​ ‘Suç ve Ceza Film Festivali’ darbe temasıyla iz bıraktı! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
 

‘Suç ve Ceza Film Festivali’ darbe temasıyla iz bıraktı!

‘Suç ve Ceza Film Festivali’ darbe temasıyla iz bıraktı!
 

New York Times'a konu olan 'Suç ve Ceza'...


‘Suç ve Ceza Film Festivali’ darbe temasıyla iz bıraktı!

Hukuk devleti ışığında geçmişle hesaplaşan ‘Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’, alanında bir ilk. Suçla ilgili film gösterimlerinin yanı sıra ana teması ‘darbe’ olan festival, çeşitli ülkelerin yaşanmışlıklarının ele alındığı bir mecra olarak dikkat çekici. Ancak Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve İ.Ü. Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer’in ortak çabalarıyla gerçekleşen bu festivalin içeriğinden öte özelliği akademisyenleri, yerel yönetimi ve sinemayı aynı çatı altında toplaması!

Bu özelliğiyle uluslararası medyanın da ilgisini çeken ‘Suç ve Ceza’, New York Times’ın sayfalarında kendine yer buldu. Susanne Gusten imzalı iki tam sayfalık haber, Festival Başkanı Adem Sözüer’in, festivalin ülkelerin adalet arayışlarını ve darbelere bakış açılarını görme adına fırsat olacağı düşüncelerini Amerika’dan dünyaya duyurdu. Sözüer’in ‘Yeni Anayasa’nın oluşturulmasına katkıda bulunuyoruz’ sözlerine de yer veren New York Times, en çok festivalin suç ve ceza kavramlarına yönelik etkili bir forum olma özelliğinin üstünde durmakta. Festival Başkanı’nın toplumun ceza reformuyla ilgili sorumluluğunu vurgulayan konuşmasını geniş çapta ele alan haber, ‘Suç ve Ceza’ platformunun Arap Baharı’yla devrilen diktatör rejimler döneminde işlenen suçların tartışılmasına tanıdığı olanaktan da ayrıntılı olarak bahsetmekte.

Farklı ülkelerin adalet sistemlerinin suç ve cezalara yaklaşımını sempozyumlarla irdeleyen ‘Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’, darbe konulu sempozyumuyla da, askeri diktatörlüklerle ‘Ceza Hukuku’ yoluyla nasıl hesaplaşılabileceğini sorgulamakta... Dönüşüm süreçlerinde geçmişle yüzleşme yollarının tartışıldığı festivalde, 1967-1974 yılları arasında Yunanistan’da hüküm süren diktatörlükten, nasyonal sosyalizm ve kötülüğün estetiğine kadar pek çok konu başlığı katılımcıların yorumlarıyla masaya yatırıldı. Geçmişle yüzleşme sürecinde, mevzuat değişikliklerine rağmen  bunların fiiliyatta tam olarak gerçekleşmediğini ifade eden Macar konuklar, kişiler hakkında tutulan özel dosyaların da açığa çıkartılması gerektiğinin altını çizdi. Türklerin Bulgaristan’dan zorla göç ettirilmesinin suç teşkil ettiğinin gündeme getirildiği festivalde, oradaki güçler ayrılığına özellikle dikkat çekildi. 1960’tan bu yana Amerikan gençliğinin değişen dünya görüşünü tartışmayı ihmal etmeyen ‘Suç ve Ceza’da, Obama’nın seçim sürecinde Guantanamo’yu kaldırma sözü vermesine karşın bunu gerçekleştirememesinin etkenlerinin sıralanması her şeyin göründüğü kadar kolay olamayacağının örneğiydi.  

Gittikçe yozlaşan adalet kavramını ciddiyetle ele alan ‘Uluslar arası Suç ve Ceza Film Festivali’, kapalı kapılar ardında verilen kararlar neticesinde yaşanan toplumsal olumsuzlukları ortaya sermek ve bunların bir daha oluşmamasını sağlayacak bilinci yerleştirmek adına övgüye değer bir girişim! Darbelerin, ülkeleri ve dolayısıyla halkı nasıl geriye götürdüğünü çeşitli örneklerle ele alan bu etkinlik, sinemayı sadece eğlence aracı olmanın ötesine taşıma hedefiyle çıktığı yolda, sosyolojik ve psikolojik bir misyon üstlenmiş durumda. Soluğunun uzun olması ve kalitesinden ödün vermemesi dileğiyle…

Anibal Güleroğlu 

 
Toplam blog
: 1210
: 1542
Kayıt tarihi
: 10.04.10
 
 

İstanbul'da başlayan yaşamım, eski İstanbullu ailemden edindiğim kültürle gelişti. Birinciliklerl..