- Kategori
- Babalar Günü
"Küçük Bir Kızken, Babam Benim Aşkımdı. Bense 0'nun " Bir Ömür Aşkı "

Mektubun sahibi, Eda Erden. Bursa'da oturuyor.
“Babalar günü” münasebetiyle yazılmış bir mektubu çerçeveletip asmışlar Yücel çifti. Bartın’daki Fatmanım Konağının duvarında asılı bu mektup, evin en küçük kızı Eda Erden imzasını taşıyor. Yıldız Metin Yücel çiftinden aldığım müsaade ile sayfalarıma aldığım "Eda’nın mektubu," bir sevgi abidesi.
Bir fidanken bu kutsal abideye sarılarak büyüyen küçük Eda, evlenmiş hala gözünü babasından ayıramıyor. Bir baba sevgisi ki, sel olup akmış, gönül barajlarından taşmış, geçtiği gönül bahçelerini coşkuyla dolana dolana bu günlere gelinmiş.
Eda’nın hikayesi, bu günlerde ibretle okunması gereken aile içi bir güzelliği, asaleti, kadirbilirliği ve yücelere uzanan bir içtenliği yansıtıyor. İsterim ki herkes bu yazıyı okusun. Küçük Eda’yı ve sevgisini anlayabilsin.
Uzatmayalım. Ne diyor mektupta?
“Sevgiyi sende öğrendim, ilk seni sevdim hep, hep seni sevdim,
Sıcağı seninle tanıdım, ellerin hep sıcacıktı,
Anlayışı sende gördüm, gözlerin beni anlardı
Çözümleri senden aldım, her sorunu çözerdin,
Ayrılığı sende anladım, en zor senden ayrıldım,
Beni sende buldum, beni ben, “sen” oldurdun.
Adım Eda. 28 yaşındayım. 2 yıllık mutlu bir evliliğim ve bir kocaman mutlu bir ailem var. Ben, babamın en küçük kızıyım. Üç kızının en ufağı. Yani babama en az sahip olan, ablamı bir tek bu yüzden kıskanıyorum. Çünkü babam, onların daha uzun süredir babası.
Bütün kız çocukları, babalarına aşıktır. Ve bir gün ona benzeyen birisiyle evlenmeyi beklerler. Hayatım boyunca, babamı, sonsuz bir hayranlıkla sevdim ve izledim. Ondan hep, sevgi, dostluk ve anlayış buldum. Küçük bir kızken, kedi yavrularını eve getirmeme o yardım etti. Civcivleri ampul ışığında beraber büyüttük. Arkama baktığımda, o’nun, orada olduğunu hep hissederdim.
Babam sabahtan erken kalkar ve bana kahvaltı hazırlardı. Annem çalışıyordu ama, ben okula hiç aç gitmedim.
Ben genç kız olmaya başlarken, ablamlar evden ayrılmıştılar. Babam, her zamanki gibi yanımda ve arkadaşımdı. Gurbetteydik. Ben müziği onunla sevdim. Yürümeyi, gezmeyi, yemeği, resmi, eğlenceyi, çalışmayı onunla sevdim. Çünkü o, bunları yaparken hep yanımdaydı. Onunla hep el ele yürüyorduk. Onunla hayatımı ve her şeyimi paylaşabiliyordum. Sevinçleri, hüzünleri, hastalıkları, sıkıntıları, o hep sevgi ve anlayışla yanımızdaydı.
Ve sonra, tüm kuşlar gibi yuvadan uçma vakti geldi. Bu uçma işini anlayamıyordum. Yuvadan uçsam da, yine de her zaman olduğu gibi yanımızdaydı. Her seferinde babam hep yanımdaydı .
Evlenirken dünya, hakikaten pembeleşiyor. Düğünde babamla “Dön ne olur” şarkısıyle dans ederken, babamın nasıl bana sıkı sıkı sarıldığını ve ağladığını görene kadar, babamın neler hissettiğini anlayamadım.
Ben küçük bir kızken, babam benim aşkımdı. Bense o’nun bir ömür aşkı..”
"FATMANIM kONAĞININ" BİR MİSAFİRİ. RÖPORTAJIMIZA KULAK VERDİĞİ ZAMAN COŞTU VE İÇİNDE KALDIĞI BUTİK OTEL MAKETİNİ KUCAKLADIĞI GİBİ POZ VERDİ VE " ANLATILANLAR ÇOK ANLAMLI VE DUYGULU. BENİM DE ELLERİM BOŞ KALMASIN. KONAĞINIZI KUCAKLIYORUM BÖYLELİKLE. BU MUAZZAM SEVGİYE, BÖYLECE BEN DE ORTAK OLMAK İSYİYOR VE SEVİLMEK İSTİYORUM" DİYEREK SEVGİ GÖSTERDİ. NEŞE TAŞTAN ÇEVRE MÜHENDİSİ. BARTIN'A İŞ TAKİBİ İÇİN GELMİŞ. BARTIN'I ÇOK SEVMİŞ.
EDA ERDEN. O ŞİMDİ BURSA'DA OTURUYOR ÇOCUKLARI İLE
EDA ERDEN' İN BAŞKA BİR GÜZEL POZU
İŞTE, MEKTUBUN SAHİBİ EDA ERDEN
VE İŞTE O MUTLU EBEVEYNLERİ YILDIZ METİN YÜCEL ÇİFTİ. BARTIN' DA BUTİK OTEL SAHİPLERİ