- Kategori
- Magazin
"Hülya neden böyle"

"Hülya derdini söyle"
Nereden başlayayım, o kadar çok ki...
Kelime hazinesinin darlığına rağmen, (sesi de) ısrarla ve inatla kendisinin çok zeki olduğunu her fırsatta söyleyenlerden, iddia edenlerden oldum olası 'gıcık'lıktan da öte bir duygu beslemişimdir.
Her zaman, "Duyabiliyorsan başkalarından duy, bırak başkaları yere göğe sığdıramasın seni" derim.
Bilmezler mi acaba, kendi kendine övgünün de, sövgünün de bir şey ifade etmediğini, bir eylem gerçekleştirmediğini, kısaca bir işe yaramadığını.
Bu insan modellerinde; 'tedavülden kalkme endişesi', güncellenebilme telaşını başlatır.
Birden, onu şöhret yapan insanları küçümsemek, aşağılamak olmazsa olmazları olur.
Kendi pazar paylarını hala kendilerinin belirlediğini zannederler, bu havada olmaya bayılırlar.
Eğer, 'benim için artık para dördüncü planda' da diyorsa tamamdır.
Kendince her şeyi aşmıştır(!)
Dikkat!
"Yaptığım talk şov programlarından, olmadık insanları konuk edip de
onlara hak etmedikleri payeleri vermekten açıkçası çok sıkılmıştım"
Kim diyor?
Hülya Avşar diyor.
Neden diyor?
Yukarıdaki sebeplerden dolayı diyor.
İnce bir cümle daha kuruyor;
"Türkiye'de bir sanatçıysan bir çizgiyi geçtikten sonra istersen yıllarca ortalıkta görünme, yine de yok olmazsın" da diyor.
Daha kalın bir çizginin o çizgi dahil herşeyi silebileceğini unutuyor.
Avşar Kızı unutulmayanları da unutuyor.
Kısaca mesela dersek;
Emrah'ın zihinsel engelliler okulu açacağını söylemesi üzerine "Senin onlarla bir yakınlığın mı var?" deyip kahkaha attığını,
"eğitim cehaleti alır, eşeklik baki kalır" dediğini,
konuğuna, "sizin g...... için yuvarlak değil de kare diyorlar, doğru mu?" diye sorduğunu
Meşaleye, 'şelale' dediğini,
"Genc Bakış"da sorulardan bunalıp, öğrencilere sataştığını...Vs...Unutuyor.
Şimdi ben bu hal ve gidişattan sonra, 'ne kadar zeki bir insan olduğumu herkes biliyor' gibisinden saçmalasam neyi ispat etmiş olurum?