"Martıların Efendisi" / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '17

 
Kategori
Sinema
 

"Martıların Efendisi"

"Martıların Efendisi"
 

Yaşam, dört mevsimlik sevgiyle...Hayat'ın sonsuzluk ikliminde "Aşk"


Şairin dediği gibi, "hoş geldin bebek yaşama sırası sen de..." Gerçekte öylemi ya...

Öyle olmalı ama, öyle olmuyor işte! Yaşama sırası senin olmuyor.

Yaşadığın dünyanın ve ülkenin zoruna gidiyor senin insanca yaşama isteyin...

"Martıların Efendisi" filmi de böylesi bir durumu anlatıyor. Şizofren bir insanın, İstanbul şehrinde, bir sahil kasabasında yaşama tutunma cabası içinde haykırışına...

Yanıt ; sevmediği adamla evlendirilecek bir kadın, çığlığına karışıyor.

Tek isteyin vardır yaşadığın iklimde insan kalabilme, hayallerin kadarıyla nefeslenmek.

Bir an gelir; çok görürler sana, bu isteğini. Nefes alma uğraşındaki İklim, senin pencerenden farklı mevsimleri dayatır, ruhuna. Baskılar başlar, insanlık dışı işkenceler ve zulümle tanışırsın, hayallerinde ki, güzelliklerin yerine. Senin için kurtuluş maviliklere yelken açan, bir kuğu gibi, yüzen gemilerle "gizli ülke"ye kaçıştır artık! Ama, hayallerini yok edemez o, zalimlikler ve işkenceler. Sol yanın, "özgürlükler ülkesi" umuduyla beslenir.

"Martıların Efendisi" (Mehmet Günsür), "özgürlükler ülkesine" gideceği yol arkadaşını, Rüya'sını ( Biga Önal) bekler ve bir sabah deniz de bulur. Bembeyaz gelinliğiyle tüm masumiyetiyle...

Ve sonrası filmin, final sahnesinin muhteşem görüntüleri, replikleri ve müzikleri eşliğinde... Baldıran zehirli bir son.

Bu film seyredilir bence...

Filmin sloganı şu sözü içeriyor.
"İnsanların gözleri ara sıra dalgınlaşır ya, gizli ülke orasıdır işte!"

İyi Seyirler..

Sedat Çalışkan


 

 
Toplam blog
: 27
: 180
Kayıt tarihi
: 13.03.09
 
 

Zaman Tüneli : 1961 doğumlu, Emekli. Hayattan değil mesleğinden. Yaşama tutunmak için, yosun tutm..