- Kategori
- Siyaset
"Uykudan önce"

Yeter ki birbirimize güvenelim...
BaşbakanErdoğan, AKP'nin yeniden iktidara geldiği 22 Temmuz'un yıldönümünde bakın neler dedi:
"Hepimiz bu makamlarda gelip geçiciyiz. Sadece bize oy verenlerin değil, oy vermeyenlerin, farklı siyasi tercihteki vatandaşların da mesajını anlıyorum, alıyorum demiştim.
Aynı düşünce ve anlayışla yolumuza devam ediyoruz.
Milletimize hiçbir ayrımcılığa gitmeden hizmet verdik.
Her zaman bir tarafı düzeltirken, diğer tarafı bozmamak, bir alanda ilerlerken diğer alanlarda geriye gitmemek gerektiğini vurguladık.
Ülkemizin bütün meselelerine eş zamanlı çözüm üretmenin gereği üzerinde durduk.
Bazı meseleleri çözümsüz kabul ederek, bazılarıyla birlikte yaşamaya vatandaşı alıştırmak, bazı sorunları, öteki sorunlarla yedeklemek suretiyle toplumsal karşıtlıklar üzerinden siyaset yaparak, çözümü güçleştirmek, çözümü adeta imkansız göstermek, Türkiye'ye büyük zaman ve enerji kaybettirmiştir.
İktidara geldiğimizde, Türkiye'nin çözülemeyecek meselesi olmadığını,
sorunlarımız halının altına süpürülmezse, meselelerimizle yüzleşmekten kaçınmazsak, Türkiye'nin bütün ağırlıklarından kurtulacağını söyledik.
Bugün de aynı şeyi söylüyoruz.
Türkiye'nin, çözümsüz hiçbir meselesi yoktur, bunu böyle bilelim.
Yeter ki birbirimize güvenelim, aynı cumhuriyet idealleri, aynı gelecek hedefleri etrafında kenetlenelim, güven ve istikrarın sürekliliğini sağlayalım, açık ve şeffaf bir demokrasiye inanalım."
Rahmetli Adile Naşit'in programı geldi aklıma. "Uykudan Önce" O çok sevdiğimiz nasihat ve uyutma programı başlarken çocuk yastıkla uçarak gelir, dönerkende yastığın üstünde uçarak giderdi.
'Kuzucuklarım' diyerek kızlı erkekli bütün isimleri okurdu. Ben de ismimin okunmasını beklerdim ama hiç okumamıştı. Hiç kızmamış, hiç üzülmemiştim.
Beni zaten tanımıyordu ki, nereden bilecek benim ismimi derdim.
Yediğimiz, yemediğimiz yemekleri sorar, yemediysek üzülürdü.
Süt içmemizi, dişimizi fırçalamamızı söylerken bile gözlerinin içi gülerdi.
Daha neler, ne masallar anlatırdı Adile Teyze, nur içinde yatsın...