- Kategori
- İlişkiler
"O"
Hadi, hadi silkinin biraz, toparlanın canım artık...
Bırakın bu yorgun ruhların fazla demlenmiş acımış buruk tadını inatla yudumlamayı.
Hatırlamıyor musunuz yoksa?
Aşk şarabını o ilk yudumlamaya başladığınızda başınızın tatlı tatlı dönmeye başladığı unutulmaz anları.
Onu her gördüğünüzde kalbinizin nasıl yerinden fırlayacakmış gibi attığını.
Ne o pes mi ettiniz artık?
Yoksa o sizin hayatınızdaki tek şans mıydı?
Bitti diye o tek şansı da kaçırdığınızı mı düşünüyorsunuz?
Bundan sonra artık hiç aşık olmayacak mısınız?
O çok beğendiğiniz muhteşem aşk şarabını bir daha hiç yudumlamayacak mısınız?
Bundan sonra hiç kimseyi onun kadar sevemeyecek misiniz?
Gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz?
Dünyadaki bunca mutlu çift hep bir kerede mi buldu birbirini sanıyorsunuz?
Yapmayın Allah aşkına.
Sizde biliyorsunuz.
Şu an içinizi yakan o ayrılık ateşi elbet bir gün sönecek.
Derken çıkan rüzgar onun da küllerini sağa sola savuracak.
Bir gün baktığınızda o da mazide kalmış hoş bir seda olacak.
Ama birgün;
Belkide hiç beklemediğiniz bir anda, tahmin bile etmediğiniz bir mekanda eros’un oku sizi yine yeni yeniden vuracak.
Kalbiniz yine yeni yeniden aşık olacak.
Onunla birlikteyken yine yeniden başınız dönmeye başlayacak, onu her gördüğünüzde kalbiniz yerinden fırlayacakmış gibi atacak.
Bilinmez ki bir ömüre böyle kaç ayrılık, kaç aşk sığacak.
Karşınıza "O" çıkana kadar, bu durum kaç kez tekrarlanacak.
Ama elbet bir gün, karşınıza “O” gerçekten bir yastıkta kocayacağınız kişi çıkacak.
İşte o zaman, “O” aşk, sizin için en son olacak.
Ruhunuz yıllardır aradığı ikizini bulacak.
“O”
Hiç bir zaman sizin için mazide kalan hoş bir seda değil, artık sizin geleceğiniz, sizin kalan hayatınız olacak
Ya da "O" ...........
11 Ağustos 2007
Bence okunmayı fazlasıyla hak ediyorlar;
Beenmaya'dan Salıncak; http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=56512
emel dedeoglu'ndan Sürgün yedi yüreğim; http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=56630