- Kategori
- Blog
"Lağımcı"nın düşündürdükleri...

.......logo: M.Mumcu
Geçenlerde Culduz üstadımın, gerçek okunma sayılarıyla ilgili yazısını okumuştum. Tıklanmanın başka, okunmanın başka olduğunu istatistiklerle irdeliyordu.
Bazı "etiket" sözcüklerin tık sayısını arttırdığı bir gerçek. "Ben şu(...) sözcüğünü hiç kullanmam!" derken, kullanmış olanlar. Popüler isimleri kullanarak hit yapmaya çalışan blogçularımız bolca mevcut. Blogdaki "en" leri kafalarına göre seçenler, en "en" benim diyenler de var.
Tabii ki yazıyorsak birileri okusun diye yazıyoruz. Benim ortalama tıklanmam 450... Culduz'a göre hesapladığımda ise gerçek okunma ortalamam 30-35 kişi. Doğrusu da odur zaten. Aziz Nesin'in "Fil Hamdi"si tüm baskılarıyla 175.000 satmış.
Son yazım "lâğımcı"da, Ergenekon kazılarının çağrışımıyla, başımdan geçen gerçek bir olayı anlattım. Şu ana kadar sadece 100 kişi bakmış, ama 7 yorum var. İlginç geldi.. Bu yazı ana sayfada fazla kalmadı, tanıtımlarda da hiç raslamadım. Ama o tıklayan 100 kişinin çoğunun yazıyı gerçekten okuduğuna inanıyorum.
Bendeniz cennet kuşu, yazıda iddialı olmadığımdan "en"lere "men" lere girmediğimden gayet hoşnut olup, sıkıntıya girmeden içimden gelirse yazıyorum ve kimse de benden sansasyon beklemiyor. Çizgide ise iddialıyım, fakat kimse galerilere bakmıyor mu ne? Bir kaç dost hariç hiç tepki almıyorum. Bazen iki çizgide anlatabildiğimi, birkaç sayfada anlatamıyorum halbuki.
"Lâğımcı" da, iki ayrı lâğımcı karakter var. Blogçularda da aynı... Mühim olan ayırdına varabilmek.
İşbu blogu, "lâğımcı" yı okuyun diye yazdım. Bunu da,"Accıkça ifade edeyimmm..." (Özal, rahmet istedi!)