- Kategori
- Haber
"Şiddet"in şampiyonluğu..

Küreselleşen dünyada her şey daha fazla tüketim, daha fazla kâr, daha fazla sömürü üzerine kurulu.
Her şeyin kazanmaya ve kazanma hırsına kurban edildiği günümüzde, doğrusunu isterseniz bir takım tutup, ordan oraya koşturacak kadar zeki değilim herhalde.
Spor ve etik değerler öleli çok oluyor. Dünyada, ülkemizde onca olumsuzluk varken taraftar olup unutmayı beceremiyorum doğrusu.
Paranın en iyi oyuncuları bir araya getirip yarıştırıldığı bir futbol anlayışı bana pek uzak bir heves gibi görünüyor.
12 Eylül sonrasında apolitize bir gençlik yetiştirilirken kanımca futbola sarıldık toplum olarak.
Haksızlıkları görmezden geldik.
Özelleştirmeleri ekonomide kurtuluş olarak sunan politik oyunları görmezden geldik.
Lider sultasını demokrasi diye okuturlarken pek şikayet etmedik.
Sistemin içinde yer alan siyasi aktörlerin yarattığı yolsuzluklardan bıkıp sandığa bile gitmedik.
Tuttuğumuz takımın maçlarını hiç kaçırmasakta oyumuza sahip çıkmadık.
Ölü toprağını üzerinden attı Türkiye, diye seviniyoruz ama meclise girecek vekilleri (8) sekiz parti başkanı belirlerken adına her nedense demokrasi deniyorya sorgulamıyoruz.
Ülkede egemen olan cemaatleşmeyi gözden kaçırıyoruz.
Tuttuğumuz takım şampiyon ise eğer dünyalar bizim oluyor.
Yapılan yolsuzluklar ile geleceğimiz çalınırken ses çıkarmıyoruz.
Nasılsa şampiyon bir takımın taraftarıyız, her şey vız geliyor.
Ağalık, şıhlık, şeyhlik yerinde kök salarken; çağdaş olmanın ölçüsü sanki ölesiye bir takım tutmak.
Tüm dünya seyrediyor bu futbol denen oyunu. O zaman iyi bir şey galiba..
Önceki akşam Galatasaray stadında olanlar bir zamanlar Avrupa'da yaşattığı sevinçleri gölgeledi.
Bazı yazarlar medyada olayı eleştiriyorlar.
Benim hiç payım yok.
Varsa yoksa futbol diye kendimi kaybetmedim hiçbir zaman.
Saatlerce televizyonlar yuvarlak meşin üzerine ahkam keserken neleri gözden kaçırdıklarını düşündüm hep.
Para varsa eğer.
En iyi oyuncuları alıp kurarsın bir takım.
Üç vakte kadar şampiyonluk cepte.
Ülkede dünyada bunca olumsuzluk varken.
Olsan ne olur olmasan ne olur.
Bize, günümüzde oyunların ilahı olarak sunulan futbol, gözlere çekilen bir perde değil mi?
Takım tutacaksın.
Peşinde koşacaksın.
Soyulduğunu görmeyeceksin gün be gün ..
Vekilleri parti başkanları belirleyecek.
Sandığa gidip seçeceksin.
Sonra stada.
Oley oley.. Yaşasın şiddetin şampiyonluğu!..