Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '15

 
Kategori
Futbol
 

1-0 oldu, Fenerbahçe’nin oldu

1-0 oldu, Fenerbahçe’nin oldu
 

Umutlar ne zaman tükenir?

Yanıtı, duruma göre, denecek bir soru. Maçtan söz ediliyorsa, yanıt belli:

Son düdük çaldığında...

Yanıt böyle olunca, golden sonra son düdüğün çalması, farklı bir duygu yaratır taraflarda. Golü yiyenin futbolcusu sahada, taraftarı tribünde/ ekran başında yıkılır.

Golü atan için söylenecek söz, çok olmalı...

*****

Fenerbahçe, normal süre doldu derken, Fernandao ile öne geçti.

Son dakikada gülen Fenerbahçe için ilk söylenecek ne olabilir?

1-0 oldu, Fenerbahçe'nin oldu.

Sonrası?

İyi de, taraftarın “dokuz doğurması”na ne demeli?

Buna yol açan kim?

Arka arkaya giden, çarpışan arabalardan, öndekinin "suçu oranı"nda futbolcular olsa gerek!..

Fenerbahçe’nin o kadar kötü oynadığını söylemek zor. Ama çok iyi oynadığını söylemek de öyle...

Maçın havası, beraberlikti; atarsam üstüne yatarım demek, bir bakıma. Gruptaki puan durumu göre,  bu maçtan alınacak bir puan bile çok önemliydi. Vitor Pereira'nın, Fernandao-Van Persie değişikliği bile bunu gösteriyordu. Gole gereksinim olduğu maçta, golcü denen biri giriyor, öbürü çıkıyorsa, bu, beraberlik de iyidir, anlamına gelmez mi?

Oysa Fenerbahçe'den beklenen, başka bir "oyun tarzı"ydı.

(Öyle arada bir, "saman alevi gibi" parlayıp sönen değil, ağırlıklı olarak, "hücum" üzerine kurulu oyun... Kimi futbolcularda, "hastalık hali"ne gelen, "topu benden alamazsın" havasıyla topla oynama, sonrasında topu yitirme, ardından gelen "tehlike"... Bu durumların yarattığı kaygı... Bu durumda sorulacak soru: Bunun sorumlusu, oyanayan mı, oynatan mı?)

*****

Gelen üç puan, Fenerbahçe’yi birden ikinci sıraya taşıdı.

Fenerbahçe, ilk 10 dakikada Ajax “onsekiz”ine giremediği gibi, top, kaleci Jasper Cillessen'in ne eline ne de ayağına değdi.

Ajax’a göre daha önemli fırsatlar yakalayan Fenerbahçe'nin, Amsterdam'da en azından bir puan alması, gruptaki yerini korumasını sağlayacaktır.

Son dakikada da olsa, tek golle gelen 3 puan, daha çok, Pereira'ya yaradı. Çünkü bütün eleştiri okları, haklı/ haksız, ona çevriliyordu. Bunun çıkış noktası da, Fernandao-Van Persie için, bunlardan biri mi, yoksa ikisi mi sahada olsun eleştirisi... Artık, "kabak tadı" vermeye başlayan bu eleştiri, bunun yol açtığı tartışma, başka eksiklikleri gözden kaçırıyor.

Neyse...

Pereira'nın, beklenen oyun düzenini tutturacağını düşünerek, şimdilik, Şenol Güneş’in kulaklarını çınlatacak “felsefe yapması”na dikkati çekelim:

"Sabah kalktığımda hiçbir zaman öleceğimi düşünerek ayağa kalkmam. Mücadele etme isteği ile ayağa kalkarım. Bugün hayattayız. Pazar gününe kadar toparlanacağız ve mental açıdan güçlü bir Fenerbahçe sahada göstereceğiz. (...) Kazanmayı düşünen bugün bizdik. Top kazandık rakipten, bu şekilde hücumları organize etmeye çalıştık. Grupta her şey olabilir, yürüyüş devam ediyor. Bir süreliğine Avrupa Ligi sayfasını bir kenara bırakacağız ve bizim için çok önemli olan Galatasaray maçına odaklanacağız."

Maç bitti, zaten bitmeden önce de kuşkusuz öyleydi, kafalarda, pazar günkü Galatasaray maçı vardı.

Son söz:

Her maçın havası, oyun anlayışı farklıdır; ama Fenerbahçe-Galatasaray maçlarını havası, maç bir de Kadıköy’deyse, bir başka oluyor.

 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara