- Kategori
- Deneme
“Sesi çınlayacak kadar halkalıydı tarifleri…”

… Ya da hiçbir şey yaşamadık diyerek, kolların açık rüzgara durursun… Parmakların son derecede ayrı… Hani sızlar parmakların, gergin bir şekilde kolların… Başın bulutlara paralel alabildiğine… Aşağıda mesafeyi unutmuş aklınla bir halde… Dudakların aralı ve ilk yağmur ıslatır… Sonra burnun… Ve dayanamaz başlar ıslanmaya…
elbiseleri bırak, ten ıpıslak… Daha ıslandıkça üzerinde bir ağırlık… Ama tenle – yağmur mutlu artık… Kaşların engellese ne çıkar?.. Gözlerin az daha ağlasa, pınardan gökkuşağı çıkar?... Ama küçük bir gülücük, bak o anda işe yarar…
Yoksa öyle bir anda mı? Basit cevapta sır sürprizler?..
“Gökyüzü bu kadar cömertken, ben nasıl kendimi tutabilirim?.. “
Her damla da bir yürek atışı hissedilebilecek kadar… Yerleri öpüşüydü son nefes… Sesi çınlayacak kadar halkalıydı tarifleri…
Kolaydı aslında her şey…
Keyifli bir sohbet, ayaküstü merhabalar… Tadı yüzlerde kalmış gülüşlerin… Nerelerdeydiniz?.. Tam buradaydım!. Bilakis kalakaldım!.. Şimdi gitmeliyim… Görüşmek üzere hoşçakalın…
Kapıdaydı gözüm… Çıt çıksa irkiliyorum… Çoğu zaman doğru çıkıyordu tahminlerim… Ve en heyecanlandığım anlarda sen geliyordun…
Bir gün itiraf edecek gibi hızlı adımlarla, sen beni sıyırıp geçiyordun… Bu sefer dönüşünü beklerken, sen sessizce gidiyordun…
'LaL