- Kategori
- Siyaset
“Kırmızı çizgiler”imiz: Laiklik, bölünmezlik!

Kırmızı çizgiler: Laiklik, bölünmezlik..
Türkiye Cumhuriyeti’nin “kırmızı çizgiler” dediğimiz iki “temel ilke”si var:
Laiklik!
Bölünmezlik!
Bu ilkeler, yıllardır kıyısından köşesinden aşındırılıyor.
“Ilımlı İslam Devleti” kurma hayali taşıyanlar, “bölücüler” bu iki temel ilkeye her fırsatta saldırıyorlar. “Dönek”, “liboş”, “Soros’un Çocukları” gibi değişik adlar verilenler de, bunlara arka çıkıyorlar.
Bu saldırıların asıl destekleyicisi olarak da, bizi içine almakta nazlanan AB görülüyor.
*****
AB’nin kimi sözcüleri, Anadolu’yu “parçalama”ya yönelik girişimleri alkışlıyor.
AB, “Bu işler benden sorulur.” anlayışıyla ipleri elinde tutuyor.
İç işlerimize karışmalar, Türkiye’deki gelişmelere gösterilen tepkilerin niteliği, her şeyi gözler önüne seriyor. AB memurları ile “biz”dekiler aynı dili kullanıyorlar.
AB memurları, “sömürge valisi” edasıyla Anadolu’da cirit atıyorlar.
“Şu yasa şöyle, bu yasa böyle çıkmalı!”, “Şunu yakala, bunu bırak!” dayatmaları bitmiyor.
Bütün bunlar, Türkiye’nin nelere sürüklenmek istendiğinin göstergesidir.
*****
Şöyle çevrenize bir bakın!
AB’nin kimi sözcüleri ve bizdeki uzantıları kimlere muhalefet ediyorlar?
Laik ve demokratik Cumhuriyet’e bağlı olanlara.
Anadolu’nun bütünlüğünü savunanlara.
Kemalizm’i savunanlara.
AB’ye girelim, ama “onurlu” girelim diyenlere!
Kısacası iktidara muhalfet edenlere!
*****
AB’nin arkalarını sıvazladığı kimler?
Ülkenin aleyhine olan her karara “Başüstüne!” diyenler!
Cumhuriyet’e sövenler!
Atatürk’e sövenler!
Kemalizm’e sövenler!
Ülkeyi parçalamak isteyenler!
“Ilım İslam Devleti” modelini savunanlar!
Kırmızı çizgilerden ödün vermeyen yurtseverlere saldıranlar!
Irkçılığa karşı olan, ama Kürt ulusalcılığını savunanlar!
TC vatandaşlığı yerine, cemaatçiliği, etnik ulusalcılığı savunanlar!
“Laik-demokratik Cumhuriyet’i” savunanları, yurtdışı toplantılarda, yabancılara şikayet edenler!
AB’ye “teslim” anlayışıyla girmek isteyenler!
*****
Bu devran böyle sürüp gider mi?
Bir gün devran döner, taşlar yerine oturur mu?
Bizim “kırmızı çizgiler”, bir başka renge boyanır mı?