- Kategori
- Gündelik Yaşam
"KIŞ UYKUSU"

Bir ve bütün olmanın önünde kim duruyor?
“……Çünkü gerçek kış uykusuna yatan hayvanların neredeyse ölüm kadar derin olan uykusu normal uykudan çok farklıdır. Her iki uykuda da vücutta temel olarak aynı değişiklikler gözlenmekle birlikte, uyku durumunun daha uzun süreli olabilmesi için kış uykusunda bu değişikliklerin etkisi çok daha derin ve kalıcıdır.”
Ölüm kadar derin uyku…Ölümü getiren derin uyku..
Belki de biz ülke olarak kış uykusunda olabiliriz…
Kışı geçirmek için gerekli yağlanmayı yapabilmek için oburlaşan bazıları ile bunu akıl edemeyen ya da fıtratı buna uygun olmayanların yaşadığı bir ülke..
Kimileri kendilerine o kadar odaklanmışlar ve önlerinde akan kaynak onları o kadar iştahlandırmış ki, yanlarında yörelerinde ne oluyor farkında bile değiller..
Kimileri o kadar bilenmişler ve o kadar dolmuşlar ki yılların öfkesini çıkartıp intikamını alıyorlar sanki..
Ne standartlar umurlarında, ne güvenlik, ne yasal zorunluluklar ne de can…
“Yaratılanı severim yaratandan ötürü” sözü onların için çoktan anlamını yitirmiş..
“Ölmüş geçmiştir…”neden ölmüş, ölmemesi için ne yapılmalıymış bu ölümün sorumlusu kimmiş, geri de kalanlarına ne olacakmış, bunun vebali kimeymiş.. Kime ne.. Ölmüş geçmiş…Sivri sinek kadar değeri yok canının canların. Sivri sinek bile yaratanın kıymetlisi iken.. Bu nasıl bir hoyratlıktır cana karşı…
Bunun ne adı var ne anlaşılır tarafı..
Sanırım derin bir kış uykusundayız millet olarak…
Baharın geldiğini, havaların ısındığını ve uykumuzdan uyandığımız günleri görmeyi diliyorum..
Sevgiyle..Tahammülle, hoşgörü ile ve kabulle uyanalım uykumuzdan..