğurur derler. Bu da doğrudur. Biz de onun için uğraşıyoruz, çocuklarımız için, kendimiz için... Sadece şükrediyorum sıkıldığım zamanlarda. Sağlığım yerinde olduğu için, sağlıklı evlatlara sahip olduğum için ve bal kuzularıma sarıldığımda bütün olumsuzlukları silebildiğime inandığım için şükrediyorum.
Zamanla yarışır gibi yaşamalıyız, Bugünün işini yarına bırakmadan. Yaptığımız işlerden duyduğumuz hazzı doya doya yaşayarak. Arada bir kendiyle gurur duymalı insan. iyi ki ben varım demeli kendine. yani insan kendini motive edebilmeli. Arada bir yaptığımız bu tür ukalalıklar deşarj olmamızı sağlar. (Ben yapıyorum, iyi geliyor tavsiye ednerim) Ayrıca; kendi kendinin de psikoloğu olmalı insan. İlaçlarla filan kendine gelemez, geçecek bu günler demeli... ama bu günler de geçmeli...
Herkesin farklı hayatları, yaşam tarzları olsa bile, beklentileri aynı. MUTLU OLMAK. Koca hayatta her şey değişiyor aslında. İnsanların huyları değişiyor mu? Hayır. Değişmemek için de değişemem ben her daim buyum derler. Böyle söyleyenlere de içimden en kocamanından bir yuh demek isterim, hatta derim. Çok büyük bir değişimden söz etmiyorum burada, bunu kimseden isteyemeyiz, huy 7'sinde neyse 70'inde de odur buna inanıyorum ama, insan birazcık duruma uymaya çalışmalı... Neyse. Bu, öyle diyenlerin sorunu!!!
"Ömer Hayyam'dan;
Ben olamayınca bu güller bu selviler yok
Kızıl dudaklar mis kokulu şaraplar yok
Sabahlar , akşamlar , sevinçler , tasalar yok
Ben düşündükçe var dünya , ben yok o da yok!"
Fazla söze de gerek yok bu rübai'den sonra.
Her sabah güne gülümseyerek başlamanız dileğiyle. Sevgiyle kalın.
Her şey tıkır tıkır ilerlemiyor, farkındayım ve bunun için zaman lazım onu da biliyorum, fakat her şeye rağmen, üzerimde "her şey yolunda" hissi var. Nasıl oluyor bunu anlamadım! Yaşamak en önemli sebebi olabilir aslında bu durumun ama yinede tuhaf bir his!!! Canımı sıkan her şeye susuyorum, ilginç bir sakinlik var üzerimde. "Suskunluğum asaletimdendir, her lafa verecek bir cevabım vardır. Lakin, bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye" Mevlana'nın bu enfes sözünü bir yerlerde okuduktan sonra mı böyle sakinleştim bilemiyorum. Bildiğim tek şey: Bu sözün önünde şapka çıkarılır.
Diyoruz ya hep, hayat kaldığı yerden devam ediyor diye. Doğru aslında...Güzelliği, heyecanı, acıları, sürprizleriyle, telaşlarıyla aynen devam ediyor hayat. Az önce bahsettiğim her şey yolunda hissi belki de pes etmemenin verdiği huzurdur. Sevdiklerimizle yaşama isteğidir. Bu istek bize her şeyi yaptırabilir. Mutluluk mutluluğu doğurur derler. Bu da doğrudur. Biz de onun için uğraşıyoruz, çocuklarımız için, kendimiz için... Sadece şükrediyorum sıkıldığım zamanlarda. Sağlığım yerinde olduğu için, sağlıklı evlatlara sahip olduğum için ve bal kuzularıma sarıldığımda bütün olumsuzlukları silebildiğime inandığım için şükrediyorum.
Zamanla yarışır gibi yaşamalıyız, Bugünün işini yarına bırakmadan. Yaptığımız işlerden duyduğumuz hazzı doya doya yaşayarak. Arada bir kendiyle gurur duymalı insan. iyi ki ben varım demeli kendine. yani insan kendini motive edebilmeli. Arada bir yaptığımız bu tür ukalalıklar deşarj olmamızı sağlar. (Ben yapıyorum, iyi geliyor tavsiye ednerim) Ayrıca; kendi kendinin de psikoloğu olmalı insan. İlaçlarla filan kendine gelemez, geçecek bu günler demeli... ama bu günler de geçmeli...
Herkesin farklı hayatları, yaşam tarzları olsa bile, beklentileri aynı. MUTLU OLMAK. Koca hayatta her şey değişiyor aslında. İnsanların huyları değişiyor mu? Hayır. Değişmemek için de değişemem ben her daim buyum derler. Böyle söyleyenlere de içimden en kocamanından bir yuh demek isterim, hatta derim. Çok büyük bir değişimden söz etmiyorum burada, bunu kimseden isteyemeyiz, huy 7'sinde neyse 70'inde de odur buna inanıyorum ama, insan birazcık duruma uymaya çalışmalı... Neyse. Bu, öyle diyenlerin sorunu!!!
"Ömer Hayyam'dan;
Ben olamayınca bu güller bu selviler yok
Kızıl dudaklar mis kokulu şaraplar yok
Sabahlar , akşamlar , sevinçler , tasalar yok
Ben düşündükçe var dünya , ben yok o da yok!"
Fazla söze de gerek yok bu rübai'den sonra.
Her sabah güne gülümseyerek başlamanız dileğiyle. Sevgiyle kalın.