- Kategori
- Deneme
Ölçüsüz övgüler yarar sağlıyor

Görsel alıntı
Dönüşü olmayan sonsuz yolculuğa çıkan mevtaya da, yeni bir umuda ve mutluluğa adım atan geline de beyazları giydirirler.
Onların bu yolculuğuna tanık olanların bir kısmı düğüne, bir kısmı da cenazeye giderler. Mutluluğa gidenin düğününde davullar, şarkılar, sazlar çalınır, sonsuzluğa gidenin cenazesinde gözyaşları dökülür, ah ile vah sesleri yükselir.
Birinin kınalı ellerinden tutulur, birinin tabutundan tutulur. Birinin üstüne çiçekler serpilir, birinin üstüne toprak atılır. Birinin nüfus kaydında yazılır ölü, Birinin nüfus cüzdanında yazılır evli.
İki yolcunun da beyazdır elbiseleri. Kaderin sillesini kabul eden ve dönüşü olmayan, sonsuz yolculuğa giden yolcuya beyaz kefeni. Feleğin yönünü değiştirip yeni umutlarla mutluluğa giden geline de beyaz gelinliği giydirirler.
Bu iki yolcunun yolculuğunu akıl ve mantık gereği bilenler, duyanlar ve gözleriyle görenler, yinede sonsuzluğa giden yolcuyu düşünmezler. Dünya menfaatleri uğruna özünü kaybederler. Günümüzde artık ölçüsüz övgüler kimseyi rahatsız etmiyor. Aksine kabul görüyor ve hoş karşılanıyor.
Bizde bazıları, birilerini yüzüne karşı gereğinden çok fazla över. Saçının tellerini, bedeninin kıllarını, ellerini, gözlerini, kaşlarını ve bakışlarını kutsal sayar. Bazıları pohpohlamayı, koltuklamayı ve pehpehlemeyi çok severler.
Özellikle de el öpenler ve tabii ki el öptürmeyi adet haline getirip ondan zevk alanlar. Büklüm, büklüm eğilenler, kat, kat kıvrılanlar. Gören gözün göz bebeği olmak isteyenler.
Birinin kılını canlarından daha kıymetli sayanlar. Ona dokunmak bile ibadettir diyenler. Zevk, sefa peşinden koşanların ayak tozları olmak isteyenler.
Dünya menfaati için, fayda ve yarar sağlamak uğruna onurunu, gururunu rüzgâra verenlerin. aklını yitirmiş, özünü kaybetmiş, deli, meczup insanların sonu nereye varacak..
Peygamberimiz kendisi için ayağa kalkanlara” Acemlerin büyüklerine ayağa kalktığı gibi bana ayağa kalkmayın” diyerek tevazuda her kese örnek olacak bir söylemi göz ardı edilmektedir.
Gereksiz övgüleri adet haline getirenler ve övgülerden hoşnut olanlar istiğfar etmeli. kusurlarının örtülmesini dilemeli. Allah kusurumuzu afetsin demeyi bilmeliler. İnsan tövbe etmeyi bilmeli, Allah’tan suçlarının bağışlanmasını dilemeli.
Günümüzde ayağa kalkmak şöyle dursun, abuk, sabuk methiyeler sarf eden meczupları bir daha yapmamaları için uyaran yok. Estağfirullah bile demiyorlar.
Demek ki meczupların yaptığı hareketler, söylediği sözler onların hoşuna gidiyor. Yaşamda artık doğru para etmiyor. Yanlış yalan, hile, ikiyüzlülük, vicdansızlık ve merhametsizlik kabul görüyor.
Bazıları sefa sürerken, bazıları cefa görüyor. Elitler ve seçkinler artık gökyüzünde dans ederek özgürlüğün tadını çıkarırken, fakirler, yoksullar cefadan bıkmış usanmış Azrail ile dans ediyor.
Ölümü hep hatırlayanlara ölümün gölgesinde yaşayanlara özgürlük yakışmaz, övgü gerekmez.
Dünya namertlere, ayyaşlara ve sarhoşlara meydan olmuş, Yapılan hareketler, söylenen sözler ve aşırı övgüler insanı yüreğinden yaralıyor.
Dünya artık fakiri, yoksulu barındırmıyor. El, etek öpenleri, büklüm, büklüm eğilenleri, bazılarını yüzüne karşı gereğinden çok övenleri, pohpohlayanları, pehpehleyenleri barındırıyor.
Böyle lekeli, paslı ve kirlilik içinde boğulan insanlık artık kurtarıcı bulamaz.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN