​ Nereye böyle Aziz Bey, aklanmakla iş bitmiyor? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '15

 
Kategori
Futbol
 

Nereye böyle Aziz Bey, aklanmakla iş bitmiyor?

Nereye böyle Aziz Bey, aklanmakla iş bitmiyor?
 

3 Temmuz’un, yaygın adıyla “şike”nin, “kumpas” olduğu tescillendi.

Yolu, “yeniden yargılama” kararı açtı.

09 Ekim 2015’te verilen “aklama kararı”, yargılananlara derin bir soluk aldırdığı gibi, “kumpas”tan beslenenleri de hüzne boğdu.

“Şike”dendi mi, buna “sözde şike” demek daha uygun, kişi olarak Aziz Yıldırım, takım olarak Fenerbahçe akla geldi, getirildi.

Oysa takım olarak Beşiktaş da yargılanıyordu. Ancak, Beşiktaş yönetimi ve taraftarı, yargılanan o zamanki yöneticisine ve teknik direktörüne, yargılama süresince arka çıkmadı.

Ya “aklanma” sonrası?

Beşiktaş yönetimi, “aklanma”nın mutluluğunu yaşıyor.

Biraz düşündürücü, ama gerçek...

(Hak mücadelesine katılmayan, ama mücadeleden zaferle çıkılınca, bununla övünen “emekçi” misali... Öte yandan, şimdiki teknik direktörlerinin “Hukuken aklanmış olabilirler, ama bunun vicdanen yanıtı yok” demesine göz yumarak.. Belki de, kamuya açık olamayan yerlerde, “Onu bize değil, Fenerbahçe'ye söyledi” gibisinden “keyif verici” sözler söyleyerek.. )

*****

“Aklanma”nın asıl keyfini, mücadele veren Aziz Yıldırım, arkadaşları ve Fenerbahçe taraftarı çıkaracaktı kuşkusuz.

Aziz Yıldırım, yargılamanın nasıl bir “kılıf”la yürütüldüğünü, neyi “hedeflediğini” her fırsatta yineledi durdu:

“Bu, şike değil, siyasi bir davadır.”

Ve Aziz Yıldırım, bir söz verdi:

“Mahkeme, nasıl bir karar verirse versin, başkanlığı bırakacağım.”

Ve “mahkeme lehimize olursa” koşuluna bağlı olarak, “Başkan olayım olmayayım, sağ olduğum müddetçe mücadele edeceğim” dedi.

Nasıl, kimlerle mücadele?

“... federasyonla, federasyon başkanlarıyla, söz verenlerle, UEFA’yla , CAS’la, Disiplin Kurulu'yla, Tahkim Kurulları’yla, ispiyoncularla...”

“Başkanlığı bıraktıktan sonra daha rahat hareket edeceğini” de vurguladı.

İyi güzel, hoş da, daha iş bitmedi ki...

Bunun Yargıtay’ı da var.

(Önceki Yargıtay, yangından mal kaçırır gibi, ÖYM’den giden kararı hemen onamıştı. Oysa, köprülerin altından çok sular aktı, ÖYM’ler eliyle kurulan bütün “kumpas”lar çöktü.)

*****

O sıkıntılı günlerde akıl hocalığına soyunanlar vardı:

“Başkanlığı bırakmadığın için bunlar başına geliyor.”

“Fenerbahçe’yi düşünüyorsan, bırak başkanlığı, özgür ol!.”

Bu kez de, “Sözünde dur, bırak başkanlığı” diyeceklerdir, diyorlar da...

“Diyene bak sen” deyip, gülüp geçmek en iyisi...

Daha yapacak çok iş var.

O “işler”i başkan olarak yapmak başka, üye olarak yapmak başka... O kadar bekledikten, sabrettikten, acı çektikten sonra, öyle, “Buraya kadar, ben gidiyorum” demek, kaçmak olur!

Kongre göndermedikten sonra, işler bitene kadar, iş başında...

O zaman ne demeli?

Nereye böyle Aziz Bey, aklanmakla iş bitmiyor; yapacak daha çok işin var?

*****

Yargıtay, “aklama kararı”nı onadıktan sonra, farklı bir mücadele başlamayacak mı?

Tazminat ve ceza talepleri...

Mahkemelerde hesaplaşma...

Bunlar olur mu olmaz mı, olursa nasıl sonuçlanır, bunu zaman gösterecektir. Her haksızlığın, suçlamanın, mağdur etmenin bir karşılığı olmalıdır, olacaktır da...

Dediklerinden açıkça anlaşıldığına göre, bu konuda Aziz Yıldırım kararlı.

Ya ötekiler?

Yine beklerler, Aziz Yıldırım, Fenerbahçe, bir şeyler elde ederse, “emsal karar” diye ortaya çıkarlar. Yok, tersi olursa, biz zaten bir şey çıkmayacağını biliyorduk, övünmesiyle avunurlar.

Mahkeme sürecinde olduğu gibi, gelişmeleri tribünden bile değil, evde, ekrandan izleyecekler gibi..

Son söz:

Yeniden yargılama, doğal olarak, adil yargılama beklentisini umuda dönüştürdü; o umut,  09 Ekim’de tümden çiçek açtı da...

 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..