‘Tape”lerin yerini “tutanak” mı alıyor? (Aziz Yıldırım üzerinden yıldırma... ) / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '15

 
Kategori
Futbol
 

‘Tape”lerin yerini “tutanak” mı alıyor? (Aziz Yıldırım üzerinden yıldırma... )

‘Tape”lerin yerini “tutanak” mı alıyor? (Aziz Yıldırım üzerinden yıldırma... )
 

3 Temmuz’dan bu yana Fenerbahçe’nin başına gelmeyen kalmadı!.

Futbolcuları sahada, başkanı saha dışında, farklı bir mücadele içinde...

“Taktikler” değişiyor, “kafa”lar, “niyet”ler değişmiyor.

“Özel yetkili”lerin elinde, “tape”ler işe yaradı. Bunları UEFA ve uzantıları bile “kutsal metinden” saydı; cezalar kesildi. Bir genellemeyle söylersek, “özel yetkili”lerin yaptıklarına, en yetkili resmi ağızlar, “kumpas” dediler.

“Kumpas”lar bir bir çöktü, ortada kala kala “sözde şike”ninki kaldı.

“Tape”ler eskidi.

Anlaşılan o ki, eski deyişle “zabıt”lar, yeni deyişle “tutanak”lar öne çıkacak!

“Tutanak tutmak” dediğin ne ki?

Çağır emrinde çalışan bir iki adamı ya da karşılığını vereceğini, önlerine uzatılan kâğıdı imzalasınlar. Buna ister tutanak, ister belge de... Ha “sahte dijital veriler”, ha “tape” denen o sözler; ha böyleleri...

Amaç?

Mahkum etmek, köşeye sıkıştırmak, aleyhte kamuoyu oluşturmak, yıpratmak, kuşatmak...

Vazgeç bu sevdan demeye getirmek, sus demek!

******

Her zaman deriz ya, ülke, dizi film sahnesi gibi...

Dizi filmler de hep birbirine öykünüyor, başlarda farklı görünse de... Mutlaka bir çocuk olmalı... Kahramanlardan biri mutlaka “hırçın tabiatlı”... Biri saf mı saf... Yalanda sınır yoktur. Çok önemli, sır niteliğindeki konuşmaları duydu sanılan, o sırada sağır mı sağır... Amaca ulaşmak için bin türlü dalavere...

Dizi için ekran başına üşüşenler, kışın büzüşenler, aptal yerine konmalarına karşın keyifli...

Ya gündelik yaşam, futbol dünyasında, sahada ve saha dışında sürüp giden mücadele?

Anla, anlat; anlamak istemeyene anlatabilirsen anlat?

Anlatamazsın!.

*****

“Taktikler” değişiyor, “kafa”lar değişmiyor; “tape”lerden “tutanak”a geçiliyor.

Aziz Yıldırım ve arkadaşları, KEL arazisi protokolüne bakanlığın uymasını sağlamak için, sonunda Milli Eğitim Bakanı’yla görüşüyorlar. Ama Bakan Bey, “Ben bu protokolü tanımam!” diyor; Ankara’dan gelenler, eli boş dönüyorlar İstanbul’a...

Bizim gazeteden Türker Karapınar’ın haberine göre, İstanbul’a, Aziz Yıldırım için “kara haber” geliyor:

“Olumsuz geçen görüşmenin ardından Yıldırım’ın Bakan Avcı’nın makamından ayrılırken,(...) şeklinde sözler sarfettiği iddia edildi. Yıldırım’ın söylediklerini duydukları söylenen bazı bakanlık görevlilerinin bu durumu tutanak altına aldığı öğrenildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın da, tutanakla birlikte Yıldırım hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu anlaşıldı.”

(“Bazı bakanlık görevlilerinin duyarlığı”nı görüyor musunuz?

Duymuşlar, tutanak tutmuş, Bakan Bey’e sunmuşlar. “Kara haber”in yüklemlerine, eylemsilerine bakın, edilgen eyleme dayalı. Yani, söyleyeni/ yapanı edeni belli değil; öznesi, “sözde özne”...)

Demek oluyor ki, “tape”lerin yerini “tutanak”lar alacak.

Fenerbahçe’den yapılan açıklama, “tutanak altına alındığı iddia edilen husus için tamamen iftira”dır diyor.

(“... basında çıkan haberlerden Milli Eğitim Bakanlığı ziyareti  sonrasında, bakanlık personelinin aralarında tanzim ve imza ettikleri tutanak ile başkanımız Sayın Aziz Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenilmiştir. Bilinmelidir ki başkanımız Aziz Yıldırım’ın Milli Eğitim Bakanlığı’na yaptığı ziyaret sonrası söylediği iddia edilen sözler tamamen bir iftiradır. Ziyaret sırasında başkanımızla birlikte yöneticilerimiz Mahmut Uslu, Mithat Yenigün, Nihat Özbağı ve Şekip Mosturoğlu da hazır bulunmuştur ve tüm yöneticilerimiz de böyle bir söylemin olmadığına bizzat şahit olmuşlardır. )

*****

Adı futbol olan bir “oyun” var.

Görünen o ki, bu devran böyle sürerse, futbol dünyasında “tutanak tutma”lar kapıları çalacak. Birileri mi kafaya takıldı, bir yemekte, bir toplantıda, bir eğlence yerinde “kafası dumanlı”yken söylediğinin ya da  içinden geçirdiklerinin “tutanak” adı altında kâğıda döküleceği günler kapımızda.

Çoktantır unutulan o ünlü 301. madde anımsanacak gibi...

(MADDE 301. - (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. (4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.)

*****

Seçime gidiyoruz, siyaset alanı da sıcak mı sıcak!..

“Dedi”, “dedim”ler!..

Futbolda, "tepe”deki “üçlü yarış”, soluk soluğa...

Tek fark, Fenerbahçe’de, futbolcuların sahada, başkanın saha dışında, farklı bir mücadele içinde olması.

Son söz:

Başkalarının elinden tutulur, olanaklar sunulurken, Fenerbahçe’nin önüne “devlet eli”yle engeller çıkartılması, elindekilerinin bile alınması girişimleri doğru mu?
 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..