- Kategori
- Gündelik Yaşam
"Senin yüzünden cimri oldum anne !"

alıntıdır
Akşam yemekten sonra mutfağı toparlarken oğlum geldi yanıma. Eve alınacak suyun parasını bir de haftalık harçlığını istedi. "Tamam oğlum" dedim, fakat o "zaten kaç haftadır harçlık almıyorum senden" deyince kızar gibi yapıp geçen hafta verdiğimi söyledim. Efendim geçen haftanın pazartesi günüymüş o, şimdi olmuş bu haftanın perşembesi. "Vermişim ya işte daha ne?" dedim gülerek. O da beni gıdıklamaya başladı ve "Cimrisin cimri, gerçi ben de olsam senin gibi yapardım, zaten senin yüzünden cimri oldum, arkadaşlarımı kaybedeceğim yakında" dedi. Bunları söylerken kahkaha atıyorduk ikimiz de.
"Nedenmiş o? Neden arkadaşlarını kaybedecekmişsin bakalım?" dedim. Borç istiyorlarmış sık sık ve benim oğlan parası olmadığını söyleyip vermiyormuş.
Şimdi belki size tuhaf gelebilir, ama ona şunu söyledim:
"Bak oğlum, sana vereceğim en önemli öğütlerden biridir, sakın kimseye borç verme. Hele arkadaşların ve dostlarınla arana para ilişkisi sokma. Çok güzel giden ilişkilerin para yüzünden bozulduğu o kadar çok örnek var ki. Ama, yemek ısmarlarsın, hediye alırsın ne yaparsan yaparsın da borç sakın verme."
Böyle dedim ona.
Benim gibi hümanist, yardımsever, insanlara hayır demeyi hâlâ becerememiş bir anne oğluna bunları söyledi bu akşam.
Çünkü çok zararın gördü bu anne bu davranışının. Kendi değişemese de istiyor ki oğlu kendi gibi olmasın.
Elbette, duygusuz, ruhsuz, hele vicdansız asla olmasın. Zaten olamaz, benim çocuğumun ruhunda yok bu olumsuz duygular. Ama parayı çok sever sağolsun. Böyle olunca da çarçur etme konusunda pek dikkatli. Abartmadan cimri (pardon tutumlu!) olmasında da zarar yok bence.
Hayat insanları bir zaman sonra öyle bir noktaya getiriyor ki, tüm inandığı değerler, inançları, güvendikleri bir bir yok oluyor. Bir zamanlar inanıp güvendiği insanların pul kadar bile değeri kalmıyor gözünde. Ne yazık, ne acı...