- Kategori
- Siyaset
"Umut" ve "Mutluluk" larımızı Kürtlere mi verelim?...

Mecliste, TBMM'de, neler gorusuluyor? Bu 'acilim, acilim' dedikleri ne oluyor? Bizim Anadolu'da yuzyillardir biriktirdigimiz umutlarimiz, mutluluklarimiz bir kalemde bizlerden alinip Kürtlere mi verilecek?
Daha dogru durust umutla yasamayi biz ogrenememisiz!
Mutlu degiliz!
Nasil olacak da bizim azicik mutlulugumuz, birazcik umudumuzu bizlerden alip, iki-uc oy ugruna Kürtlere vereceksiniz?
...
Su siralar olanlar, sanki, boyle gozukuyor!
Ama dogrusu bu degil!..
...
Bu umut ve mutluluk satma isi yeni de degil!
Eski hukumetler, hatta CHP'de denemisti...
Sonra;
Verecekleri umut ve mutluluk sizden benden alinmayla bitecek gibi degil!
Daglar kadar, hatta sira daglar kadar var.
Kurekle verseler bitmez!
Kamyonla tasisalar bana misin, demez!...
Trenler, gemiler dolusu yukleyip versen tukenmez!
...
Bu arada bizim umutlar, mutluluklar da; verdikce azalmaz.
Ayni agaclari, ciceklri budama gibi bir sey!
Sen verdikce, yerine yenisi, daha tazesi gelir!...
...
Peki ya; o zaman sorun nerede?
Niye bu kadar kavga?
Niye bu kadar gurultu?
...
Umut ve mutluluk vermeyi bilmiyoruz!
Kendimiz umutsuz ve mutsuz bu gunlere gelmissek, nasil bilemedigimiz, yanibasimizda daglar kadar duran umutlari umutsuzlara verip; hem onlari, hem kendimizi daha mutlu kilacagiz?
...
Simdilere kadar;
Korkutarak veya korkarak yasamisiz!
Mutsuz ve umutsuz...
...
Siyasi partilerimiz, onlarin liderleri bile ya korkarak, ya da korkutarak buralara gelmisler!
Iktidar Partilerimiz korkarak yonetirken (?) korkutarak da yonetmeyi tercih etmisler!
Bize ve cevremize bakin:
Kendisi, ailesi icin guven icerisinde gelecege umutla bakabilen kac kisi var?
Hepimiz; en az bir nedenle, utanarak, korkarak yasamiyor muyuz?
...
Korkuyla buralara kadar gelmis, hala mahkemelerde dosyalari bulunan, yarin ne olacak diye kendileri, gelecekleri icin urperen kisiler nasil korkmadan umut ve mutluluk dagitacaklar?
Bilmiyorlar...
Bilemiyorlar...
Beceremiyorlar...
Umutdan ve mutluluktan korkuyorlar!...
...
Bence; once buyuklerimiz kendilerini umutlu ve mutlu kilsinlar!
Kendilerinden, birbirlerinden korkmamayi ogrensinler.
Sonra, acikca halkimiza anlatsinlar:
"Biz sizlerin umut ve mutluluklarini alip, baskalarina vermeyecegiz. Umut ve mutluluk orada sira daglar gibi duruyor. Korkumuzdan, simdiye kadar sizlere dagitmayi unutmusuz. Daha dogrusu nasil dagitilacagini bilememisiz...."
"Umut da, mutluluk da hepinize yetecek kadar var. Merak etmeyin!..."