- Kategori
- Dünya
“Mardan Palace” Putini kızdırdı

Putin Medvedev`den önde
Rusya Başbakanı Vladimir Putin`in 8 yıllık Cumhurbaşkanlığı dönemi sakin geçmişti, kendisi sosyal ekonomik sorun yaşamamıştı. 1990 yılların başında petrol fiyatları arttıkta Putin istediği projeye finansman desteği de saklıyordu, işçilerin maaşlarını da artırıyordu.
Ancak dünyada ekonomik kriz patlak verdikden, enerji ucuzlaştıktan ve hammal ixracı azaldıktan sonra Rusya`nın zor
günleri başladı. Sakin günler yaşayan Putin de sertleşti. Halihazırda Putin`in gözleri nasıl kızmışsa strateji ortağı olan Belarus`a bırakın vad ettiği kredileri vermeyi, bu ülkenin mahsullerinin Rusya`ya idhalına yasak koymuş.
Rusya`da fabrikalar ve zavodlar yarı güçüne çalışıyor, işsizlerin sayısı her geçen gün artıyor. Rusya ekonomisinin en büyük sorunu ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Çin, hatta Hindistan gibi hazır ürün üretip sata bilmemesidir. Cumhurbaşkanı Dmitri Medvedev ne kadar “ülke ekonomisi yeni teknolojiler üzerinde kurulmalı” söylese de, Rusya`nın hammal ekonomisinden kurtulmasına çok vakit var.
Rusya`da geçen günlerde daha önce izlenilmeyen bir olay baş verdi. Sankt-Peterburg yakınlarındaki 22 bin sakini olan Pikaryevo kentinin 3 çimento fabrikası dayandı, işçiler sokağa töküldüler.
Bundan sonra olayların iki istikamette gelişmesi mümkün idi, ya Putin sorunu çözmek için Moskova`da Başbakanlık binasında toplantı yapmalıydı, ya da direkt olay yerine yollanmalıydı. Putin ikinci yolu terçih etti. Putin önçe durdurulan çimento zavodunu gezdi, daha sonra kentte toplantı yaptı. Başbakan toplantıda durdurulan fabrikaların sahipi, Rusya ve dünyanın en zengin işadamlarından Oleg Deripaska`nı okul öğrençisi gibi danladı.
Putin önceki yıllarda Kremline yakın oligarhlara (zengin adamlar) tokunmazdı. Ancak Putin`in farklı yolu da kalmamış. Putin anlıyor ki, Pikaryevo`da olayı görmezlikten gelse, Rusya`da başka işadamları da geliri olmayan fabrikaları durduracak, işçiler ise sokaklara tökülecekler. Tesadüfi değildi ki, Pikaryevo`daki olayla ayni gün Rusya`nın bir başka kenti Arhangelsk`de doktorların greve başlayabileceği hakkında haber yayıldı.
Putin`in sertliği bir işe yarayacak mı?
Putin Deripaska`nı çemento fabrikalarını açmağa ve işçilerin maaşlarını ödemeğe zorladı da, işadamı sözkonusu fabrikaların ürettiği çementonu satmak için bazar bulmadıkta ne yapacak? Bu halde Deripaska ya fabrikaları düşük fiyata satacak, ya da “Çelsi” klubunun sahibi Abramoviç gibi kendisini ve parasını dışarıya taşıyacak. Abramoviç zamanında Rusya`da gelecek olayları doğru ihtimal ettiğinden Londra`ya göçmüştü.
Putin zamanında oligarhları iki yere ayırmıştı: Kremlin`e yakın olanlar ve rakipler. Kremlin`e yakın olanlara (Abramoviç, Deripaska) tokunmuyordular, rakipleri (Gusinski, Hodorkovski) ise göz altına alıyordular. Şimdi ekonomik zorluklar nedeninden Putin tüm oligarhlara ayni gözle bakmağa başlamış. Hatta bugüne kadar Kremlin`le ilişkilerde hiçbir zorluk yaşamayan, Putinin arkadaşı Moskova Belediyye Başkanı Lujkovla iyi ilişker içinde olan Azeri işadamı Telman İsmayılov da Kremlin`in hedefinde.
Telman İsmayılov Antalyada Avrupa`nın en pahalı otelini kullanıma açtıktan sonra Kremlin`e yakın basın kuruluşlarında “neden Rusya`da kazandığını Türkiye`de harçıyor” gibi sorular gündeme getirmeğe başladılar. Türk basınında İsmayılov`un Türkiye vatandaşı olabileceği haberi yayınlandıktan sonra ise Azeri işadamının durumu daha da zorlaştı.
Rusya devlet televizyonu olan RTR`in Pazar günü yayınlanan “Vesti” yorum programında Telman İsmayılov`un Moskova`da sahibi olduğu Çerkizovo pazarında büyük miktarda uyuşturucu satıldığı iddia edildi. Programda Putin`in benzeri mekanlarda 2 milyar dolarlık uyuşturucu satıldığı sözlerine atıfta bulunarak İsmayılov`un Antalyadaki oteli kara parayla inşa ettirdiğinde işare edildi.
Bence, Telman İsmayılovun zamanı az. Azeri işadamı Abramoviç gibi kısa sürede üçüncü ülkeye taşınmazsa, Rusya`da kendisini mahpus hayatı yaşayan Hodorkovski`nin açı taleyi bekliyor.