- Kategori
- Futbol
"Özüne" dön Trabzon...

Son haftalardaki yanlış uygulamalar başarıyı gölgelemiştir. "Neymiş yanlış olanlar" diyenler, bu konudaki yazılarımı okumamış olanlardır. Biz bunları boşuna yazmıyoruz. Kanıtı mı? İşte alınan sonuçlar ortada.
Daha önce hangi uyarılarda bulunmuşum:
1- Yeni alınan Alanzinho'ya fazla bel bağlamayalım. İlk sinyaller iyi değil...
Sonuç ne? Oynadığı sürece, vasatı aşabildi mi? En iyi orta saha oyuncusu bu mu? Oyunu çevirebilecek sonucu etkileyecek bir becerisi var mı?
2- Yattara'nın alternatifi gibi ( birini çıkar , öbürünü koy) anlayışının aksi tesir yapacağını yazmışız.
Sonuç ne oldu? İkisi de yararlı olamadı...
Yani, pirinç hayal ederken, eldeki bulgurdan da olduk...
Bu mağlubiyet, sonun başlangıcıdır. Tek umut, diğer takımların yapması muhtemel hatalarında... Bekleyeceğiz... Sıvas'ı biri yenecek ve biz kazançlı çıkacağız. .. Umarız, biz umarız da, böyle "mamalar" da her vakit önümüze düşmez...
Bu yazı yazılırken, Sıvas maçı henüz oynanmamıştı. Sıvasın üstün bir mücadele azmiyle galip geleceğinden eminim. Tahminim çıkmazsa, bir daha sporla ilgili blog yazmayacağım. Şayet doğru çıkarsa , herkesin bir konuya dikkatlerini çekmek isterim: O da şudur:
Ülkemizdeki fotbol, amatör bir ruh ve güçlü bir bedenle oynanmadıkça "başarı " hayallerde kalacaktır...
Profesyonel futbolcu, nasıl sakatlanmamak için "pres"ten kaçıyorsa, sen de kendi takımını düşünerek yürekli oyunculara ağırlık vermelisin. Yattara Beşiktaş maçında durumu idare eden bir oyuncuydu fakat , Denizli maçı tam ona göreydi. Yedek kalmanın moral bozukluğu ile girdiği süre içinde de, yararlı olamadı.
Kafaların karışmaması için, fikirlerimi özetliyorum:
Türkiye şartları dikkate alındığında, iyi bir yerli, çok iyi bir yabancıdan daha yararlı olur. Futbol, fizik güç ve mücadele ile kazanılıyor. Amatör ruh, başarma arzusu da eklenince sonuç alınabilir. Bu tanımlara en iyi örnek yine Trabzon'un kendisidir. Bugün ise Sıvas aynı anlayışı sürdüren tek takım.
Son söz: Büyük servetlerle kurulan takımların yerini, büyük yüreklerle kurulanlar almıştır, Trabzon "özüne" dönmelidir...