​ “Savaşa hayır“ diyelim… / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '12

 
Kategori
Siyaset
 

“Savaşa hayır“ diyelim…

“Savaşa hayır“ diyelim…
 

Bu coğrafyada sular durulmuyor bir türlü. Hoş ne zaman duruldu ki.

Arap baharı denen kanlı devrimlerden sonra sıra Suriye’ye geldi ve savaş tamtamları çalmaya başladı.  

Savaşın çirkin yüzüyle yıllardır karşı karşıya olduğumuz yetmezmiş gibi bir de sırtımızdan iteleyip “hadi siz savaşın, biz ellerimizi kirletmeyelim, sonra gelir devralırız“ diyen ABD'ye uyup savaş senaryolarına kanarsak,  ülke olarak bir daha sırtımızı minderden kaldıramayız.

Biz analar ve kadınlar olarak önce bizim buna karşı çıkmamız şart. Bu savaş fikri ve senaryolarına, önce biz kadınlar bir kaya kadar sert olmalı ve şiddetle karşı çıkmalıyız. Savaş ölüm ve acı demek. Savaşacak olan çocuklarımızdır ve biz yıllardır bu acı ile yoğruluyoruz.  

Güç sarhoşu erkek egemen hükümetlerin çıkardığı kıyımlara bütün gücümüzle karşı çıkmalıyız. Ortadoğulu kadınların seslerine kulak vermeli ve sesleri olmalıyız.

60 yıldır NATO üyesi olan Türkiye artık ABD’nin savaş aleti olmamalı. NATO’nun savaş aleti olarak sadece Kore’de 741 kayıp vermişiz.  Günümüze kadar ülke içinde oynanan oyunlarda ve büyük güçlerin sömürü hevesleriyle çıkardıkları savaşlarda binlerce yurttaşımız yitip gitti.

Bölge coğrafyasının, büyük güçlerin menfaatleri doğrultusunda değiştirilmesi ve dönüştürülmesi, bütün bunların demokrasi kılıfı içinde halk kitlelerine ve dünya kamuoyuna özgürlük yalanlarıyla benimsetilmesi,  bahar olarak lanse edildi. Ancak yıkılan diktaların yerine tamamen farklı diktaların geçtiği  (Libya’daki Müslüman Kardeşler örneği) gözden kaçmamalı.

Arap baharları adı altında yalancı baharlar estiren emperyalist güçlerin, bölgeye ve üzerinde tepindiği ülkeye sözde barış getirme adına rejimleri yıkıp yerine rejimler getirme hareketlerine ve bunu da o ülkenin kendi halkına yaptırtma becerilerine bahar adını vermek tamamen baharın sevimli adına ters düştü.  

Tamam devrimler hep kanlı yapılır, kanla yazılır. Ancak uzaktan kumandalı bu devrimler hep bahar mıdır? Yoksa emperyalist güçlerin rejimleri ortadan kaldırıp daha çabuk ülkeleri sömürmek için uydurdukları bir yalan mı? Yalancı baharların yerine kara kışlar, bunaltıcı sıcaklar olmuştur belki ama bahar hiç gelmedi bölgeye.

ABD destekli Büyük Ortadoğu Projesi'nin oluşturulma sürecinde halkları ayaklandırmak ve istediği kıvama getirmek için demokrasi adı altında etnik kavgalara ve din karışıklıklarına kurban gitti ülkeler.

Arap baharı orta doğuya tıpkı ABD’nin Irak'a getirdiği kadar demokrasi getirdi. Irak'ta malum hala insanlar birbirlerini vuruyorlar. Petrolü de ABD alıyor.

Emperyalizm, bir ülkenin işini bitirip diğer bir ülkeye atlayarak orada da binlerce masum insanın daha kanını içip, yoluna devam edecek. Başka belirsiz gerekçelerle, başka halkları yok etmek üzere...

İnsanları, sırf kendi çıkarları için savaştıranları da, savaşmaya zorlayanları da lanetleyelim. Ne kendi ülkemizde, ne de dünyada savaş istemiyoruz diyelim. Çünkü savaşlarda çocuklarımızdan çalınan sadece hayatları değil, bütünüyle geleceğimizdir.

Ayrıca silahlanmaya dur demeden savaşa hayır diyemeyiz. Son teknoloji ile donatılmış orduların milyon dolarlarla konuşulan aletleri ile savaş oyunları oynayan meraklıların gazına gelmeyelim. Bir savaş uçağının sadece bir uçuşu ile harcanan para ile belki çocukların eğitim ihtiyaçları karşılanır. Bir askerihelikoptere harcanan para ile belki bir okul yapılır.  Ve belki daha neler yapılabilir.

Her gün bir iki şehit haberi gelirken bunların hesabını veremeyenler çıkması muhtemel Suriye savaşında yaşanacak kayıpların hesabını hiç veremezler.

Hadi, bütün gücümüzle “Savaşa Hayır “diyelim…

Şükran Demirtaş

 
Toplam blog
: 249
: 3042
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..