Van Persie, Galatasaray’a ‘Kadıköy tarifesi’ni uyguladı!. / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '16

 
Kategori
Futbol
 

Van Persie, Galatasaray’a ‘Kadıköy tarifesi’ni uyguladı!.

Kadıköy ve bitmeyen özlem...

Galatasaray ve taraftarı için bitmesi beklenen iki özlem vardı. İlki, Kadıköy’de maç izleme, öbürü yıllardır dinmeyen “galibiyet” özlemi. İlkinde, Galatasaray taraftarı Kadıköy’de maç izleme olanağına kavuştu. Ama ikincisi, Galatasaray’ın Kadıköy’de “galibiyet özlemi”, 17 yılı da bitirdi.

Galatasaray taraftarı, deplasman yasağının kalkmasıyla Kadıköy’e büyük bir coşkuyla geldi. Coşku, ikinci golden sonra sona erdi!. 

Galatasaray taraftarına, “Hangi özlemin bitmesini tercih edersiniz?” denseydi, yanıt ne olurdu acaba?

Her zorda kalan, puana gereksinimi olan, Fenerbahçe’den özellikle Kadıköy’de koparacağı puan/larla “moral” kazanacağı inancında. Bu inançla Kadıköy’e gelenler, farklı bir duygu ve “motivasyon”la oynuyorlar. Ama Galatasaray, saha dışındaki çarpıcı söylemlere karşın, sahada hiçbir varlık gösteremedi. Kadıköy’de “geleneksel hal” sürdü.

*****

Taraftarı coşkuyla geldi de, Galatasaray, acaba Kadıköy’e güle oynaya mı geliyor?

Sorunun yanıtını, Galatasaraylı eski futbolcu Hasan Şaş’ın "Kadıköy'de oynamak" başlıklı yazısında bulabiliriz:

"Kadıköy'de oynamanın sıkıntısı Florya'dan başlıyor. Maç günü, öğle yemeğini yiyorsunuz, dinlenmeye çekilip (...) uyuyacaksınız. Ama Florya Tesisleri'nin dışındaki davul seslerinden ne yazık ki bu mümkün olmuyor. Galatasaray seyircisi bizi motive etmeye çalışıyor ama...”

“Rakip taraftarın 55 bin kişi ile orada olacağını da düşünürsek, ibre az da olsa Fenerbahçe'den yana diye düşünüyorum."

Yıllar önce, “ilk ağız”dan yapılan bu saptama, geçerliliğini koruyor. Galatasaray'ın Kadıköy’de  “galibiyet özlemi”  bu kez de bitmedi. İlginç bir sayısal veri de, Fenerbahçe’nin kasım ayındaki maçlardaki üstünlüğü...

(Fenerbahçe ile Galatasaray, kasım ayında bu maçla birlikte 28 kez karşı karşıya geldi. Fenerbahçe’nin toplamda 15-5 üstünlüğü var; 8 karşılaşma ise berabere bitti.)

*****

Fırsat görüleni fırsata çevirememek...

Mehmet Topal ile Lens’in yokluğu, büyük eksiklik diye söylendi durdu.  Buna dayanarak Galatasaray, bir adım öne geçiyor havası estirildi. İki değerli futbolcunun yokluğu önemliydi, ama böyle bir yaklaşım,  günden güne kendine gelen öteki futbolculara haksızlıktı.

İki önemli eksiklik, Galatasaray’a saha dışında moral aşılıyordu. Kadıköy’den “zaferle dönme” söylemleri de buna eklenince, yıllar sonra Kadıköy’e gelecek Galatasaray taraftarını da umutlandırıyordu. Oysa görüldü ki, Galatasaray açısından Fenerbahçe’de görülen olumsuzluk, karşılarına hiç de öyle çıkmadı.

Galatasaray, söylenenlerin aksine etkisiz ve dağınıktı. Futbolcularda gereksiz bir hırçınlık vardı. Oysa, yıllar sonra Kadıköy’e gelen taraftarı mutlu edecek, coşturacak bir mücadele gerekmez miydi?

Galatasaray taraftarı coşkuluydu, ama bu coşku, futbolculara “aleyhte tezahürat”tı sanki.

Galatasaray’da Sneijder  oynuyormuş gibi yaptı; onun topla değil de rakiple oynaması, “taktik” gereği olsa gerek. Kulübeye demir atan Selçuk İnan da olmayınca, Galatasaray’ı yönlendirecek adam kalmamıştı.

Galatasaray’da Muslera, Fenerbahçe maçlarında da, her zaman kurtarıcı olurdu. Bu maçta iki golde de top, Muslera’nın eline bile değmedi. Kısacası, Muslera’ya kurtarış yapma fırsatı olmadı. Böylece Fenerbahçe, kaleci engeline takılmadan bir maçı geride bıraktı.

Fenerbahçe, öteden beri gözlemlendiği gibi, oturan bir takım kimliğinde. Sakat ve cezalı olmadığı durumlarda Advocaat, tercihlerinde zorlanacaktır. Riekerink ise, düzen tutturmada...

Fenerbahçe'de “kötü" oynadığı söylenecek futbolcu bulmak zor.

Ya hakem Cüneyt Çakır?

Cüneyt Çakır, gollerde bir “kusur” bulmadı. Onu tartışılır olmaktan, o iki gol kurtardı. Çünkü kazanan, olumsuzlukları dile getirerek, keyfini bozmak istemez!.

Goller olmasaydı, Cüneyt Çakır, yine “yapacağını yaptı” olacaktı.

Son söz:

Advocaat ile Riekerink’i zor günler bekliyor; ancak Advocaat bekleyen zorluk, güçlenen futbolculardan hangisini ilk onbire alacağıyla ilgili olacaktır.

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..