- Kategori
- Futbol
‘Şike kumpası’ karanlığı aydınlanıyor!
Her ağızdan çıkan aynı sözün ağırlığı aynı mıdır?
Doğru sözün etkileyici olması, karar vermedeki rolü, söyleyenin konumuyla doğru orantılıdır. Sıradan birinin ağzından çıkanla, önemli birinin dediğinin etkisi aynı olmaz. Biri sinek vızıltısından farksızdır; öbürü deprem etkisi yaratır. Söz, o güne kadar kulak asmayanlarca sahiplenir; karar vericiler için “kanıt” sayılır.
Konumuzdan çıkarsak yola...
3 Temmuz sürecinde, “kumpas”ın su yoluna giren ya da işlerine geldiği için onlardan gözükenlere gelince... Onlara, gerçekler itiraflar yoluyla tek tek sıralanınca, çaresizlikten “Vay be...” ya da Aziz Yıldırım’ın deyişiyle şaşkınlıktan, “Aaaa!” demek düşer.
Gün, aynı zamanda kimileri için köşeye çekilme, sinme günü de olabilir. Çünkü adına “şike” denen davanın “kumpas” olduğuna son noktanın konması beklenirken, yeni “delil” denecek itiraflar geliyor. Bu durumda, her şeyin planlı programlı olduğu gerçeği, kraldan çok kralcıları “yanıltılmış olma”yı dile getirmeye götürebilir.
(Yazdık, yazdık; bir kez daha yineleyelim: 3 Temmuz için, öncesinde birileri senaryoyu yazdı, rolleri dağıttı. Devletin gücünü elinde tutan “adamları” ve medyadaki işbirlikçileriyle “kurban” seçtiklerinin üzerine saldılar.)
*****
Devran dönünce, roller değişince, gün, itiraf günü olmalı!.
FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan, sonrasında itirafçı olan etkili savcı ve yargıçlardan “Yargıtay itirafları” geliyor; haberler öyle diyor:
“Çok önem verilen dairelerden biri olan 5. Ceza'da meşhur 'Şike' dosyası görüşüldü. Heyet de ona göre ayarlandı. Dosyanın görüşülmesi özellikle bekletildi. Çünkü 2013 Kasım ayında 5. Ceza Dairesi başkanlık seçimi vardı. 5. Ceza Dairesi Başkanı seçilinceye kadar dosya bekletildi. Çünkü heyetteki üyeler ona göre ayarlanacaktı. Gerçekten de öyle oldu ve heyet ayarlandı. Sonrası malum..."?
“ ... tutuklanan ve itirafçı olan Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) üyesi, Yargıtay Tetkik eski hâkimi (...), Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da yargılandığı şike davasının temyiz sürecinde boşalan Yargıtay 5. Ceza Daire Başkanlığı seçimini (...)’in cemaat desteğiyle kazandığını itiraf etti. (...)’in ardından şike dosyasında kararın onanması yönünde oy kullandığını söyledi.”
Söylenenler, konuya “vakıf” olanların bildiklerini, eski “resmi ağız”la söylemekti.
Yani?
Söylenenler, “dolgu maddesi” sayılacak ayrıntılar dışında bilinen, zaman içinde gün ışığına çıkanlar. İtirafların devamı gelir mi, gelirse nasıl gelir; yurtdışına da uzanır mı, bilinmez!
*****
Bir yandan itiraflar, yeni gelişmeler...
Mart ayı içerisinde, emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan'ın, Süleyman Demirel Üniversitesi’nde, bir eski rektör ve iki yardımcısının da içinde bulunduğu kişilere yönelik operasyonla ilgili dediklerini anımsayalım:
"Burada ele geçen örgüt materyalleri, mahkeme safhasında açıklık kazanınca, çok kişi bazı konulardaki düşüncelerini değiştireceklerdir. Örneğin Şike diye Fenerbahçe ve Başkan'ı Aziz Yıldırım'a saldıranların, onun, çete yönetimince yıllar önce hedef seçildiğini gösteren el yazması notları görünce, bu örgütü ve yaptıklarını daha iyi öğrenecekler, her yer gibi spor dünyasını da yerle bir ettiklerini göreceklerdir."
Ya, “Balyoz” sanığı olarak 5 yıl kadar içeride yatan, Eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Savcısı Albay Ahmet Zeki Üçok’un, çarşamba günü bir kanalda, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı’nın talimatıyla yapılan bir işlemle ilgili söyledikleri?
“Geçen ay, TFF İmamı olan şahsın evinde arama yapıldı. Bu, TFF’de üst düzey bir görevliydi. Evinde yapılan aramada Fenerbahçe’ye ilişkin kumpasın nasıl yapılacağı, kimlerin dinleneceği, kimlere ne sorular sorulacağı, kimlerin ne cevap vereceği... bunlara ilişkin bütün belgeler tespit edildi. Sonra bunlar İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı da, bu olayla ilgili 20 kişiyi gözaltına aldı. Bunların 19‘u tutuklandı.”
Bütün bunlar neyi gösteriyor?
Üçok’un deyişiyle, “Fenerbahçe’nin bir kumpasa kurban gittiğinin, FETÖ tarafından bir kumpas neticesinde 3 Temmuz sürecinin başlatıldığının en somut kanıtı” olduğunu...
Başka?
Aziz Yıldırım, “3 Temmuz Fenerbahçe Akademisi ve Tesisleri”nin kurulacağıaraziyi gezmeye götürdüğü gazetecilerin sorusu üzerine, Gebze’den gürlemiyor, gülüyor; çünkü Fenerbahçe Üniversitesi resmen kuruldu.
Son söz:
“Bazı olaylar var, kamuoyunun bilmediği, ama yetkililerin bildiği... Bu şike davasından daha büyük; sporda olaylar olabilecek bazı gelişmeler var. Onlar açıklandığı zaman zaten herkes ‘Aaa!’ diye bağıracak. Onun için biraz daha bekleyin, sabredin hepsi ortaya çıkacak.”
https://www.facebook.com/turgutcelik