​ "Yaz aşkı uçucu, kış aşkı acımsı", nedir bunun ortası? / Magazin / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '10

 
Kategori
Magazin
 

"Yaz aşkı uçucu, kış aşkı acımsı", nedir bunun ortası?

"Yaz aşkı uçucu, kış aşkı acımsı", nedir bunun ortası?
 

"Kış aşkı da yaramadı İsrailli güzel Bar Rafaeli' ye. Aşka paydos. Yeni parola: Sıradaki!...


Yeni yıl, bazılarına yaramadı. Ayrılık çanları Meksika Körfezinde çaldı. Yeni yıla Meksika’da giren Titanik Filminin aktörü Leonardo DiCaprio ile, 24 yaşındaki sevgilisi İsrailli model Bar Rafaeli, yeniden ayrıldılar.

İlişkileri 3 yıldan beri kazasız sürmekte iken, daha yeni barışarak Yılbaşını geçirmek için Meksika’ya giderek, Cabo San Lucas’ın kapalı yüzme havuzlarında sarmaş dolaş olmuşlardı. Gündüzleri havuz sefaları, akşamları da Latin müzikleri dinleyerek kırmızı şaraplı renkli gecelerde, baş başa görenleri imrendirmişlerdi.

DiCaprio sahilde voleybol oynuyor, Bar Rafaeli’ de ölgün güneş ışıklarının altında uzanıyordu. Taze bedenine kuvvet içiriyordu yudum yudum<ı>.

Ne olduysa bardaki o kız yüzünden oldu. Caprio’nun dizleri üzerinde oturuyordu o Meksika’lı dilber. Ellerinde uzun ayaklı kadehlerle kırmızı şal renkli şaraplarını, kollarını birbiri içinden geçirerek, birbirlerine şarap sunuyorlardı. Ve de aynı bardaktan da zaman zaman içiyorlardı. Aktörü tanıyanlar “ Bir bekâr gibi davranıyordu” fısıltıları arasında gece bitmişti. Amma Bar Rafaeli onları uzaktan görüp, işi olgunluğa vurdu.

Bin bir ümitlerle Meksika’ya gelen çift, hayallerini yılbaşı gecesi otelde bırakarak, tekrar ayrılmış oldular. Bar olayında Caprio’nun yatak yakıp şanzıman dağıtmasından sonra, dönüş yolculuğu başladı.

Bir daha anlaşıldı ki, bazı aşklar, bazılarına yaramıyor. “Yaz aşkı uçucudur” diyorlar. Kış aşkından ümit edenler, sonunda anlıyorlar, tadının acımsı olduğunu. E, peki, nedir bunun ortası? Hiç “aşık olmamak mı?”

Denilebilir ki, insanlarda da keşke kavun gibi

koklanabilir özelliklerle donatılsaydı denilebilir. O zaman insanları, neresinden başlardınız koklamağa? Bir de o problem var. Ama insanoğlu, yine de çareyi bulmuş, kendine teselli vesilesi bulmuş<ı>.” İnsanlara <ı>kaydı ihtiyatla yaklaşmak. Çiğ süt emdiklerini unutmamak! Sonradan “ısırır mı, deper mi” varsayımlarını daima hatırda tutmak…”

Çeşit çeşit aşk var dünyada. Plâtonik aşktan, veresiye aşktan tutun da danışıklı döğüşüklü ve de yıldırım aşklara kadar, hepsinin ana hama maddesi “dürüstlükten” geçer.

Yüksek egolu mesleki aşklar, yanar dönerdir. Neresinden bakarsanız bakın, janjanlı kumaşlar gibi, her açıdan aynı parlaklık ve zarafette gözükür. İşte, aynı dünyanın iki insanını, Meksika sahillerinde buluşturan ego, neyin nesiydi diye akla bir sual gelebilir. Pek moda deyimle bunun açılımını, onu yaşayanlara bırakalım.

Aşklar çeşitlidir demiştik. Menfaat aşkı, paravan aşk, göstermelik aşk, kalpten ciğerden kopan yakıcı aşkların yanında, mevsimlik aşklar da vardır. Taraflar bunun geçiciliğini bilirler. Ama sevgililer bu ilişkiyi, “ zevkli ve seksi” buldukları için, bir daha deneyelim bakalım diye kolları sıvarlar ama, iş, aşk çıkrığının bükülen ipliğinin sağlamlığına bağlı yine de. Kritik durumlar için söylenen “inceldiği yerden kopsun!” denmesinin hikmeti, de, buradan kaynaklanıyor olmalı.

Rafael’lerin bir yakını “Bara Rafael, ilişkiyi biraz daha ciddileştirmek istiyordu. Leo’nun ise bu konuda şüpheleri vardı. Bar, ilişkileri konusunda Leonardo’dan daha hızlı davranmak, birlikte hareket etmek istedi. Sonunda, “yatak yaktılar, şanzıman dağıttılar” Toparlanmaları, bir daha bir araya gelmeleri, zor gibi.

Şimdi herkes, kendi hayatları ile meşgul. Rafaeli son olarak Genç Hollyvood Ödülleri törenine yalnız olarak görüntülendi. Caprio ile ilgili sualleri, cevapsız bıraktı.

İneği sormuşlar, “İnek nerde?” Dağa kaçtığı anlaşıldı. Dağı sormuşlar bu sefer, yandı bitti kül oldu demişler. İyi de Hollyvood’un bütün aşkları yanar döner, aktarmalı, antraktlı, alacalı, bulacalı, bir serap, bir rüya, bir umursamazlıklar silsilesinin gri, beyaz bulutları değil mi? Orada bu bulutları çiğneyerek basamak yapanlar, gökyüzünde aşk sarhoşu olup da , ayakları yere bastığında da, sil yeni baştan demiyorlar mı?

Amasya’nın var dağı, biri olmazsa biri var. Ama, Amerika’da Amasya’nın dağı yok ki?! Herkesin dağı, kendisine di mi? Olsa bile kim kazır?! Şimdilik "aşk'a paydos!" Yeni parola da: "sıradaki!"

Ört ki, ölem!

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..