​ "Tohum"luk / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

"Tohum"luk

"Tohum"luk
 

Gazetenizi elinize aldığınızda, her zamanki gibi baktığınız köşeler vardır hani, okumazsanız eksik kalırsınız. Alışkanlıkla önce oradan başlarsınız. Sonra sayfaları çevirirken, birden farklı bir başlık çarpar gözünüze. Sizi ilgilendirmese de merakla okursunuz.

Şubat başıydı, gazetenin ekine göz atayım bir de dedim, kelime cazip geldi sanki bana, üretmekten bahsediyordu. Tohum diyordu, şenlik diyordu. Merakla okudum.

"ÜRETİCİ BULUŞMASI

İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu)- Seferihisar’da yarın “Yarımada Tohum Takas Şenliği” gerçekleştirilecek. Tohum Yasası gereği satışın yapılmayacağı etkinlikte, üreticiler ellerindeki tohumları takas edecek. Şenlik, Seferihisar Kapalı Pazar Yeri’nde 10.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek." diye başlıyor ve yapılacak etkinlikleri anlatarak devam ediyordu.

Çocukluğumu anımsadım. Halamın, o kıpkırmızı ve kocaman domatese elimi uzattığımda "Sakın haa, koparma onu" diyen sesini. Halalarım, şimdi üzerlerinde onlarca otel, motel, pansiyon... olan ve yazları binlerce insanın gelip geçtiği betonlaşmış topraklarda; Belcekız'da tarla icarlayıp sebze dikerlerdi. Onların işlerinin en civcivli zamanında, yaz tatili diye Fethiye'ye giderdik biz de ve anneanneme doymadan daha, toprak çekerdi sanki, bir kaç gün sonra halamların yanında bulurduk kendimizi. Çoğu kez çalı süpürgesiyle, etrafı süpürmekle başlardık sabaha ki halamlar çoktan tarlaya gitmiş olurdu, sonrasında bize ne iş düşerse onu yapardık. En çok tarla sulamak hoşuma giderdi. Arık suyla dolunca, önünü toprakla kapatıp, su diğer arığa gitsin diye yol verirken, çamurlara yalın ayak az basmadım. Toprak, su ve güneş. Nasıl da güzel kızarırdı domatesler... Biberler en yeşilinden, taze fasulyeler, börülceler en çıtırından, patlıcanlar en morundandı.Tarladan toplayıp bol domatesli, taze fasulye, patlıcan yemeği hem de zeytinyağlı az pişirmedim, hem de sıcak sıcak az yemedim. Tarlada domatesler azaldığında, köşedeki o kocaman ve kıpkırmızı domatesin nasıl olup da unutulduğunu düşünerek ve heyecanla "Aaaa, hala burda ne güzel domates varmış" diyerek elimi uzattığımda, halamın adeta bir panter gibi "Sakın haa, koparma!" diyerek bağırışı... Tohumlukmuş o bırakılan domatesler.Tohuma bırakırlarmış, en güzel, en kırmızı domatesi, en mor patlıcanı, en yeşil biberi...

Şimdi?.. Siz çocukluğunuzun o sıcacık hayalini anımsarken, su ve tohum giderek "savaş" nedeni olmaktadır.

Gazetenizi elinize aldığınızda her zamanki gibi baktığınız köşeler vardır hani, okumazsanız eksik kalırsınız. Alışkanlıkla önce oradan başlarsınız. Sonra sayfaları çevirirken, birden farklı bir başlık çarpar gözünüze. Tohumunuz yoktur takas edecek ama sizi öyle bir ilgilendiriyordur ki, aklınız çeker sizi merakla okursunuz. Okursunuz, içiniz ısınır, geleceğe umutla bakarsınız.

Sevgiler, o yeşil, o mor ille de kırmızı tohumlardan yansıyan mavilerle.

Tohumlar takasta...

 
Toplam blog
: 210
: 3227
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..